30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Son Güncellenme Tarihi: 30.08.2020
Bayram gibi bayramları özledik! Nerede o eski bayramlar! Eminim her bayram etrafınızda en az bir kişi bu cümlelerden birini yada bunlara benzer cümleleri söylüyordur. Her yöreye ait bu anlama gelen bildiğim daha bir çok cümle var.

Bende bugün dönüp baktığımda kendi mazime gerçekten özlemişim eski bayramları. Bende birçok arkadaşım gibi şanslı nesillerdenim dini ve resmi bayramların her birinin heyecanını, coşkusunu hissetim ve de yaşadım. Şimdilerde bu coşkudan yoksun büyüyor çocuklar. Üzülmemek elde değil.

Buna birde toplumsal kutuplaşmayı eklediğinizde senin bayramın benim bayramım meselesi de çıkıyor ortaya. Açıkçası hangi bayram kimin oralar beni pek ilgilendirmiyor. BUGÜN BENİM BAYRAMIM.

Her bayram eski bayramlara düzülen methiyelerin yanı sıra birde Cumhuriyetimizin eşsiz mücadelesini hatırlatan resmi bayramlarda genellikle söylenen bazı sözler var ki…!

“Ey Atam, kalkta bak kurduğun Cumhuriyet ne halde!”
“Atatürk’ün kemikleri sızlıyordur şimdi!”

Bana kızanlar olabilir belki söyleyeceklerim için fakat üzgünüm, söyleyeceğim.

Bu iki cümle Afrika’nın uzak bölgelerinde yaşan kabilelerin geçmişteki ruhlara seslenmesi yada western filmlerinde ki kızıl derili kabilelerinin atalarıyla konuşması gibi geliyor bana. Oldu olacak birde kurban verelim!!!

Atatürk hakkında ahkam kesecek yada bugünün siyasetine ilişkin meselelere girecek değilim. Ortada bir gerçek var. Neredeyse 100 yıl olmuş. Ne anlayabilmişiz o gün olanları ne aldığımız mirasın üzerine bir tuğla ekleyebilmişiz.

Sonra da ‘Ey Atam Kalkta Bir Bak’! Diyelim ki bu çağrıyı duyması mümkün oldu ve kalktı! Ne olmasını bekliyorsun?

Ne olacağını söyleyeyim, mümkün olsa da kalkabilse tüm Türkiye’yi önüne katar kızılcık sopasıyla kovalardı.

***

Mustafa Kemal Atatürk neden bu kadar cesurdu? Neden bu kadar kararlıydı? Neden elinde parası, cephanesi yokken, orduları terhis edilmişken, tüm vatan işgal altındayken böyle bir işe kalkıştı? Nasıl başarılı oldu? Kimsenin göremediğini nasıl gördü?

Hemen hepimiz Atatürk hakkında en az bir kitap okumuşuzdur. Bu sorulara karşın herkesin cevabını tahmin edebiliyorum. Atatürk çok okurdu. Birçok dil bilirdi. Savaş karargahında bile fizik problemleri çözerdi. Muhteşem bir askerdi. Askeri bir dehaydı. Harika bir komutandı…. Elbette. Bunların hepsi doğrudur. Fakat eksik.

Atatürk okuduğunu anlayan, anladıklarını yorumlayan ve farklı fikirlere değer veren biriydi. En önemlisi de mücadelesine tam bir adanmışlıkla bağlıydı. Bizlere muhasır medeniyetler seviyesine çıkabileceğimiz yolu açtı. Bu da yetmezmiş gibi bir de oraya nasıl varacağımızı tane tane tarif etti. Bugün bu yüzden okuduğu kitapları, konuştuğu dilleri, çözdüğü fizik problemlerini anlatıyor, bu yüzden Atamızdan bu şekilde övgüyle bahsediyoruz.

Peki birde bize bakalım! Bugün elimizin altında bir sürü kaynak var. Biz de bir sürü şey okuyoruz. Birçok çeviri programı var her dildeki her yazıyı anlayabiliyoruz neredeyse. Fizik problemi mi, telefonumuzda uygulama var! Neden olmuyor! Neden aramızdan bir Atatürk çıkmıyor?

Neden acaba?

Kitap yerine yalnızca Google okuru olursak aramızdan Atatürk çıkmaz,
Dil öğrenmek yerine Translate uygulaması kullanırsak aramızdan Atatürk çıkmaz,
Tarihteki savaşları okumak, bilmek yerine PUBG’de, Lords Mobile’da savaşırsak aramızdan Atatürk çıkmaz,
İşimize odaklanıp hakkını vermek yerine Linkedln’de ‘mış gibi’ yaparsak aramızdan Atatürk çıkmaz. (Bunu daha çoook uzatabilirim.)

Mustafa Kemal ATATÜRK bizler gibi bu toprakların evladıydı. Eti, kanı, canı sen ben gibiydi. Şimdi ki okul çocuklarına öğretildiği gibi Amerikan filminden çıkmış bir süper kahraman değildi ve eminim hiç bir düğün törenin sonunda ya da 2 kadeh içtikten sonra masadaki arkadaşlarıyla hiç İzmir Marşı söylemedi!

Sen gibi ben gibi her şeyi bu kadar çok bilemiyordu belki (!!!) ama biliyorum dediğini de nasıl bildiğini tüm dünya gördü.

Bu kadar yazdıktan sonra bayramı nasıl kutlayacaksın, diyorsunuz belki! Elbette kutlayacağım. O ayrı o ayrı.

Güzel Ülkemin 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun.

Erdem İLBEYİ
Yorumlar
Aynı duygu,düşünce ve dileklerle,ben de 30 Ağustos Zafer Bayramımızı,önümüzdeki yıllarda layık olduğu şekilde kutlamak arzusuyla,Sevgiler sunuyorum...(Atamızın İzmir Marşı'nı söyleyip söylemediğini açıkçası bugüne kadar hiç düşünmemiştim,.!?)
Ne kadar guzel ifade etmissiniz hepimizin icinden gecenleri... Kaleminize yureginize saglik.👏🏻👏🏻👏🏻
Milletçe daha fazla kenetlenmemiz gerektiğini hissediyoruz ve milli duygularımız kabarıyor, ama bu yeterli değil. Hepimiz üzerimize düşenin çok daha fazlasını yapmalıyız, ama lafta değil. Devlet, kendi sorumluluklarını yerine getirmek için çabalamayı sürdürmeli, bizler ise, çağdaş ve tarihimize yakışan bir hayat biçimini korumalı, nereden geldiğimizi asla unutmamalı, eğitimi her ne pahasına olursa olsun önde tutmalı, dil-din-ırk ayırımı gözetmeksizin, her zaman olduğu gibi yine birlik içinde ve dostça yaşamayı bilen, çalışkan, dürüst, girişimci bir toplum olabilmeliyiz. Ulu önder Atatürk’te yaşasaydı bundan daha fazlasını istemezdi herhalde…
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları