Arzuhal

Son Güncellenme Tarihi: 15.04.2022
Erdem İLBEYİ

Erdem İLBEYİ

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Dış ticaretin her zaman sorunları olmuştur. Her an telefonun diğer ucunda canı burnuna gelmiş bir dış ticaret erbabı bulabilirsiniz bizim meslekte. Bu noktada Gümrük Müşaviri olarak psikolojik destek verdiğimiz çok olmuştur. Bu tip tüm konuşmaların sonu, bu günlerde çok duyduğum, iki kelimeyle sonlanır hep. ‘Yapacak bir şey yok’, ‘Allah sonumuzu hayır etsin’. Böyle sonuçlanmaması için yaşanan sorunların yetkililer tarafından bilinmesi gerekiyor. Şüphesiz çeşitli kurumlar bir çok konuyu yetkililere iletiyorlar ancak bizde üstümüze düşeni yapma noktasında kendimizi sorumlu hissediyoruz. Bu hafta değerli hocam Dr. Hakan ÇINAR ile yaptığımız programda da konuştuğumuz üzere okurlarımız ve izleyicilerimizden bazı noktalarda sorunlar yaşandığına dair bir takım bilgiler geldi.

Ardiye Faturalarından Kaynaklı Gelen Cezalar
Ardiye bedellerinin beyanname tescilinden önce kesinleşmiyor ve fatura edilmiyor olması nedeniyle yaşanan sıkıntılar derinleşiyor. Bu hafta içinde İGMD de Bakanlığımıza konuyu iletti. Teknik tarafa girmeden özet olarak aktarmaya gayret edeceğim.

Bir ithalat beyannamesi hazırlanırken gümrük kıymetinin etkileyen unsurların beyannamede belirtilmesi gerekiyor. Eşyanın kendi net kıymeti dışında satış koşulu gereği alıcıdan tahsil edilecek bedellere ithalat faturasında yer veriliyor. Bu bedeller zaten ödenecek KDV’nin matrahına dahil ediliyor. Birde eşya Türkiye’ye ulaştıktan sonra yapılan ve KDV matrahına girmesi gereken giderler var. Ardiye ve diğer giderler gibi… Ardiye bedelinin eşyanın antrepodan çekilmesi anında netleşen bir bedel olması nedeniyle beyannamelere net tutar yansıtılamıyor. Ya fazla giriliyor, daha sonra bir ceza gelmesin diye, yada esik giriliyor. Fazla girsen, müşteri günün sonunda ardiye faturasını gördüğünde, neden fazla girdin diyor, eksik girsen idare ceza gönderiyor. Yani içinden çıkılması zor bir konu. Olması gereken ise şu aslında; beyannamenin tescil tarihine kadar olan ardiyenin KDV istisnası ile kesilmesi ve beyanname tescil tarihinde bu tutarın belli olması. Beyanname tescilinden sonra ki sürenin bedeli ise yurtiçi teslim sayıldığından zaten oradaki KDV Hazine ve Maliye Bakanlığının konusunu oluşturuyor. İGMD’nin yazdığı yazıda da bir düzenleme talep ediliyor. Antrepo işletmecilerinin tescil tarihine dikkat ederek fatura kesmesinin şimdilik bu sorunu ortadan kaldıracağı ön görülüyor.

İçinde Şeker Bulunan Tatsız Bir Konu
Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde ortaya çıkan ve bir an bile hız kesmeden yükselen enflasyon kaynaklı son altı aylık dönemde bir çok şaşırtıcı şey gördük. Tabi bunun nedenlerinin arasında büyük oranda pandeminin yarattığı tedarik zinciri sorunları, doğa olayları, global anlamda yaşanan bir resesyon, ulusal anlamda yaşanan özel sorunlar vs vs… Tabi hal böyle olunca bir çok üründe sıkıntılar yaşadık. Plastik hammaddesi ile başladı, kağıt hammaddesiyle devam etti. Geçtiğimiz ayın en ünlü ürünü ise Ukrayna Rusya savaşı nedeniyle ayçiçek yağı oldu. Hemen ardındansa şeker kendini gösterdi. Herkes bilir ki, biri ‘şekerim var’ dedi mi aman dikkat et denir. Tatlı falan yeme aman ha!! Şekerin varlığı değil yokluğu bugün konumuz? Sizin anlayacağınız şekerin varlığı da dert yokluğu da!

