AB'den Gelen ve Ek Mali Yükümlülüğe Tabi Eşya İthalinde Menşe İspatı

Son Güncellenme Tarihi: 30.05.2019
Atilla ŞAHİN

Atilla ŞAHİN

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Bilindiği üzere 24 Mayıs 2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Gümrük Yönetmeliği’nin değişik 205 inci maddenin (3) üncü fıkrasında; serbest dolaşıma girişte, ticaret politikası önlemlerine, ilave gümrük vergisine veya ek mali yükümlülük gibi diğer mali yükümlülüklere tabi eşyanın menşei, menşe şahadetnamesi ile ispat olunacağı; aynı maddenin 4’üncü fıkrasında ise menşe şahadetnamesinin aranmayacağı durumlar sayılmıştır.

Söz konusu dördüncü maddenin (ç) fıkrasında ise Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği çerçevesinde eşyanın serbest dolaşım statüsünü tevsiken A.TR Dolaşım Belgesi ibraz edilmesi halinde, ithalata konu eşyanın menşeini belirleme konusunda Bakanlıkça belirlenen risk kriterleri uyarınca saptanan durumlar saklı kalmak kaydıyla menşe şahadetnamesinin aranmayacağı hükme bağlanmış olup, bu fıkra hükmü bu haliyle gümrük beyanı yapanlar nezsdinde iyimser bir hava oluşturmuştur.

Söz konusu Yönetmelik madde metninde zikredildiği üzere, Bakanlıkça belilenecek risk kriterleri uyarınca öngörülecek haller hariç AB’den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde ithal edilecek eşyalar için Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliğini oluşturan 1/95 sayılı Karar hükümlerine istinaden artık her eşya için menşe şahadetnamesi istenilmesi zorunluluğunun ortadan kaltığı kanısı oluştu. Ancak Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin 27.05.2019 tarih ve 44730247 sayılı yazılarının dağıtımı sonucu işin rengi değişti. Bu yazı ile Gümrük Yönetmeliğinin değişik 205/(4)-ç) bendi hükmünün uygulanmasına açıklık getirilmiş ve yazının dördüncü paragraf hükmü ile de ülkemizin taraf olduğu serbest ticaret anlaşmaları çerçevesinde AB’nin de dahil olduğu çapraz kümülasyon sistemine dahil ülkeler menşeli eşyanın AB’den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde ithalinde, ilave gümrük vergisine tabi olmaması için İGV’ne ilişkin BKK’nın 3’üncü maddesi hükmü gereği “tedarikçi beyanı” ya da “uzun dönem tedarikçi beyanı” ibraz edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün söz konusu yazılarının dördüncü paragraf hükmü yalnızca ilave gümrük vergisi muafiyeti uygulanması açısından taraf olduğumuz çapraz kümülasyon sistemine dahil ülkeler menşeli eşyanın AB’den A.TR eşliğinde ithalinde tedarikçi beyanı ya da uzun dönem tedarkçi beyanı ibrazını mümkün kılmıştır.

Bilindiği üzere, Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliğini tesis eden 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı (Gümrük Birliği Kararı)nın “Gümrük Vergileri ve Eş Etkili Vergi ve Resimlerin Kaldırılması” başlıklı “BÖLÜM 1” in 4’üncü Maddesinde;
“Topluluk ile Türkiye arasında ithalat ve ihracatta alınan gümrük vergileri ile eş etkili vergi ve resimler bu Karar'ın yürürlüğe girdiği tarihte tamamen uygulamadan kaldırılır. Topluluk ile Türkiye o tarihten itibaren yeni ithalat ve ihracat vergileri ile eş etkili vergi ve resimleri uygulamaya koymaktan kaçınırlar. Bu hükümler mali nitelikte gümrük vergilerini de kapsar.


Diğer yandan, ikili ve çok taraflı ekonomik alan yaratan Serbest Ticaret Anlaşmalarında, Anlaşma kapsamında menşeli olan ürünlerin karşılıklı ticaretinde, taraf ülkelerin, gümrük vergisini telafi edecek eş etkili vergi ve benzeri ek mali yükümlülük uygulamayacakları hususu Anlaşma ile hükme bağlanmıştır.

