İthalatta Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) Nedir?

Son Güncellenme Tarihi: 16.05.2019 |

Haki Demirtaş, İthalatta Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) Nedir, Hangi İşlemlerden Fona Kesinti Yapılır? konularını ele alarak, KKDf hakkında en merak edilenleri yanıtladı.

İthalatta Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) Nedir?
İthalatta Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) Nedir; Hangi İşlemlerden Fona Kesinti Yapılır?

KKDF’yi en genel tabirle, kullanılan krediler ve vadeli yapılan ithalatlar üzerinden alınan fon olarak tanımlayabiliriz. KKDF kesintisinin yapıldığı kredili işlemler aşağıdaki kalemler olmakla birlikte yazımızın konusu gümrük mevzuatıyla sınırlı olacaktır.
 Yurt içi bankalar ve finansman şirketlerinden kullanılan tüketici kredileri,
 Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladıkları krediler,
 Vadeli ithalat işlemleri.

Kaynak Kullanımını Destek Fonu Kesintisi Hangi Tutar Üzerinden Hesaplanır Ve Kesinti Oranı Nedir?
Vadeli ithalatta, ithalat bedeli Üzerinden yapılır ve kesinti oranı yüzde 6 olarak uygulanmaktadır. Fon kesintisi oranlarını belirleme yetkisi Hazine ve Maliye Bakanlığındadır.

KKDF uygulamasında aşağıdaki ödeme şekline haiz ithalatlar, vadeli ithalat olarak kabul edilir;
 Kabul kredili,
 Mal mukabili,
 Vadeli akreditif,



Yapılan ithalat işlemine ilişkin, mal bedelinin gümrük mevzuatında tanımlanan gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten (Beyannamenin tescil tarihinden) önce (ve/veya bu tarihte) transfer edilmesi halinde fon kesintisi yapılmamakta, bedelin bu tarihten sonra transfer edilmesi halinde ise ithalatçı kredilendirilmiş olacağından, söz konusu kredili işlem üzerinden KKDF kesintisi yapılmaktadır.

Eşya bedelinin ödeme şekli Kabul kredili, Mal mukabili, Vadeli akreditif dahi olsa ilgili beyannamenin tescil tarihinden önce (ve/veya bu tarihte) ithalat bedelinin ödendiği Gümrük İdaresine tevsik edildiğinde KKDF doğmamakta; K.K.D.F kesintisine tabi olmayan ödeme şekillerine göre gerçekleştirilen ithalatta ise, mal bedelinin, proforma fatura veya kesin satış faturası tarihine bakılmaksızın serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden önce veya tescil tarihinde bankaya yatırdığının transfer bildirim formu/banka yazısı ile gümrük idarelerine tevsik edilememesi halinde KKDF’nin doğacağı unutulmamalıdır.

Dolayısıyla, -KKDF’nin doğup doğmaması hususunda- ithalat işlemleri açısından belirleyici kriter, eşyanın belgelerinde ödeme şeklinin ne yazdığı değil; gümrük yükümlülüğünün başladığı tarih olan Beyannamenin tescil tarihine kadar (bu tarih dahil) mal bedelinin ödenip ödenmediğinin tevsiki hususudur.

Kabul Kredili, Vadeli Akreditif Ve Mal Mukabili Ödeme Şekillerine Göre Yapılan İthalatta KKDF Matrahını Oluşturan Unsurlar Nelerdir; KKDF Nasıl Hesaplanmaktadır?
KKDF Hakkında 6 Sıra No.lu Tebliğin 2 nci maddesi uyarınca kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatta KKDF kesintisi; ithalat tutarının, KKDF kesintisinin yatırıldığı tarihteki gösterge niteliğindeki Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınarak bulunacak Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanarak, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce bankalara yatırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatta KKDF kesintisinin matrahını oluşturan ithalat tutarının (Gümrük Beyannamesinde belirtilen teslim şekline göre, ithalat değerine eşit olan kredi tutarı)
 Teslim şekli CIF değer olarak belirlenmiş ise CIF değer;
 Teslim şeklinin FOB değer olarak belirlenmesi durumunda da FOB değer,
dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir.

Buna göre kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatta KKDF kesintisi aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır:

KKDF Kesintisi Tutarı = İthalat Tutarı x KKDF Kesintisi Oranı

Bu şekilde bulunan KKDF kesintisi tutarı; KKDF kesintisinin yatırıldığı tarihteki Merkez Bankası Döviz Alış Kuru esas alınarak Türk Lirasına çevrilmekte ve gümrük beyannamesine ilave edilmektedir.

Serbest Bölgelerden Yapılan İthalat İşlemleri İle Antrepolarda Veya Geçici Depolama Yerlerinde Yapılan Eşya Devirlerinde KKDF Kesintisi Yapılır mı?
Serbest Bölgelerden
yapılan işlemler ile Antrepolarda ve/veya Geçici depolama yerlerinden yapılan devir işlemleri ithalat olarak değerlendirildiği için yapılan ithalatın vadeli olması koşuluyla KKDF kesintisinin söz konusu olduğu bilinmelidir. Konuyla ilgili gümrükler genel müdürlüğünün 2011/16 sayılı genelgeleri ile 2017/20 sayılı genelgelerinde tafsilatlı açıklamalar yapıldığı üzere KKDF Kesintisinin gündeme gelmemesi için;



Serbest Bölge Açısından: Hem yurt dışındaki asıl ihracatçıya yapılan ödemenin hem de Türkiye’den serbest bölgeye yapılan ödemenin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce (ve/veya bu tarihte) tamamlandığı gümrük idaresine tevsik edilmesi gerekir.
Antrepolarda Ve/Veya Geçici Depolama Yerlerinde Yapılan Devir İşlemleri Açısından: Gerek devreden tarafından gönderici firmaya yapılacak transferin, gerekse eşyayı devralanın devredene yapacağı transferin, satıcı veya göndericisi belli alıcısı emre olan eşyada ise alıcının satıcıya veya göndericiye yapacağı transferin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce (veya bu tarihte) tamamlanmış olması ve bu durumun ilgili gümrük idarelerine ibraz edilecek belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca:

 Serbest Bölgeler Dış Ticaret teamülleri açısından üçüncü ülke sayıldıkları için Serbest bölgelerde faaliyet gösteren herhangi bir firmayla ortaklık veya merkez-şube ilişkisi içinde bulunmamak koşuluyla, asıl ihracatçıya yapılan ödemenin ibraz edilmesine gerek olmadığı,
Serbest Bölgede kayıtlı sanayi sicil belgesine sahip firmaların üretim sonucunda elde ettikleri (GTİP değişikliğine neden olan imalat) ürün bedelleri için Türkiye’den yapılan transferin yeterli olduğu, ayrıca asıl ihracatçıya yapılan transferin ibraz edilmesine gerek olmadığı,
 Serbest bölgelere yapılan ithalatlarla ilgili serbest bölgelerden üçüncü ülkelere yapılan (Türkiye dışına) ithalat bedeli transferleri ile söz konusu işlemlere ilişkin Türkiye’deki banka şubesinden transfer yapılması durumunda elektronik ortamda Transfer Bildirim Formu (Belge ID) üretilmeyeceği; ortaklık veya merkez-şube ilişkisi içinde bulunan firmaların ithalat işlemlerinde yurt dışındaki asıl ihracatçıya ödeme yapıldığına dair durumun tevsikini teminen yükümlü tarafından kağıt formun gümrük idaresine ibrazı edilmesi gerektiği,
 Antrepoda veya geçici depolama yerinde satış suretiyle devredilen KKDF’ye tabi eşyaya ilişkin serbest dolaşıma giriş beyannamesi verilmesi halinde devralanın devredene yaptığı ödemenin serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden önce olması halinde yapılan ithalatın peşin addedileceği; hem yurt dışındaki asıl ihracatçıya yapılan ödemenin hem de Türkiye’de devir yapan firmaya yapılan ödemenin tevsiki kaydıyla KKDF kesintisi uygulanmayacağı,

 Eşyayı devreden tarafından asıl ihracatçıya peşin bir ödeme yapılmış olsa bile gümrük antreposunda satın alınacak mala ilişkin ikinci ödemenin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten sonra yapılması halinde bunun peşin bir ödeme sayılmadığı (GİB- Sayı : 70903105-165.01.03[235]-E.46767- 14/5/2015)
Hususları ikincil düzenlemelerde hüküm altına alınmıştır.

Yurt İçinde Bir Banka Kullanılmadan, Doğrudan Yurt Dışındaki Bir Banka Aracılığı İle Yapılan İthalat Bedellerinde Veya 3. Kişiye Yapılacak İthalat Ödemelerinde KKDF Kesintisi Söz Konusu mudur?
Ödeme şekli KKDF kesintisi doğurmayacak şekilde "Peşin, Vesaik Mukabili, Akreditifli" olarak yapılan ithalat işlemlerinde, mal bedelinin gümrük mevzuatında tanımlanan gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce ihracatçının yurt dışındaki hesabına transfer edildiğinin tevsik edilmesi halinde fon kesintisi yapılmaması, mal bedelinin bu tarihten sonra transfer edilmesi halinde ise KKDF kesintisi yapılması gerektiğini defaten zikretmiştik.

İthalat bedelinin, yurt içinde bir banka kullanılmadan, doğrudan yurt dışındaki bir banka aracılığı ile ihracatçıya ödenmesi durumunda, mala ilişkin bedelin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce yurt dışına transfer edildiği hususu yukarıda izah edilen belgelerden biri ile gümrük idarelerine tevsik edilememiş olacağından bu tür ödemeler peşin ödeme kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğine dair GİB özelgeleri mevcuttur (Sayı: 70903105-165.01.02-E.97610;Tarih:26/07/2018). Dolayısıyla yurt içinde bir banka kullanılmadan, doğrudan yurt dışındaki bir banka aracılığı ile ihracatçıya yapılan ödemeler için KKDF kesintisi söz konusudur.



Diğer yönden, KKDF'den kaçınmak amacıyla muvazaalı bir şekilde Türkiye'deki hesaplara yatırılmamak koşuluyla, ihracatçının veya bankasının talimatına istinaden Türkiye'de bu ihracatçı adına açılan döviz tevdiat hesabına veya TL mevduat hesabına yatırılmak suretiyle yapılan ithalat bedeli ödemeleri için KKDF kesintisi yapılmayacağına dair Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) görüşü mevcuttur (70903105-165.01.02[ 11] -E.37919 /11/04/2016).

3.Kişiye Yapılacak İthalat ödemeleriyle ilgili olarak:
 ithalat bedelinin ihracatçı tarafından belirtilen başka firma/şahısların hesabına ödenmesinin ihracatçıya transfer olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığına dair Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 22.02.2017 tarihli ve 22471 sayılı yazısı mevcut olup, 3. kişiye yapılacak ithalat ödemelerinde de KKDF kesintisi söz konusu olacaktır.

ithalat bedelinin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce ihracatçı tarafından belirtilen yurt dışında yerleşik faktöring firmasına transfer edildiğinin tevsik edilmesi halinde KKDF kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır (GİB-Sayı:70903105-165.01.03[264]-E.20784 - 29/02/2016).

 Üretimin ve ithalatın zamanında yapılmasını teminen, ihracatçı ile ithalatçı arasında yapılan sözleşme ile tespit edilen tedarikçi firmalara ithalatçı tarafından yapılan ithalata konu malların üretiminde kullanılan girdilere veya malların teminine ilişkin ödemelerin; ihracatçının satış faturaları üzerinde transfer yapılacak tedarikçi firmanın unvanı ve transfer tutarını göstermesi ve ödemenin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce yapıldığının bankadan alınacak yazı ile tevsiki kaydıyla ve ihracatçı ile ithalatçı arasında yapılan sözleşme gümrük idaresine ibraz edilmek suretiyle, peşin ödeme kapsamında değerlendirileceğinden KKDF kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır (GİB-Sayı : 70903105-165.01.02[30]E.100883- 26/10/2015).


Vadeli İthalatında KKDF Kesintisi Oranı % 0 (Sıfır) Veya Muaf Olarak Belirlenen Mallar Hangileridir?
Genel kural olarak peşin olan ithalat işlemlerinde KKDF kesintisi söz konusu olmayıp; vadeli işlemlerde KKDF gündeme gelmektedir. Bu kurala istisna olarak Hazine Ve Maliye Bakanlığının alacağı kararlar muvacehesinde aşağıda belirtilen hususlara ilişkin ithalat işlemleri vadeli dahi olsa KKDF oranı % 0 olarak uygulanmaktadır. Fona kesinti yapılmayacak kalemleri şu şekilde sıralamak mümkündür:

 Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yapılan ithalat,
 Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında yapılan ithalat,
 10/4/2015 tarihli 29322 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2015/7511 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli listede yer alan ara mallar ile yatırım malları,
 Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 7 nci maddesi uyarınca, İstanbul Altın Borsasında işlem görmek üzere anılan Kararın 2 nci maddesinde belirtilen özelliklere sahip işlenmemiş kıymetli madenlerin ithali,
 Bağlı muamele veya takas kapsamında yapılan ithalat,
 Petrol (petrol mahsulleri dahil), gübre, gübre hammaddesi, buğday, arpa ithalatının finansmanı amacıyla kullanılan krediler,
 Elektrik enerjisi ithalatının finansmanı amacıyla kullandırılacak krediler ve elektrik enerjisi ithalatı,
 Faktoring şirketleri tarafından yurt dışından ihracat faktoringi amacıyla sağlanan ve bu amaçla kullandırılan fonlar,
 Bankalar ve finansman şirketlerinin yurt dışından sağladıkları krediler,
 İhracatın finansmanı için Türk Lirası veya döviz olarak kullandırılan krediler ile Türkiye'de yerleşik kişilerin yurt dışından ihracatın finansmanı için sağlayacağı krediler (ihracatı teşvik belgesi, dahilde işleme izin belgesi ve vergi, resim ve harç istisnası belgesine bağlanmış ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerin finansmanında kullandırılanlar dahil)



Ödeme Şekli “Özel Takas” Olan İşlemlerde KKDF Kesintisi Yapılmakta mıdır?
12/05/1988 tarihli ve 88/12944 sayılı Kararnamenin 3 üncü maddesinin d fıkrasında; kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatların KKDF kesintisine tabi olduğu hükme bağlanmış, aynı Kararın 4 üncü maddesinin 12 numaralı bendinde takas fon kesintisi yapılmayacak işlemler arasında sayılmıştır.

Ayrıca, 6/6/2006 tarih ve 26190 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Takas veya Bağlı Muamele Yoluyla Yapılacak İhracata İlişkin Tebliğ (No: İhracat 2006/4) ile de takas veya bağlı muamele yoluyla yapılacak ihracatın usul ve esaslar belirlenmiştir.

Akabinde, takas işlemlerinde takibin sağlanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen 28.06.2013 tarihli ve 2013/21 sayılı Genelge yayımlanmış, söz konusu Genelge ile bankacılık sisteminin kullanılmadığı veya kullanılamadığı durumlarla sınırlı ve bu ülkelerle yapılan ticarete mahsus olmak üzere, ödeme şeklinin takas olarak beyan edildiği hallerde, belirli şartların yerine getirilmesi durumunda söz konusu takas işlemlerinde KKDF kesintisi yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Ödeme şekli, "özel takas" beyan ederek gerçekleştirilen ithalat ve ihracat işlemlerinin, Bölge Müdürlükleri Kontrol Şubelerince zamanaşımı hükümleri de dikkate alınarak incelenmesi bu suretle ilgili ithalat işlemlerinde KKDF istisnası uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi uygun bulunmuştur. Bu kapsamda,

 Söz konusu firmaların banka ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi, ihracatlarının ithalatlarını karşılayıp karşılamadığının tespiti, karşılaması durumunda 88/12944 sayılı Kararın 4 üncü maddesinin 12 numaralı bendi çerçevesinde takas işlemlerinde KKDF kesintisi yapılmaması,
 Karşılamaması halinde; ithal edilen eşya bedeli kısmen veya tamamen döviz transferi ile karşılanmadığına bakılması:



o Karşılanmış ise döviz transferinin beyanname tescil tarihinden önce (ve/veya bu tarihte) olması durumunda KKDF istisnası uygulanması,
o Transferin tescil tarihinden sonra olması durumunda ise ödeme şekli mal mukabili olarak değerlendirilerek KKDF istisnası uygulanmaması gerekmektedir.

Kambiyo takibini kaldıran mevzuat değişikliği ve takasa ilişkin ithalat ve ihracat işlemlerinin takibinin nasıl yapılacağına dair usul ve esasları düzenleyen mevzuatın yürürlükten kaldırılmasıyla takas işlemlerinin takibi yapılamaz hale gelmişti. Bu sorunu bertaraf etmek adına Gümrük ve Ticaret Bakanlığı / Gümrükler Genel Müdürlüğü 2013/21 Sayılı genelgeyi; daha sonra bu genelgeyi yürürlükten kaldırarak 2017/1 sayılı Genelgeyi yayımlamıştır. Söz konusu genelge özetle ödeme şeklinin takas olarak beyan edildiği hallerde Genelge' de belirtilen şartların yerine getirilmesi kaydıyla KKDF kesintisinin yapılmayacağı hususlarını düzenlemektedir.

Gümrükler Genel Müdürlüğünce yayımlanan 02.01.2017 tarihli 2017/1 sayılı Genelge ile ödeme şekli "Özel Takas" olarak beyan edilmek suretiyle gerçekleştirilen ithalat ve ihracat işlemlerinde ülke ayrımı yapılmaksızın KKDF muafiyeti uygulanmasına imkân sağlanmış bu çerçevede tesis edilecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Buna Göre:

1- Genelgede belirtilen şekil şartlarının yerine getirilmesi durumunda söz konusu takas işlemlerinde KKDF kesintisi yapılmayacağı belirtilmektedir.

2- Söz konusu Genelge ile 02.01.2017 öncesinde sadece İran ile yapılan ticarette uygulanan KKDF muafiyeti, tüm ülkelerle yapılan ticarette uygulanmaya başlanmıştır.

3- Genelgenin yayım tarihinden önceki 1 yıl içinde 2013/21 sayılı Genelge çerçevesinde imzalanmış olan takas sözleşmeleri kapsamında gerçekleştirilen ve ödeme şekli "Özel Takas" olarak beyan edilen ithalat ve ihracat işlemlerine ilişkin olarak da Genelgede belirtilen koşulların karşılanması kaydıyla ülke ayrımı gözetilmeksizin KKDF muafiyeti uygulanmasına imkân sağlanmıştır.

Özel Takas kullanarak ithalat yapan firmaların banka ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi neticesinde, ihracatlarının ithalatlarını karşılamadığı tespit edilirse uygulanacak ek tahakkuk ve cezalar bakımından Gümrük vergilerinin; İthalat vergileri olarak değiştirildiği 11.04.2013 den sonra, KKDF'nin mevzuata aykırı bir şekilde eksik ödenmesi ithalat vergilerinin de eksik ödenmesine yol açacağından cezai yaptırım açısından eskiden olduğu gibi sadece KDV Kanununun 51.maddesine göre değil; Gümrük Kanununun 234.maddesine göre işlem tesis edileceği bilinmelidir.

Dahilde İşleme Rejimi Kapsamında Üretilen İkincil İşlem Görmüş Ürünler İle Geçici İthalat Rejimi Kapsamında Kısmi Ve Tam Muafiyet Uygulanmak Suretiyle İthali Gerçekleştirilen Eşyanın Serbest Dolaşıma Giriş Rejimine Tabi Tutulması Ve İstisnai Kıymet Yoluyla Beyan Yapılması Hallerinde Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintisi Yapılacak mıdır?

 Konu Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2013/6 sayılı Genelgelerinde tafsilatlı olarak açıklanmıştır. Buna göre:
 Dahilde işleme rejimi kapsamında üretilen ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutularak Gümrük Kanunu'nun 114'üncü maddesine göre vergilendirilmesi halinde, eşya bedelinin dahilde işleme rejimine ilişkin verilen gümrük beyannamesinin tescil tarihinden sonra ödenmesi durumunda,
 Dahilde işleme rejimi kapsamında üretilen ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tutularak Gümrük Kanunu'nun 115'inci maddesine göre vergilendirilmesi halinde, eşya bedelinin serbest dolaşıma giriş rejimine ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihinden sonra ödenmesi durumunda,
Gümrük Kanunu'nun 134'üncü maddesi çerçevesinde kısmi muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde, eşya bedelinin geçici ithalat rejimine ilişkin verilen gümrük beyannamesinin tescil tarihinden sonra ödenmesi durumunda,
Gümrük Kanunu'nun 134'üncü maddesi çerçevesinde tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde, eşya bedelinin serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden sonra ödenmesi durumunda,
 İstisnai kıymet yoluyla beyan yapılan hallerde, tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gerektiği süreden sonra istisnai kıymete ilişkin ödemenin yapılması durumunda,
KKDF kesintisi yapılacağı hüküm altına alınmıştır.



KKDF Takibinde Tescil Tarihinden Önce Döviz Transferinin Tevsik Edileceği Belgeler Nelerdir?
Gümrük beyannamesinde
belirtilen ithalat tutarının gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce, ödeme şekline göre Döviz Satım Belgesi, Türk Parası Transfer Belgesi veya ithal bedelinin döviz tevdiat hesabından ihracatçının yurt dışındaki hesabına ödendiğine dair bankaca verilen bir yazı ile gümrük idaresine tevsik edilmesi halinde söz konusu ithalat için KKDF kesintisi yapılmayacaktır.

Diğer yönden bu yazımızın 5. bölümünde bahsedilen GİB özelgesinde (70903105-165.01.02[ 11] -E.37919 /11/04/2016). belirtilen hususa tezat düşmekle birlikte; Gümrükler Genel Müdürlüğünün 01.10.2012 tarih ve 20273 sayılı tasarruflu yazısında ithalat bedellerinin yurt dışına gönderilmeksizin ihracatçının yurt içindeki hesaplarına veya ihracatçı tarafından belirlenen firma/şahısların Türkiye'deki hesaplarına ödenmesinin transfer olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı belirtilmektedir. Yayım tarihi itibariyle GİB özelgesinin daha güncel olması bir tarafa gümrükteki uygulamalarda mezkur tasarruflu yazının da mükellef karşısına çıkartılacağı hususu göz önünde bulundurulmalıdır.

KKDF İle İlgili Bilinmesinde Fayda Mülahaza Edilen Diğer Hususlar Nelerdir?
Hukuki açıdan temel kaynağı 4684 sayılı Yasa’nın geçici 3’üncü maddesi olan KKDF, kararname, tebliğ, genelge, tasarruflu yazı, sirküler gibi pek çok idari işlemden beslenerek uygulama alanı bulduğundan girift ve karmaşık bir mevzuat yapısına sahip olduğunu söylemek mümkündür. Yazımızın bu bölümünde değişik kaynaklardaki bilgileri bir araya getirmek suretiyle faydalı maddeler oluşturmaya çalıştık. Bununla birlikte KKDF mevzuatının tümünü derlemeye bu çalışmanın kifayet etmeyeceğinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

 KKDF, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesi kapsamında mali yük olarak değerlendirilmediğinden gümrük vergilerinden muaf tutulan vadeli ithalatlar üzerinden KKDF kesintisi yapılması gerekmektedir (GİB tarafından verilen 16.12.2014 tarihli 123340 sayılı yazı).
 Gümrük yükümlülüğünün başlama tarihinden önce ithalat işlemine ilişkin bedelin transfer edilmiş olması ve ödemeyi tevsik edici belgelerin ibrazı halinde, beyan edilen ödeme şekline bakılmaksızın, KKDF kesintisi yapılmaması gerekmektedir (GİB tarafından verilen 09.06.2008 tarihli ve 6802-2/ sayılı, 31.10.2008 tarihli ve 6802-7 sayılı özelgeler).
 Ayniyetinde bir değişiklik olmaksızın yasal süresi içinde geri gelen eşya için KKDF kesintisi yapılmaması gerekmektedir (GİB tarafından verilen 15.05.2008 tarihli ve 6802- sayılı, 10.07.2013 tarihli ve 64825 sayılı özelgeler).
 Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği Çerçeve Anlaşması uyarınca vadeli ithalat işlemlerinden KKDF kesintisi yapılması gerekmektedir (GİB tarafından verilen 17.09.2008 tarihli ve 6802-2 sayılı özelge).
 Dahilde İşleme İzin Belgesinde taahhüt edilen ihracatın gerçekleştirilmemesi halinde, gerçekleşmeyen kısma ait KKDF cezai faizi ile birlikte istenmektedir (Merkez Bankasının 16.11.2001 tarihli ve 156456 sayılı özelgesi).
 KKDF kesintisinin matrahını oluşturan ithalat tutarının (Gümrük Beyannamesinde belirtilen teslim şekline göre, ithalat değerine eşit olan kredi tutarı) teslim şekli CIF değer olarak belirlenmiş ise CIF değer; teslim şeklinin FOB değer olarak belirlenmesi durumunda da FOB değer dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir (Merkez Bankasının 05.08.1996 tarihli ve 96/2 sayılı Talimatı).
 Dahilde İşleme İzin Belgesinde (DİİB) olduğu gibi, Dahilde İşleme İzni (Dİİ) kapsamında kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatlarda da KKDF kesintisi % 0 oranında uygulanmaktadır (GİB tarafından verilen 16.12.2006 tarihli ve 6802-7 sayılı özelge).
 Yatırım teşvik Belgesinin (YTB’nin) ve bu belge kapsamında kullandırılmaya başlanan kredilerin aynı şartlarla (YTB kapsamından çıkarılmaması, vade yapısının bozulmaması gibi) başka bir firmaya devredilmesi halinde, YTB’yi devralan firmanın belge kapsamında kullandığı kredilerden KKDF kesintisi yapılmaktadır (Merkez Bankasının 10.12.2000 tarihli ve 142709 sayılı özelgesi).
 YTB kapsamında vadeli akreditif ödeme şekline göre yapılan bir ithalat işleminde, vadeli akreditif ödeme vadesinin belge süresinden sonra temdit edilmesi halinde, söz konusu temdit işlemi KKDF kesintisi istisnasından yararlandırılacaktır (Merkez Bankasının 21.03.2001 tarihli ve 35764 sayılı özelgesi).
 YTB’de öngörülen kredi tutarının aşılması halinde (YTB’de yazılı kredi tutarından daha fazla kredi kullandırılması durumunda), fazla kullandırılan krediye ilişkin olarak hesaplanacak KKDF ve cezai faizinin yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde ilgili bankanın genel müdürlüğünden tahsil edilmesi gerekmektedir (Maliye Bakanlığının 20.09.2002 tarihli ve 38710 sayılı, 03.04.2007 tarihli ve 6802-7 sayılı, 04.06.2007 tarihli ve 6802-2 sayılı özelgeleri).
 KKDF Hakkında 6 Sıra No.lu Tebliğ uyarınca KKDF’ye ilişkin ödeme yapıldıktan sonra ithalata izin verilmemesi veya ithalattan vazgeçilmesi halinde ödenen KKDF kesintisinin iadesi mümkündür. (Merkez Bankasının 14.01.2000 tarihli ve 4359 sayılı özelgesi).
 KKDF kesintisine tabi bir işlemin daha sonra KKDF kesintisinden istisna edilmesi durumunda daha önce ödenen KKDF kesintileri iade edilmemektedir (Merkez Bankasının 11.11.1997 tarihli ve 136890 sayılı özelgesi).
 30.06.2002 tarihli ve 24801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliğinin 5 inci maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde mahrecine iade edilen mallarla ilgili olarak ödenen fon kesintilerinin iadesi mümkündür.
 KKDF ödenerek ithal edilen malların henüz gümrüklü sahadan çıkmadan gümrük antreposunda iken meydana gelen sel felaketi sonucunda kullanılamayacak şekilde hasara uğraması halinde ithalat sırasında ödenen KKDF kesintilerinin iadesi mümkündür (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığınca verilen 20.06.2011 tarihli ve 773 sayılı özelge).
 Peşin olarak gerçekleştirilen ithalat işleminin sehven mal mukabili olarak beyan edilmesi nedeniyle ödenen KKDF kesintisinin iadesi mümkündür (GİB tarafından verilen 04.06.2008 tarihli ve 6802-2 sayılı özelge).
 KKDF kesintisi yapmakla yükümlü olan bankalar ve finansman şirketleri, yapmış oldukları KKDF kesintisini izleyen ayın 15 inci günü akşamına kadar bildirimde bulunmak suretiyle Fona yatıracaklardır (6 Sıra No.lu Tebliğin, 19 Sıra No.lu Tebliğ ile değişik 4 üncü maddesi).
 KKDF kesintisinin zamanında ve tam olarak ödenmemesi, KKDF kesintisinden istisna ya da muaf olan bir işlemde istisna veya muafiyet şartlarının ihlali veya indirimli KKDF kesintisi uygulanan ihracat taahhütlü kredilerde ihracat veya taahhüdün gerçekleştirilmemesi ya da kısmen gerçekleştirilmesi durumunda tahsili gereken KKDF kesintilerinin cezai faizi ile birlikte ödenmesi gerekmektedir.
 Cezai faiz oranlarının değiştiği tarihten önce kullandırılan ancak vadesi bu tarihten sonraya sarkan kredilerde cezai faiz hesaplamasında; oran değişikliğinin vuku bulduğu döneme kadar eski oran, oran değişikliğinden sonrası için ise yeni oran esas alınmalıdır (Merkez Bankasının 11.11.1997 tarihli ve 136890 sayılı özelgesi).
 Fon kesintilerine tabi ithal eşyasının yapılan muayene ve denetleme veya tesliminden sonra kontrolü sonucunda, tespit edilen fon kesintisi farklılıklarına ilişkin 4458 sayılı Gümrük Kanunundaki esaslara göre para cezası uygulanır (GK 234 göre 3-kat ceza söz konusudur).
 KKDF'ye ilişkin gümrük idarelerince yapılacak işlemlerde zaman aşımı Gümrük kanunundaki hükümlere tabi olup bu süre 3-yıldır (Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 02.10.2012 tarihli 20401 sayılı yazısı).
 KKDF, Gümrük vergileri arasında sayıldığından KKDF’ye ilişkin ek tahakkuk ve ceza kararları uzlaşmaya konu edilebilir (Uzlaşma Yönetmeliği 1 nolu Ek).
 KKDF’ye İlişkin İhtilaflarda Yargı Yeri: Herhangi bir vergi ile ilgili olmayan KKDF kesintileri konusundaki uyuşmazlıkların, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.05.2003 tarihli ve E. No: 2003/1; K. No: 2003/1 sayılı Kararı ile Danıştay 7. Dairenin 19.02.2004 tarihli ve E. No: 2003/2127; K. No: 2004/375 ve 13.05.2004 tarihli ve E. No: 2003/2906; K. No: 2004/1264 sayılı Kararları uyarınca İdare Mahkemelerinde çözümlenmektedir.

Değerlendirme Ve Sonuç:

Para ve maliye politikası aracı olarak kullanılmakta olan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF), 1984 yılından sonra ihracatın ve yatırımların teşviki amacıyla kurulan fonlardan birisidir. En genel tabiriyle KKDF, kredili işlemler üzerinden alınmaktadır. KKDF mevzuatı hükümlerine göre, ödeme şekli itibariyle, ithalatçının kredilendirilmesinin söz konusu olduğu, kabul kredili, mal mukabili ve vadeli akreditif ödeme şekillerine göre yapılan ithalatta fon kesintisi söz konusudur.



20/6/2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanun ile fon uygulamaları yürürlükten kaldırılmakla beraber, aynı kanununun geçici 3’üncü maddesinde kaynak kullanımını destekleme fonu kesintilerinin bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsiline devam edileceği ve fon gelirlerinin doğrudan genel bütçeye gelir kaydedileceği hükme bağlanmıştır. Bu doğrultuda hukuki kaynakları ve uygulamaya ilişkin mevzuat konusunda tartışmalar olsa da, mali disiplin açısından kaynak kullanımını destekleme fonundan vaz geçilemediğini söylemek mümkündür.

KKDF ile ilgili mevzuatın karar, tebliğ, genelge ve tasarruflu yazılardan müteşekkil karmaşık bir yapıya haiz olması ve bu fona ait düzenlemeleri tüm yönleri ile ele alarak değerlendirecek bir kanunun bulunmaması nedeniyle zaman zaman kararlar ile ikincil düzenlemeler arasında tezat oluşturacak içtihatların vuku bulduğuna şahit olunmaktadır. Para ve maliye politikası aracı olarak kullanılmaya devam edeceği ve kısa zamanda kaldırılmayacağı ön görüldüğünden KKDF’nin tek bir mevzuat çatısı altında toplanmasının faydalı olacağı mütalaa edilmektedir.

Diğer yönden dövizi dengeleme aracı olarak da KKDF’den istifade edilebileceğini söylemek mümkündür. Döviz kurlarıyla yatıp, döviz kurlarıyla kalktığımız şu günlerde kurların ateşini söndürecek derman olarak vadeli ithalat işlemler üzerindeki yüzde 6’lık KKDF oranının, bu işlemlerin TL ile yapılması halinde sıfıra düşürülmesi ülkemizin döviz dengesine pozitif katkısı olacağı “Milli Para İle Ticaret” hayaline ülkemizi bir adım daha yaklaştıracaktır (SARIYER / 16.05.2019) .

Hâki DEMİRTAŞ
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri (YGM)



Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Sorularla Gümrük Mevzuatı