Bugün gıda üreticisi ihracatçımız maalesef ki şeker tedarikinde sorun yaşıyor olmaları nedeniyle taahhüt ettikleri ihracatı zamanında gerçekleştiremiyor. Böyle olunca da taahhüdünü yani Dahilde İşlemesini kapatamıyor. Böyle olunca da müeyyideli kapatma söz konusu oluyor. Aslında firmanın hiç bir günahı yokken üretim yapamadığı için sözleşmesinde belirlenen zamanda gönderemediği ürünler nedeniyle hem alıcıdan ceza yemek üzere hem idareden. Bu noktada henüz ilave süreler tamamlanmamışken belki yetkililerimiz bu konuda bir aksiyon almak ister. Aynı geçtiğimiz hafta Rusya Ukrayna tarafı için yapılan düzenleme gibi bu noktaya da bir el atılması gerekiyor.

YYS Firmalarını Zorlayabilecek Bir Konu
Hepimizin bildiği gibi OKSB ve YYS başvurularında uyulması gereken bazı şartlar var. Bu şartları sağlayan bu belgeleri alabiliyor. İlerleyen dönemde ise şartlara uygunluğun kaybedilmesi durumunda söz konusu belgeler askıya alınabildiği gibi iptalde edilebiliyor. Burada anlatacağımız durum bu nitelikte bir durum. OKSB ve YYS başvurularında Gümrük Kanunu “241 inci maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasında öngörülen usulsüzlük cezasını aşan tutarda düzenlenmiş ceza kararı toplam sayısının, ondan fazla olmak koşuluyla, her bir dönemde işlem gören ithalat ve ihracata ilişkin gümrük beyannamesi toplam sayısının yüzde ikisini aşmaması.” şartı bulunuyor.

Gelgelelim, Gümrük Yönetmeliği’nde OKSB’ye ilişkin olarak “Gümrük Kanununun 241/1. Maddesi uyarınca öngörülen usulsüzlük cezasını aşan tutarda düzenlenen para cezalarının uzlaşmaya gidilmesi halinde, uzlaşma yönetmeliğinin 19. Maddesinin 2. Fıkrasına göre OKSB başvurularında dikkate alınmamaktadır.” ifadesi yer alırken aynı durumda düzenlenen para cezaları uzlaşmaya gidilmesi halinde Uzlaşma Yönetmeliği’nin 19. Maddesinin 2. Fıkrasında Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin (f) bendi yer almadığı için YYS başvurularında dikkate alınıması mümkün olabiliyor!! Gümrük Kanunu’nun 241. Maddesinin 3.,4.,5.,6. Fıkralarına göre uygulanan cezalar 241 inci maddesi birinci fıkrasında öngörülen usulsüzlük ceza tutarlarını aşıyor. Mükellefler bu fıkralara göre uygulanan cezalarla sıklıkla karşılaşabiliyor.

Bir önceki Şeker konusunda olduğu gibi örneğin, üretimde yaşanan daralmanın olduğu bu dönemde Dâhilde İşleme Rejimi kapsamında verilen süresinin bitimini takiben bir ay içerisinde rejimin gerektirdiği işlemlerinin bitirilmemesi sebebiyle 241.1 fıkrasının 2 katı şeklinde uygulanan bu cezayla Dahilde İşleme Rejimi kullanan mükellefler sıklıkla karşılaşabiliyor.

İçinde bulunduğumuz dönemin YYS İzlemelerinin yapıldığı bir dönem olduğu düşünülürse bir çok kişi bu ayrıntıdan dolayı sorun yaşayabilir. Bu yüzden bu noktaya ivedi dokunulması gerektiğini düşünüyorum.

Erdem İLBEYİ
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları