Geçici Depolama Yeri İle Antrepo Arasındaki Farklar Nelerdir?

Son Güncellenme Tarihi: 10.05.2019 |

Haki DEMİRTAŞ, antrepo türleri, antrepo rejimi, antrepoda yapılan devir işlemleri, geçici depolama yeri hakkında merak edilenleri yanıtladı.

Geçici Depolama Yeri İle Antrepo Arasındaki Farklar Nelerdir?
Antrepo Nedir?
Antrepo mevzuatımızda, gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın veya izin verildiği durumlarda serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç edilmek kaydıyla konulduğu açık ya da kapalı alanlar olarak tanımlanmaktadır.

ANTREPO TÜRLERİ:
Genel ve özel olmak üzere iki türlü antrepo tipi mevcuttur.
 Genel antrepo, eşyanın konulması için herkes tarafından kullanılabilen gümrük antrepolarını (A, B, F tipi antrepolar);
 Özel antrepo ise; yalnız antrepo işleticisine ait eşyanın konulması amacıyla kurulan gümrük antrepolarını (C, D, E tipi antrepolar),

Ayrıca;
 Serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın sergilendiği fuar ve sergiler (Özel Antrepo Statüsündedir),
 Gümrüksüz satış mağazaları (freeshop’lar) ve depoları (Özel Antrepo Statüsündedir),
 Posta idaresinin sorumluluğu ve gümrüğün denetlemesi altında yabancı menşeli kolilerin konulması için ayrılmış kapalı yerler (Genel Antrepo Statüsündedir),
Gümrük antreposu olarak addedilmektedir.

Geçici Depolama Yeri İle Antrepo Arasındaki Farklar Nelerdir?
Geçici Depolama Yeri
, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve serbest dolaşımda olmayan eşyanın, gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar konulduğu, eşyanın her türlü dış etken ve müdahalelerden korunmasını sağlayacak şekilde yapılmış, taşıtların durduğu, yanaştığı veya indiği yerlerdeki ambar, depo, ardiye veya hangar gibi yerler olarak tanımlanmaktadır.



Antrepo
ise, gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın veya izin verildiği durumlarda serbest dolaşımda bulunan eşyanın ihraç edilmek kaydıyla konulduğu açık ya da kapalı alanlar olarak tanımlanmaktadır.

Temel farklar ise şunlardır:
 Eşya, geçici depolama yerine özet beyan kapsamında alınır ve herhangi bir rejim beyanında bulunulmasına gerek yoktur. Antrepoya eşya alınabilmesi için her şeyden önce rejim beyanında bulunmak (Antrepo beyannamesi tescil etmek) ön şarttır.

 Eşya, Geçici depolama yerinde süreli; antrepoda süresiz depolanabilir. Geçici depolama yerinde bekleme süresi Gümrük Kanunun 46.maddesi hükmünce özet beyanın verildiği tarihten itibaren deniz yoluyla gelen eşya için 45 gün, diğer bir yolla gelen eşya için ise 20 gündür. Antrepo da ise eşya, onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar süresiz olarak kalabilir.

Gümrük kontrolü altında işleme, elleçleme vbg. İşlemler antrepolarda rahatlıkla yapılabilirken; geçici depolama yerlerinde bu imkân sınırlıdır.

 Geçici depolama yerlerinde gümrük gözetim ve denetimleri, Gümrük memurları vasıtasıyla, antrepolarda ise (Akaryakıt antrepoları hariç) Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirleri vasıtasıyla yapılmaktadır.

 Eşyanın devir işlemleri hem antrepo da hem de geçici depolama yerlerinde yapılabilir. Bununla birlikte devir işlemlerinin parçalı ve sistematik olarak antrepoda daha rahat gerçekleştirilir.

Antrepodaki Eşya Başkasına Devredilebilir mi?
Gümrük Yönetmeliğinin
333.maddesi, antrepodaki eşyanın başkasına devriyle ilgili hususları hüküm altına almaktadır. Buna göre,

Gümrük antrepolarında depolanan eşya satış suretiyle başkasına da devredilebilir.

 Devralanın onaylanmış kişi veya yetkilendirilmiş yükümlü statüsüne sahip olması ya da yönetmelikte belirlenen koşulları taşıması hariç olmak üzere, Gümrük antrepolarında depolanan solvent ve baz yağın satış suretiyle devrine, devralan tarafından serbest dolaşıma sokulacak olması durumunda izin verilmez.

 Eşyanın mülkiyeti ile ilgili olarak devri önleyici haciz ya da ihtiyati tedbir kararı gibi hukuki bir engelin varlığı halinde bu durum açıklığa kavuşturulmadan işlem yapılamaz.

 Eşyanın devri ile gümrük vergileri ile para cezaları da dâhil eşya ile ilgili hukuki sorumluluklar devralana geçer ve antrepo stok kayıtlarında gerekli değişiklikler yapılır.

 Eşyanın beş iş günü içerisinde gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda devre konu eşya için devralan tarafından yeni bir antrepo beyannamesi verilir.

 Eşyanın beş iş günü içerisinde gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması ya da yeni antrepo beyannamesi verilmemesi halinde bu sürenin aşıldığı tarihten itibaren devralana, aşılan her gün için Kanunun 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır.

 Özel antrepoda bulunan eşyanın devrine ilişkin talepler, eşyanın devrini müteakip beş iş günü içinde gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulmak suretiyle antrepodan çıkarılması şartıyla kabul edilir. Belirtilen süre içinde eşyanın antrepodan çıkarılmaması halinde bu sürenin aşıldığı tarihten itibaren antrepo işleticisine ve devralana ayrı ayrı olmak üzere, aşılan her gün için Kanunun 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır.

Diğer yönden devir alınan eşyanın mülkiyetinin de alındığı ispatlanmak koşuluyla, başka birine yeniden (yurt içi ve/veya yurt dışı firmaya) devredilmesinin önünde yasal bir engel bulunmamaktadır.

Eşyanın gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulması ya da yeni antrepo beyannamesi verilmesi için belirlenen beş iş gününün başlangıcı olarak hangi tarih baz alınacaktır?

Antrepolardaki eşyanın başkasına devri neticesinde gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihin tespitinde, gümrük idarelerinin somut olaydaki verilere (sözleşme, satış faturası, vb ticari belge) göre karar vermesi gerektiğinden dolayı, Gümrük Yönetmeliği’nin 333/3 üncü maddesi kapsamında antrepolarda gerçekleştirilen devir işlemlerinde eşyanın gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulması ya da yeni antrepo beyannamesi verilmesi için belirlenen beş iş gününün başlangıç tarihi olarak satış faturasının düzenlenme tarihinin esas alınması gerekmektedir. Bu işlem gümrük yönetmeliğinde değişiklik yapılmadan önce gümrük indinde alıcı ve satıcının müşterek olarak idareye verdikleri dilekçeye göre alınan “Devir Kararının” tarihine göre yapılmaktaydı.

Eşyanın Antrepoda Bekleme Sürelerine İlişkin Özel Hususlar Nelerdir?
Genel kaide olarak, Eşyanın antrepo rejimi altında kalış süresi sınırsızdır. Bununla birlikte idare, özellikle beklemek suretiyle bozulabilecek eşya dâhil olmak üzere, eşyanın antrepoda kalabileceği süre konusunda belirleme yapabilir. Gümrük Kanunun 101 inci maddesinde de gümrük idarelerince gerek görülen hallerde, eşyaya gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanım tayin edilmesi için yeni bir süre belirlenebileceği belirtilmiştir. Bu maddeden hareketle genel antrepolarda depolanan ve altı ay işlem görmeyen eşyalar için idarenin eşya sahibine tebligat çıkarmakta, eşya sahibinden gelen cevaba göre antrepo rejim beyanının devamına veya eşyanın bulunduğu yerden kaldırılmasına yönelik kararlar alındığı bilinmektedir.



Antrepo rejimi
altında bekleyen eşyaya gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilmesine ilişkin beyanname verilmesi halinde, yani antrepo beyannamesine bağlantılı yeni bir rejim beyanı yapılması halinde; gümrük işlemlerinin yeni açılan beyannamenin tescil tarihinden itibaren otuz gün içinde bitirilmesi gerekir. 30-günlük süre, eşyanın antrepoda kalabileceği süreyi değil; eşyanın gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulması yönünde beyanname tescil ettirilmesi halinde gümrük işlemlerinin bitirilmesine dair süreyi belirlemektedir. Eşyanın 30 gün içinde gümrük işlemleri bitirildikten sonra yani,

 Eşyaya ait vergilerin ödenmesi veya kaldırılması,
 Eşyanın Teminata bağlanması,
 Eşya ile ilgili Beyannamenin iptal edilmesi,
 Eşyanın gümrüğe terk edilmesi, imhası veya müsadere edilmesi
gibi işlemler yerine getirildikten sonra, söz konusu eşyanın her hangi bir yaptırıma konu edilmeden ve 30-günlük süre tahdidine bakılmadan antrepoda kalabileceği; bunun önünde yasal bir engelin bulunmadığı bilinmektedir.

Diğer yönden;
Gümrük Yönetmeliğinde, yeni rejim beyanında bulunulması halinde sadece iki ürün grubu için [(Petrol ürünleri için 15-gün; dökme sıvı eşyalar için 60-gün)(Bkz. GY 546.madde)] eşyanın antrepoyu terk etmesiyle ilgili süre tahdidi konulmuş olup, bunların dışında gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra belli bir sürede eşyanın antrepodan çıkartılmasına ilişkin düzenleme mevcut değildir.

Ayrıca, özellikle beklemek suretiyle bozulabilecek eşya dâhil olmak üzere, eşyanın antrepoda kalabileceği süre konusunda belirleme yapabilir. Gümrük Kanunun 101 inci maddesinde de gümrük idarelerince gerek görülen hallerde, eşyaya gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanım tayin edilmesi için yeni bir süre belirlenebileceği belirtilmiştir.

Antrepoda Yapılan Devir İşlemlerinde KKDF Doğar mı?
Bilindiği üzere, Kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatların Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (K.K.D.F) kesintisine tabidir. Bedelin ithalden önce ödendiği uluslararası ticarette kullanılan ödeme şekillerinden "peşin", "akreditifli" veya "vesaik mukabili" ödeme şekilleri ise K.K.D.F kesintisine tabi değildir.

K.K.D.F kesintisine tabi olmayan ödeme şekillerine göre gerçekleştirilen ithalatta mal bedelinin, proforma fatura veya kesin satış faturası tarihine bakılmaksızın serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden
önce veya tescil tarihinde bankaya yatırdığını transfer bildirim formu/banka yazısı ile gümrük idarelerine tevsik edilmesi gerekmektedir.

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, gönderici firmaya herhangi bir ödeme yapılmadan, antrepoda devredilen eşya ile ilgili olarak K.K.D.F kesintisi doğmaması için;

 Devreden tarafından gönderici firmaya yapılacak transferin,
 Eşyayı devralanın devredene yapacağı transferin (dekont),
 Satıcı veya göndericisi belli alıcısı emre olan eşyada ise alıcısı netleştikten sonra, alıcının satıcıya veya göndericiye yapacağı transferin,
gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce (veya bu tarihte) tamamlanmış olması ve bu durumun ilgili gümrük idarelerine ibraz edilecek belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir.

Durum bu minval üzere olmakla birlikte bize göre, ithalat işlemleriyle ilintili KKDF kesintisinin temel gerekçesinin ülke kredisinin kullanılması hususu göz önünde bulundurulduğunda yurt dışı göndericiye yapılan para transfer tarihinin baz alınarak işlem tesis edilmesinin uygun olduğu mütalaa edilmektedir. Yurt dışı göndericiye yapılan ödemenin transfer bildirim formu/yazısı ile tevsik edilip, edilmemesi KKDF’nin doğup, doğmayacağı hususunu belirlemesi, ayrıyeten yurt içindeki iki firma arasında yapılan devirden kaynaklanan ödemelere ilişkin banka dekontunun KKDF hükümleri açısından değil; mali mevzuat açısından irdelenmesinin ithalat perspektifinde daha isabetli olacağı mütalaa edilmektedir.


Antrepo Rejimiyle İlgili Cezai yaptırımlar nelerdir?

Antrepo rejimiyle ilgili cezai yaptırımlar, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 236.maddesinde hüküm altına alınmıştır. Buna göre:
 Gümrük idaresinin izni olmaksızın antrepolardan eşya çıkarılması, eşyaların değiştirilmesi, sayımlarda eşyanın noksan olduğunun anlaşılması, hallerinde, bu eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.

 Yapılan sayımlarda kayıtlara göre fazla eşya çıkması halinde, fazlalığın tasfiyeye tabi tutulmasının yanı sıra, ithalat veya ihracat vergileri tutarı kadar para cezası alınır.

 Eşyanın, antrepo beyannamesinde beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde, bu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir, eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve eşya tasfiyeye tabi tutulur.

Ayrıca,
Antrepolarda yapılan yıllık sayımlar sonucunda fazla çıkan eşya kayıtlara alınır. Fazlalığın kabul edilebilir nedenlerden ileri geldiği gümrük idaresine tevsik edilemediği takdirde, söz konusu eşya tasfiye edilir. Ayrıca, Gümrük Kanunu'nun 236 ncı maddesi uyarınca, fazla çıkan eşyaya isabet eden ithalat veya ihracat vergileri kadar para cezası alınır.
Antrepo işleticileri ve/veya kullanıcıları, antrepolarına alınan eşyanın girerken gümrük idaresince tespit edilen miktarı üzerinden ve eğer tespit yapılmamışsa belgelerinde yazılı miktarları üzerinden, antrepoda eşya değiştirilmesinden, gümrük idaresine karşı mali bakımdan sorumludur. Bu sorumluluk, eşyanın gümrük idaresince tespit olunan veya belgelerinde ve antrepo beyannamesinde yazılı miktarına ve cinsine göre eksiklik veya değişiklik ortaya çıkması halinde, bunlara ait gümrük vergilerinin ve cezalarının ödenmesini kapsamaktadır.
 Eşyanın niteliğinden kaynaklanan kayıplar ve fireler ile gümrüğün kontrolü altında yapılan işleme faaliyeti sonucunda ortaya çıkan noksanlıklar ve antrepo işleticileri ile kullanıcılarının kusur ve hatalarından ileri gelmediği gümrük idaresine kanıtlanan telef, kayıp ve çalınmalar için gümrük vergileri aranmaz.

Diğer yönden Usulsüzlük Cezası Tatbik Edilecek İhlalleri aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:
 Antreponun belirtilen teknik donanımlarında noksanlık bulunması,
 Eşyanın, antrepolara konuldukları tarihte işleticiler tarafından kayıtlara geçirilmemesi,
 Genel antrepoya, parlayıcı, patlayıcı veya bir arada bulundukları eşya için tehlikeli olan ya da korunmaları özel düzenek ve yapılara gerek gösteren eşyanın kanunun 94 ve 154 üncü madde hükümlerine aykırı olarak alınması,
 Gümrük antrepolarında bulunan eşyanın gümrük idarelerinin izni olmaksızın kanunun 102 nci maddede belirtilen elleçlemelere tabi tutulması,

Mevzuatta açık ve net bir şekilde cezalandırma sistematiği oluşmuşken, son zamanlara uygulamalarda bazı sıkıntıların yaşandığı da bilinmektedir. Antrepolara geçici depolanan eşya statüsünde, eşya konulması uygulamasına yönetmelikle son verildikten sonra (2009 yılından sonra) iki önemli fiili durumla karşı karşıya kalındığına şahit olunmaktadır:



1- Küşat hakkının sağlıklı bir şekilde kullanılamaması,
2- Manifesto takibatının veya miktar farklılıklarının Gümrük Kanunu’nun 237.maddesi gereğince eşyayı Türkiye Gümrük Bölgesine getirenler nezdinde değil de; antrepo rejim beyanını verenler nezdinde yapılmaya başlanması,
dır.

Özet beyan aşamasında eksiklik-fazlalık tutanağının düzenlenmesi yeni fiili durum münasebetiyle imkansızdır. Zira doğrudan antrepoya gelen eşyanın özet beyan safhasında tespiti yapılmamakta; tespitler, özet beyan bilgilerine göre açılan antrepo beyannamesi üzerinden yapılmaktadır.

Gümrükler Genel Müdürlüğünün söz konusu uygulamaya yönelik 31.10.2016 tarih ve 19781236 sayılı yazılarında, Özet beyan aşamasında, özet beyan ile eşyanın taşıttan ilk olarak boşaltıldığı yer olan giriş gümrük idaresinde düzenlenen boşaltma listesinin karşılaştırılması neticesinde tespit edilen farklılıklar için özet beyan takibatına gidilmesi, bir rejim beyanında bulunularak buna ilişkin gümrük beyannamesi verildikten sonraki aşamada tespit edilen miktar farklılıkları için ise ilgili rejim hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği, talimatlandırılmıştır. Durum bu minval üzereyken, doğrudan antrepoya alınan eşyalarla ilgili olası farklılığın özet beyan aşamasında tespit edilmesinin imkânı da ortadan kalkmış durumdadır.

Bahis konusu fiili durum nedeniyle uygulamada ciddi sıkıntıların yaşandığı da bilinmektedir. Özellikle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 237.maddesi gereğince, taşıyıcı firma tarafından yapılması gereken eşyanın eksiklik-fazlalık takibatına ilişkin iş ve işlemlerin yeni uygulama münasebetiyle antrepo rejim beyanını yapan firmalar tarafından tekemmül ettirilmesi sonucunu doğurmuştur. Oysa Gümrük Kanunu’nun 237/5.maddesi “Eşya miktarının gümrük idaresince tespit edilmediği ve rejim beyanının belgelerinde kayıtlı miktarlara göre yapıldığı durumlarda, tespit edilen miktar farklılıkları özet beyan eksiklik veya fazlalığı olarak değerlendirilir. Yapılan özet beyan eksiklik veya fazlalık takibatı sonucunda miktar farklılığı nedeniyle cezayı gerektirir bir durum ortaya çıkması halinde, 234 üncü madde hükümleri uygulanmayarak sadece bu madde hükümlerine göre işlem yapılır.” Hükmüne amir olup, rejim beyanında bulunduktan sonra dahi bu minvalde tespit edilen eksiklik veya fazlalıkların özet beyan eksikliği veya fazlalığı olarak değerlendirilmesi gerektiğini şek ve şüpheye yer vermeyecek netlikte ortaya koymaktadır.

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirleri Antrepoyla İlgili Cezai Yaptırımlardan Nasıl Etkilenmektedirler?
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirleri
(YGM), uhdelerinde bulunan antrepolara gelen eşyanın kap (Dış ambalaj) ve tartılması gerekiyorsa miktar itibariyle belgelerinde yazan miktarlara uygun olup, olmadığı yönünden sorumludur. Örnek vermek gerekirse 9102 Tarife Pozisyonunda beyan edilen 10-Kap; 100-KG “Kol Saati” isimli eşyanın, antrepoya alındıktan sonra sayımı veya muayenesi esnasında 10-Kap olduğu tespit edilmekle birlikte kap içeriğinde tespit edilen beyan farklılıklarından (söz konusu farklılığın antrepoya alındıktan sonra, YGM’nin dahlinin bulunduğu antrepoda yapılan usulsüzlükler sonucunda meydana geldiği durumlar hariç olmak üzere) YGM’nin sorumlu tutulmasının hakkaniyetle bağdaşan bir tarafının olmadığı mütalaa edilmektedir. Zira gerek YGM’nin gerekse antrepo işleticisinin kap içeriğini sayma salahiyeti olmadığı gibi; antrepoya girişte tespit edilen 10-kap içinde ne kadar saat bulunduğunu tespit etme ve ona göre tutanak tutma sorumluluğu da bulunmamaktadır. Sorumluluğu ve bilgisi bulunmayan durum münasebetiyle bu kişilere cezai işlem uygulanmasının hakkaniyete muvafık düşmediği muhakkaktır.

Diğer yönden, uygulamalarda mevzuatta yer alan antrepo işleticisi ve/veya kullanıcısına verilen cezaların misliyle mukabele sadedinde YGM’lere de verildiği durumların olduğu vakidir. Oysa denetleme neticesinde suistimal ve kaçakçılık dahil yolsuzluk halleri hariç olmak üzere, dış ambalajı itibariyle beyana ve/veya kayıtlara uygun olup, ambalajın içerisinde beyana ve/veya kayıtlara göre farklılık bulunan eşyanın eksiklik veya fazlalığından YGM ve antrepo işleticilerinin sorumlu tutulmamaları gerektiği düşünülmektedir.

Sonuç olarak, Antrepoya rejim beyanı yapmadan (Antrepo beyannamesi vermeden) antrepoya, geçici depolama statüsünde eşya alınması uygulaması yönetmelikle sonlandırıldığı için, Antrepo beyannamesi verildiğinde sistem üzerinden muayene memuru ve muayene türünün otomatik olarak atandığı, rejim öncesi eşyaların kontrol edilip, muhtemel hataların bertaraf edilme imkanı ortadan kaldırıldığı için

Antrepoda meydana gelmeyen ve/veya eşyanın tabiatından kaynaklanmayan eksiklik, fazlalık, eşya değişikliği gibi hususların sebep ve kaynağı tespit edilmeden daha da açık ifadeyle YGM’nin sorumluluğunda olmayan durumlar ile hata, kusur ve ihmalinden kaynaklanmayan hususlarda cezai yaptırım uygulanmaması hakkaniyet açısından uygun olacağı düşünülmektedir.

Antrepoda Yapılan Elleçleme İşlemlerinde Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirinin (YGM) Sorumluluğu Hakkında Neler Söylenebilir?
Elleçleme
deyimi, gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması ve benzeri işlemleri ifade eder.



YGM’nin uhdesinde bulunan antrepoda yapılacak elleçleme işlemlerinde Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirinin sorumluluğunu aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:
 Yapılacak elleçleme işlemine refakat etmek,
 Gümrük gözetimini ve denetimini zafiyete uğratmayacak önlemleri almak ve/veya aldırmak,
 İşlemin verilen izne ve beyana uygunluğunu kontrol etmek,
 Miktar ve ayniyat tespitini yapmak,
 Elleçleme işlemi tamamlandıktan sonra tespit raporu (AN9) tanzim etmek,

Durum bu minval üzere olmakla birlikte 2016/21 sayılı genelge ekinde yer alan YGM rehberinin 9.bölümünde antrepoda yapılacak elleçleme işlemi detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Burada dikkat çeken hususlardan biri ise Gümrük Yönetmeliğinin 335/1 maddesinde elleçleme başvurularının YGM tarafından yapılması gerektiğine yönelik bir atıf olmamasına karşın mezkur rehberin 9.3.1 maddesinde elleçleme başvurusunun YGM tarafından yapılması hüküm altına alındığından başvuru da dahil olmak üzere elleçleme izninin alınmasıyla ilgili tüm prosedürler YGM tarafından yapılmaktadır.

YGM’nin eşya üzerinde tasarrufu varmış gibi ilgili İdareye Elleçleme dilekçesi vermesi ve bu dilekçeyi takip edip, sonuçlandırması zaman ve iş gücü israfına neden olduğu gibi yasal olmayan prosedürleri de beraberinde getirmektedir. Bu işlem YGM’nin, Gümrük İdaresinde Dolaylı temsilci marifetiyle işlem yapan Gümrük müşaviri gibi iş takip etmesine neden olduğundan temsil sorununu da beraberinde getirmektedir. Ayrıca YGM’lerin dolaylı temsil marifetiyle iş yapan gümrük müşavirleri gibi firmaların iş ve işlemlerini takip edemeyecekleri hüküm altına alınmış olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bakımdan elleçleme işlemleriyle ilgili

 Elleçleme izin başvurusu,
 Elleçleme izninin gümrük idaresinden alınmasıyla ilgili takibat,

Gibi işlemlerin bizatihi eşya sahibinin ve/veya temsilcisi tarafından yapılması için zikredilen genelgede değişiklik yapılması işlemlerin üst normlara uygun bir şekilde yapılmasına zemin teşkil edeceği gibi YGM’nin de asli sorumluluk sahasındaki görev ifasını tahkim edeceği mütalaa edilmektedir.

