İTO Başkanı İbrahim Çağlar ile Son Röportajımız

Son Güncellenme Tarihi: 11.12.2017 |

İTO Başkanı İbrahim Çağlar ile Son Röportajımız

İTO Başkanı İbrahim Çağlar ile Son Röportajımız
İTO Başkanı Sayın İbrahim Çağlar ile vefatından önce gerçekleştirmiş olduğumuz son röportajımız.
İbrahim Çağlar'a Allah'tan rahmet yakınlarına ve sevenlerine baş sağlığı dileriz.

Sayın Başkan öncelikle röportaj talebimizi geri çevirmediğiniz için Gümrük TV okurları ve takipçileri adına teşekkür ederim.
Öncelikle hoş geldiniz. Kıymetli ilginiz için ben de çok teşekkür ediyorum. Ayrıca sizin aracılığınızla tüm okurlarınıza selamlarımı iletiyorum.

Odanızın köklü bir tarihi var ve üye sayınız oldukça yüksek. Bu köklü dev yapı ülke ekonomisine neler katıyor?
Evet… Üye sayımız güncel rakamlara göre 404 binin üstünde. Yani Avrupa’daki pek çok şehrin nüfusundan fazla iş adamı bize kayıtlı. Dünya genelinde de Oda olarak ilk üçteyiz. Ama sadece üye sayısı açısından bakmıyorum ben. Bunun yanında faaliyetlerin çok geniş bir yelpazede olması da çok önemli. Biz faaliyetlerimiz açısından baktığınızda dünyanın en büyüğüyüz. Bizim tarihten de gelen bir sorumluluğumuz var.

İstanbul Ticaret Odası, 1882 yılından itibaren ticaretin gelişmesinde çok büyük role sahip olmuş bir kurum. O günlerde Osmanlı Devleti’nin egemen olduğu topraklar, biliyorsunuz, daha geniş bir coğrafyaya uzanıyordu. Balkanlar, Ortadoğu hatta Kuzey Afrika kısımlarında bile İstanbul Ticaret Odası, ticaretin yerli kaynaklarla geliştirilmesi noktasında bir işaret fişeği oldu. Dolayısıyla küresel ilişkileri sağlamlaştırmak esasen Odamızın kuruluş sebeplerinden biri.

Şimdi de Odamızın genel felsefesi itibariyle; gerek küresel ölçekte, gerek ülke ölçeğinde, gerekse de İstanbul odaklı çalışmalar kapsamında ekonomik büyümeyi toplumsal refahla birleştiriyoruz.

81 komitemiz sektörleri temsil ediyor. Oradan gelen talepler ve beklentiler, ekonomik sıkıntıların aşılmasında önemli bir dayanak noktası. Ayrıca bu işi sadece ekonomik tablo içine yerleştirmemek lazım. Zorda düşene yardımcı olmak, öğrencilerimize burs vermek bizim geleneğimizin yansıması. Aynı şekilde kültürel, sanatsal, sportif faaliyetlere de destek oluyoruz. Ben inanıyorum ki tüm bu gayretler; sadece büyümenin değil, topyekûn kalkınmanın da anahtardır.

İthalat ve ihracat iştigal eden kaç üyeniz var? Dış ticaret açısından bakıldığında ithalat ve ihracat ile iştigal eden üyelerin performansları dış ticaret verilerine nasıl yansıyor?
Hiç kuşkusuz İstanbul, ekonominin ve ticaretin kalbi. Türkiye’nin genel ihracatının yarısından fazlası bu şehirden yapılıyor. İthalatın da yüzde 60’a yakını İstanbul’da gerçekleşiyor.

Bakın son iki sene içerisinde ülkemizdeyaşanan terör saldırılarını, menfur darbe girişimini ve bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmeleri biliyorsunuz. Bunlara rağmen pazarlarımızı kaybetmedik. Dünya ekonomisindeki yerimizi koruduk.

Odamızda da ithalat ve ihracat yapan üyelerimiz, yurtdışı pazarlarında rekabet güçlerini artırıyor. Potansiyel pazarlarda fırsatları değerlendirerek, İstanbul’un dış ticaretine pozitif yönde katkı sağlıyorlar. Oda olarak mevcut iş ilişkilerini ve küresel köprüleri daha da ileriye taşımak için adımlar atıyoruz.

Şunun altını çizmek isterim… İstanbul Ticaret Odası yılda ortalama 30 yurtdışı fuar organizasyonu yapıyor. Yani 10 günde bir, iş adamlarımızla beraber uluslararası pazarlara yelken açıyoruz. İkili görüşme organizasyonları vasıtasıyla her yıl 100’den fazla yabancı heyet üyelerimizle buluşuyor. Ayrıca bunun yanında, odamız üyelerine yönelik yeni pazarlar hakkında bilgilendirici sunumlar yapıyoruz.

