Tropik ülke olmasak da artık nur topu iki tropik kuşumuz var. Yeşil papağan (Psittacula krameri) ve İskender papağanı (Psittacula eupatria). İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirler başta olmak üzere yaklaşık 20 ilimizi mesken tutmuş durumda. Tropikal olmalarına karşın soğuğa dayanıklı olan bu iki türün iki yıldır süren nüfus sayımları devam ediyor.
İki yıl önce nüfusu 1040 olan papağanlarımızın son sayısı henüz netleşmedi ancak Samsun 19 Mayıs Üniversitesi’nden Öğretim Üyesi Kiraz Erciyas ve ve Ankara Gazi Üniversitesi’nden Esra Per’in koordine ettiği araştırmaya göre bu güzel kuşlarımızın yüzde 92’si yeşil papağan, yüzde 8’i İskender papağanı.
Artık memleketimizin iki evladı var. Yeşil papağan, en çok İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görülüyor. İstanbul’da Florya, Bebek, Beşiktaş, Sultanahmet, Eyüp ve Kadıköy’de geniş yayılış gösteren yeşil papağan, Ankara’da Atatürk Orman Çiftliği, ODTÜ, Gazi ve Ankara Üniversitesi kampüsleri ile Altınpark’ta, İzmir’de ise genellikle Ege Üniversitesi kampüsü gibi yerlerde görülüyor. İskender papağanı ise İstanbul hayranı... Nüfusunun büyük bir bölümü burada ikamet ediyor. Özellikle de Gülhane Parkı, Validebağ Korusu, Yıldız Parkı, Çamlıca Tepesi ve Emirgân Korusu en sevdiği yerler.
Her şey gümrükten kaçışla başladı
Peki papağanlar nasıl oldu da ülkemize geldi? Bununla ilgili pek çok hikâye olmasına karşın yeşil papağan için en net olanı 7 Aralık 1997 tarihinde Hürriyet gazetesinde yer alan “Atatürk Havalimanı Gümrük Ambarı’nda bekletilen 180 papağan önceki gün kafes kapılarının yanlışlıkla açılması üzerine firar etti” haberi. Bunun dışında pek çok gemiden salınma ve trafik kazasında devrilen kamyon hikâyesi bulunuyor. Ayrıca konuşma yetenekleri iyi olmadığı için sahipleri tarafından salındığı görüşü de oldukça yaygın. Oysa bir gerçek var ki o da papağanların 1975 yılından bu yana ülkemiz semalarından uçtuğu. İlk papağan kaydı bu tarihte Ankara’dan gelmiş.
Kaynak:
http://www.hurriyet.com.tr/bir-papagan-gordum-sanki-40625439