Yurt Dışından Gelen Her Eşya Antrepoya Alınabilir mi?
Yurt Dışından gelen her eşya tabiri caizse elini kolunu sallayarak antrepoya giremeyeceği gibi özel izin gerektiren durumlar hariç; Parlayıcı ve patlayıcı veya bir arada bulundukları eşya için tehlikeli olan veya korunmaları özel düzenek ve yapılara gerek gösteren eşya da, ancak bu niteliklerine uygun genel veya özel antrepolara konulabilir. Bu tür eşya bir liste halinde yönetmelikle belirlenir. Konuyla ilgili, gümrük yönetmeliğinin 62 nolu ekinde yer alan eşyanın, niteliklerine ve yapılacak faaliyetin özelliklerine uygun özel düzenek ve yapılara sahip genel veya özel antrepolara konulması gerekmektedir.


Bu bakımdan, yurt dışından getirilecek eşyanın antrepoya alınmasından önce Gümrük Yönetmeliği Ek-62‘de yer alan parlayıcı ve patlayıcı veya bir arada bulundukları eşya için tehlikeli olan veya korunmaları özel düzenek ve yapılara gerek gösteren eşyaların konulup konulmadığının Gümrükler genel Müdürlüğü’nün 2000/20 sayılı Genelgeleri ekinde mevcut olan, ADR Yönetmeliği ve EK:2, Ek:3’te belirtilen işaret ve etiketleme kapsamında olup, olmadığına dikkat edilmesinin; cezai durumlar bir tarafa, antrepolarda depolanan diğer eşyalar için tehlike arz eden durumların ortaya çıkabileceği ve muhtemel yangın, patlama, eşyanın bozulması vb. gibi durumlarda büyük ekonomik kayıplara neden olabileceği gözden ırak tutulmaması gerekir.

Sonuç:
Lojistik üs olarak adlandırılan ülkeleri diğerlerinden ayıran özelliklerden biri de antrepo ve network ağlarının gelişmiş olmasıdır. Uluslararası ticaret yolların merkezinde bulunan ülkemizde ise antrepoların ve jeopolitik konumun hedeflenen seviyede ekonomik faydaya dönüştürülemediği vakıadır.

Antrepo rejiminin her şeyden önce ekonomik etkili bir gümrük rejimi olduğunun bilinciyle yasaların ve/veya ikincil düzenlemelerin oluşturulması başta ülkemiz ekonomisine pozitif katkılar sağlayacağı kuşkusuzdur. Diğer yönden antrepolar, dış ticaret erbabına en başta finansal avantajlar sağladığı gibi dış ticaret işlemlerini daha sistematik yapılmasına ve stok planlamasına olanak sağlamaktadır. Hatta antrepolar, Türkiye'de yerleşik olmayan şirketlerin ülke içine veya bölgeye (transit ticaret) eşya satması için kullandığı depo niteliğindedir. Mevzuatımızın buna cevaz vermesi münasebetiyle yabancı bir firmanın Türkiye’deki bir antrepoyu satış deposu gibi kullanması mümkündür. Bu da antrepoların kapasitelerine olumlu katkı yaptığı gibi, uluslararası ticaretten ülkemizin pay almasına olanak sağlamaktadır.

Bütün bunlarla birlikte önceden sadece depolama faaliyeti olarak konumlandırıldığı için eşyanın uluslararası hareketinde bir durak noktası ve dolayısıyla istenmeyen bir maliyet unsuru olarak bakılan antrepo işlemleri, günümüzde ürüne değer katan ve hatta depolama maliyetleri dâhil diğer işlem maliyetlerinin düşürülmesini sağlayan bir yapıya kavuştuğunu söylemek suretiyle antrepoların dış ticaret işlemlerindeki önemine dair hakkını teslim etmek gerekir.

Hâki DEMİRTAŞ
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri (YGM)
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Sorularla Gümrük Mevzuatı