Odanız bünyesinde 81 tane meslek komitesi bulunuyor. Bu Meslek Komiteleri arasında 25 no.lu Gümrük Müşavirleri Meslek Komitesini görüyoruz. Sizce Gümrük Müşavirlerinin dış ticarette ki rolü nedir?
Tüm Komitelerimizin olduğu gibi, gümrük müşavirlerimizin de dış ticaretteki rolü çok önemli. Kendileri bu anlamda hem ülke ekonomisi hem dış ticaret erbabı için kilit noktada yer alıyor.

Bir kere… Gümrük müşavirleri; dış ticaret yapmak isteyen kişileri temsil ederek kendi adlarına ve başkası hesabına hareket ediyor. Diğer yandan ithalat ve ihracat kapsamında gümrük idaresine karşı yapılması gereken işlemleri takip ediyorlar. Hem dış ticaret yapmak isteyen kişilere hem de gümrük idaresinin ayrılmaz parçası konumundalar.

Özellikle şurası önemli… Gümrük müşavirlerinin meslek mensubu olabilmelerinin tecrübe ve eğitim gibi belirli şartlara bağlanması, mesleğin icrasında kalitenin artmasını ve gümrük işlemleri dolayısıyla idarenin ve özel hukuk kişilerinin yaşadığı sıkıntıların azalmasını sağladı.

Odamız Gümrük Müşavirliği Komitesi sektörün adeta nabzını tutuyor, sesi ve nefesi oluyor. Biz yönetim olarak komitemizin görüşlerini, önerilerini alıyoruz. Böylece talep ve beklentilere ilişkin olarak da ilgili kurumlar nezdinde sonuç alıyoruz.

Tabii… Ben bilhassa yeni uygulamalar, mevzuattaki değişiklikler sürecini çok önemsiyorum. Hakikaten sektörel alandaki yasal değişiklikler, yeni uygulamalar iş adamının bazen kör ediyor. İş yapma arzusu, mevcut işleri yürütme gayreti, bu noktadaki eksik, yanlış bilgiye kurban olabiliyor. Bunu engellemek özellikle gümrük müşavirliği noktasında çok ama çok önemli. Eğitim ve seminerler yoluyla biz de bu açıdan kritik bir rol üstleniyoruz.

Son dönemlerde e-ticaret geleneksel ticaret yöntemlerini geride bıraktı. Odanızın e-ticaret kapsamında yapılan artırılmasına yönelik bir çalışması olacak mı?

Her şeyden evvel tüm dünyaya baktığınızda 2 trilyon dolarlık bir pazardan söz ediyoruz. Çok değil 3-4 yıl içindeyse 10 trilyon dolara ulaşması şaşırtıcı olmayacak.

Ülkemizde de yıllık yüzde 24’lük artışla büyüyen bir sektörden bahsediyoruz. Şu anda e-ticaret Türkiye’de 30.8 milyar liraya ulaşmış durumda.Tabiri caizse bu iş, dev adımlarla gelişiyor.

Yeter mi? Yetmez. Çünkü bu önemli gelişmeye rağmen ülkemizde e-ticaretin toplam perakende pazarına oranı yüzde 3,5. Yani gelişmekte olan ülkelerin altında.

Diğer ülkelere ilişkin birkaç rakam paylaşayım dilerseniz… Mesela İngiltere, Amerika, Almanya, Fransa, Japonya, İspanya’dan oluşan gelişmiş ülkeler ortalaması yüzde 8,8. Bizde kaçtı? 3,5. Diğer yandan Çin, Polonya, Hindistan, Brezilya ve Rusya gibi ülkelerdeyse burakam ortalama yüzde 3,8.

Bakın… Elimizdeki fırsatlar, hem coğrafi hem ekonomik noktada avantajlarımız ortada. Nedir onlar? Mesela gelişmekte olan piyasalara yakınız. Gelişmiş lojistik altyapısı ve kargo hizmetlerimiz var.Küresel ölçekli iş yapma becerilerimiz yüksek. Genç, dinamik nüfusumuz bulunuyor. Hülasa e-ticarette muazzam bir kazanç ve yatırım imkânına sahibiz.

Biz bu doğrultuda, İstanbul Ticaret Odası olarak e-ticarete ilişkin gerek eğitim, seminer gibi organizasyonlar düzenleniyoruz, gerekse de sektörün talep ve beklentileri konusunda sonuç odaklı bir yaklaşımı benimsiyoruz.

Bu güzel söyleşi için size bir kez daha teşekkür ediyorum. İletişim deryasında gemi yüzdürmek ayrı bir zorluk. Meşakkatli bir iş yapıyorsunuz. Başarılar diliyorum sizlere. Ayrıca ekonomiye değer katan, üreten ve iş kapısı açan iş dünyamızın mensuplarına da bu vesileyle kazanç ve bereket diliyorum.

Gümrük TV
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Gümrük Röportaj Haberleri