Türkiye’nin ikili ya da çapraz kümülasyon kapsamında ekonomik alan yaratan Serbest Ticaret Anlaşmalarına ilişkin Protokol metinlerinde “İthalatta Gümrük Vergileri ve Eş Etkili Vergiler” başlıklı madde metinlerinde;

“ İthalattaki Gümrük Vergileri ve Eş Etkili Vergiler
- İthalattaki gümrük vergileri ve eş etkili vergiler, işbu Anlaşma’nın Protokol 1 hükümlerine göre kaldırılacaktır.

- İşbu Anlaşma’nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, Taraflar arasındaki ticarette, ithalata hiçbir yeni gümrük vergisi veya eş etkili vergi konulmayacak, halen uygulananlar ise artırılmayacaktır.“

Hükmü bulunmakta olup, bu hüküm gereği doğrudan STA yaptığımız ülkelerden menşe ispat belgesi eşliğinde gelen ürünlere eş etkili vergi ve benzeri ek mali yükümlülük uygulanamayacağı gibi, PAMK, PAAMK ve BBMK Sistemlerine dahil olup ülkemiz açısından onay ve imza süreçleri tamamlanmış ülkeler ile AB arasında çapraz kümülasyon kapsamında menşeili ürünlerin olduğu gibi ya da işlenerek ülkemize A.TR dolaşım belgesi kapsamında gelmesi halinde, çapraz kümülasyon kapsamında tercihli menşe statüsünün kanıtlanmasını sağlayan tedarikçi beyanı ya da UDTB nı ibraz edilmesi durumunda da eş etkili vergi ve benzeri ek mali yükümlülük uygulanmaması gerekmektedir.

Bu kapsamda değerlendirildiğinde, 26.01.1995 tarihli 4067 sayılı Kanun’la kabul edilen Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Korunma Önlemleri Anlaşması’nda GATT 1994’ün XIX.uncu maddesinde öngörülen korunma önlemleri çerçevesinde uygulanan önlemler ve mali yükler hariç, 2018/11799 ve 2018/11973 sayılı BKK’larında olduğu gibi, menşe esaslı olarak uygulanan önlemler, korunma önlemi olmayıp birer tarife önlemi olduğundan, bu kapsamda uygulanan tarife önlemleri (EMY) ülkemizin bazı ülke ve ülke grupları ile yaptığı anlaşmalar kapsamı menşeli eşyalar için uygulanamayacağından Yönetmeliğin değişik 205/(4)/ a) fıkrası hükmü getirilmiştir.
Ancak, söz konusu yazının dördüncü pargrafı hükmünün yalnızca ilave gümrük vergisi açısından hüküm ifade etmesi, AB’den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelen ve çapraz kümülasyon kapsamında menşeli olan eşyaların ithalinde ek mali yükümlülük uygulanan eşyalar için ibraz edilecek “tedarikçi beyanı” ya da “uzun dönem tedarikçi beyanı” nın geçerli olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından, bu kapsamda yapılacak ithalatlarda Anlaşma hükümlerine aykırı olarak beyan sahiplerince zorunlu olarak menşe şahadetnamesi ibraz edilmek durumu ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle, Gümrük Yönetmeliğinin değişik 205/(4)-ç) fıkrası hükmünde öngörülen risk kriterlerinden anlaşılması gereken husus, AB den A.TR eşliğinde gelen eşyalardan, çapraz kümülasyon kapsamında menşeili olan eşyalar hariç, diğer ülkeler menşeli olup ta önlemlere tabi eşyaların risk kriterlerine göre menşe statülerinin ispatına yönelik uygulama hükümlerinin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle Gümrükler Genel Müdürlüğünün konuyla ilgili olarak Gümrük Yönetmeliğinin 205/(4)-a) fıkrası hükmüne; 2006/10895 sayılı Karar’ın 67 ila 75’inci maddeleri ile yukarıda zikredilen 1/95 sayılı OKK’nın 4’üncü maddesi ve Anlaşma hükümlerine halel getirmeyecek şekilde yeniden bir değerlendirme yaparak, AB den A.TR eşliğinde gelen ve ek mali yükümlülüğe tabi eşyalardan çapraz kümülasyon kapsamında menşeli olduğu “tedarikçi beyanı” ya da “uzun dönem tedarikçi beyanı” ile tevsik edilen eşyaların ithalinde ayrıca menşe şahadetnamasi istenilmeyeceği şeklinde bir düzenleme yapılarak uygulamda ortaya çıkan tereddütleri gidermesi ve uygulmada yeknasaklığı sağlaması gerektiği değerlendirilmektedir.

Atilla ŞAHİN
Gümrük Müşaviri
ANKARA
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları