Bir Gümrük Müşaviri Bir Gümrük Müşavirine Gel Beraber Çalışalım Demiş

Son Güncellenme Tarihi: 11.04.2019
Haki DEMİRTAŞ

Haki DEMİRTAŞ

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Gümrük Müşavirliği, ülkemizde 1909 yılından bu tarafa kanunla varlığını sürdüren bir meslek, hatta yasayla kurulmuş ilk meslek olarak bilinmektedir. “Ecnebi memleketlerden Türkiye’ye gelen veya Türkiye’den ecnebi memleketlere çıkan eşya-ı ticariyenin gümrüğe ait muamelatı ya bizzat eshabi veyahut “gümrük komisyoncuları” tarafından ifa olunur (Bkz. 19 Haziran 1927 Tarihini Taşıyan 1093 Sayılı Kanun Madde:1)” cümlesiyle, 19.06.1927 tarihli ve 1093 sayılı ilk müstakil gümrük kanununda Gümrük Komisyonculuğu (Müşavirliği) mesleği zikredilmiştir.

Ayrıca mezkûr kanunun 5.maddesinde Gümrük Müşavirinin başka bir ticaret ile iştigal edemeyeceği de hükme bağlanmıştır. Geldiğimiz nokta itibariyle, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki sürecin neticesi olarak, 06.03.1995 tarihli 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı sonucunda 01.01.1996 tarihinde Türkiye Gümrük Birliğine dahil olmuştur. Milli mevzuatımıza yansıtılan Topluluk Gümrük Kodu (Yeni Gümrük Kanunu) T.B.M.M.’de grubu bulunan tüm siyasi partilerin mutabakatıyla 27.10.1999 tarihinde oy birliğiyle kabul edilmiş ve halen yürürlükte olup, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre gümrük işlemleri yürütülmektedir. Ayrıca Avrupa Birliği’nin yeni gümrük kanununun "Birlik Gümrük Kodu”, 1 Mayıs 2016 tarihi itibariyle AB’de yürürlüğe girdiği; 1 Aralık 2020 tarihine kadar bir geçiş dönemi belirlendiği, Türkiye olarak bizim de gerek Gümrük Birliği, gerekse AB’ye üyelik sürecindeki yükümlülüklerimiz gereği söz konusu tarihe kadar yeni gümrük kanununu mevzuatımıza aktarmamız gerektiği, bu meyanda hazırlanan taslak kanun metninin paydaş görüşlerine açıldığı bilinmektedir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 228 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile geçici 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gümrük müşavirliği izin belgesine sahip Gümrük Müşavirleri, (Bakanlığımızın kanunda belirtilen kademelerinde belirtilen sürelerde görev ifa ettikten sonra belge almaya hak kazanan Gümrük müşavirleri) hariç tutulduğunda Gümrük Müşaviri mesleğinin kilometre taşlarını Stajyerliğin, Gümrük Müşavir Yardımcılığının ve nihayetinde Gümrük Müşavirliğinin oluşturduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Söz konusu kişilerin görev tanımları da 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 226.maddesinde hüküm altına alınmıştır. Buna göre:

1- Gümrük müşavirleri her türlü gümrük işlemini takip ederek sonuçlandırabilirler.
2- Gümrük müşavir yardımcıları bir gümrük müşavirinin yanında çalışır ve onun adına gümrük idarelerinde iş takip edebilirler. Gümrük müşavir yardımcılarının gümrüklerde iş takibine ilişkin sınırlandırmalar yapmaya Gümrük Müsteşarlığı yetkilidir.
3- Stajyerler, gümrük idarelerinde iş takibi yapamaz.
4- Gümrük müşavir yardımcılarının ve stajyerlerin fiil ve hareketlerinden doğacak mali sorumluluk, yanında çalıştıkları gümrük müşavirine aittir.
Yukarıdaki kanun metninden de anlaşıldığı üzere, Gümrük Müşavir Yardımcısı ile Stajyerin bir gümrük müşavirinin yanında çalışabileceği, hatta bu kişilerin fiil ve hareketlerinden doğacak mali sorumluluğun, yanında çalıştıkları gümrük müşavirine ait olduğu hükme bağlanmışken; bir gümrük müşavirinin başka bir gümrük müşavirinin yanında ve çalışan statüsünde çalışıp, çalışamayacağına dair net bir hüküm yer almamaktadır. Bununla birlikte, Gümrükler Genel Müdürlüğünce, bir gümrük müşavirinin doğrudan temsil (Tüzel Kişi Bünyesinde) ile dolaylı temsil (Gümrük Müşaviri Statüsüyle) marifetiyle aynı anda çalışıp çalışamayacağı hususundaki tereddütleri bertaraf etmek için kaleme alınan, tasarruflu yazıların incelenmesi neticesinde (Söz konusu yazılar için bkz. 18.02.2005*004238 ve 22.09.2003* 24025) bir Gümrük Müşavirinin üç şekilde (YGM Müessesesi ihdas edildikten sonra sayıyı dörde çıkarabiliriz) mesleğini ifa edebileceği çıkarımı yapılmaktadır. Dolayısıyla Gümrük Müşavirliği mesleğinin;

1- Bir tüzel kişi bünyesinde doğrudan temsil yoluyla (gümrük müşavirliği şirketi dışında bir tüzel kişilik bünyesinde çalışmaları halinde sadece çalıştıkları şirketlere ait eşyanın gümrük işlemlerini takip edebilir.Bkz.GY 562),
2- Serbest meslek erbabı olarak,
3- Gümrük Kanunu’nun 229/2 nci maddesi hükümlerine göre ancak bir tüzel kişiliği oluşturularak,
4- Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri olarak,
yürütülebileceğinden mütevellit bir gümrük müşavirinin yukarıda yer alan seçeneklerden birini tercih etmek zorunda olduğu sonucu çıkmaktadır. Söz konusu tercih zorunluluğu zikredilen genel müdürlük yazılarında da aynen hüküm altına alınmıştır.


 
Gümrük müşavirinin başka bir gümrük müşaviri yanında “Gümrük Müşaviri” unvanı ile ancak kanunun 229/2.maddesi mucibince çalışabileceği; dolayısıyla başka bir gümrük müşavirinin yanında müşavir unvanı ile çalışan statüsünde görev ifa edemeyeceği sonucu çıkmaktadır.

Diğer yönden, Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirlerinin (YGM) yanında da kimlerin çalışabileceği, Gümrük Yönetmeliğinin 575.madesinin 3.fıkrsında hüküm altına alınmıştır. Bu kişiler de Gümrük Müşavir Yardımcısı ile Stajyerlerdir. Görüldüğü üzere Yetkilendirilmiş Gümrük müşavirlerinin yanında da meslek mensubu olarak Gümrük müşavirlerinin çalışan statüsünde görev ifa edemeyeceği görülmektedir.

Ayrıca, Gümrük Müşavirinin, Gümrük Müşaviri kimliğini kullanmaksızın Gümrük Müşavirliği şirketlerinde ve/veya YGM şirketlerinde sigortalı olarak çalışmalarının önünde yasal bir engel bulunmamasına rağmen söz konusu müşavirlerin mesleki unvanlarını kullanmadan hangi iş ve işlemleri yapacağı hususunda tereddütler yaşandığı da vakıadır. Bu bakımdan tüzel kişi ortağı olmadan ve aynı zamanda mesleki unvanını kullanmadan sigortalı olarak çalışan Gümrük müşavirlerinin hukuki statülerinin belirlenmesi faydalı olacaktır. Her ne kadar, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 229/2.maddesi gereğince, bir müşavirin, başka bir müşavir yanında çalışma şartının söz konusu Tüzel Kişiliğe ortak olması koşuluna bağlandığı çıkarımı yapılsa da tüzel kişi ortağı olmadığı gibi mesleki unvanını da kullanmayan Gümrük müşavirleri bakımından konunun netliğe kavuşturulması ilerde yaşanması muhtemel sorunların ve hak kayıplarının da önünü alması bakımından manidar olacağı muhakkaktır. Örneğin bir Gümrük müşavirinin aynı zamanda mali müşavir olduğunu tahayyül ettiğimizde “Gümrük Müşaviri” ruhsat namesini kullanmadan ilgili Gümrük Müşavirlik şirketinin muhasebe biriminde çalışan statüsünde bulunmasının önünde yasal bir engel bulunmamaktadır. Ancak aynı müşavirin mesleki unvanını kullanılarak çalışan statüsünde iş ve işlem tesis edebilmesi kanunun 229/2 fıkrası mucibince mümkün görülmediği düşünülmektedir. Yine aynı şekilde bir Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri yanında Gümrük Müşavirinin istihdam edilemeyeceği, mesleki unvanı kullanılarak Gümrük Müşavir Yardımcısı gibi imza atıp, ilgili belgelere şerh veremeyeceği; meşruhat düşemeyeceği değerlendirilmektedir. Zira YGM yanında sigortalı olarak çalışabileceklerin sınırı Gümrük Yönetmeliğinin 575.maddesinde Gümrük Müşavir yardımcısı ile Stajyer olarak açık ve net bir şekilde çizilmiştir. Sözün burasında akla şu soru gelebilir. YGM sahasında, Gümrük müşavir yardımcısına tanınan yetki sınırı; gümrük müşavirinden nasıl olur da esirgenir? Bu sorunun cevabının da yine bir gümrük müşavirinin yanında, başka bir gümrük müşavirinin mesleki titriyle çalışamayacağı bağlamında değerlendirmek yerinde olacaktır. Kaldı ki gümrük müşavirliği izin belgesinin, ruhsatname hüviyetinde olması münasebetiyle de Gümrük Kanununda belirlenen şartlara uyma yükümlülüğü söz konusudur.

Gümrük Müşavirliği ve Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği firmalarında hali hazırda mevzuat, tarife, denetim, danışman sıfatıyla ve sadece sigortalı olarak çalışan mesleki titrini kullanmadığını düşünen meslektaşlarımızın bulunduğu malumdur. Bu statüde çalışan Gümrük Müşavirlerinin müşavirlik derneklerine kayıtları bulunduğu gibi dernekler vasıtasıyla bu bilgilerin bakanlığa da iletildiği malumdur. Bugüne kadar bu meyanda olumsuz bir yazı ve/veya tenkit alınmamış olmakla birlikte bu kapsamda çalışan meslektaşlarımızın yasal dayanakla tahkim edilmesinin faydalı olacağı tasavvur edilmektedir.

Örnek olması bakımından avukatlık mesleğinde de aynı fiili durumun mevzu bahis olduğu gözlenmektedir. Avukatlık Yasası’nın 43. Maddesinde, avukatın mesleki faaliyetlerini sürdürebilmesi “Büro Edinme Zorunluluğu” ile birlikte ele almış olup, söz konusu zorunluluğun başka bir avukatın bürosunda “işçi” olarak çalışarak yerine getirilmiş sayılamayacağına hükmetmektedir. Yasa; “Her avukat, levhaya yazıldığı tarihten itibaren üç ay içinde baro bölgesinde bir büro kurmak zorundadır.” hükmü ile “her avukat”ın “bir büro kurmak zorunda” olduğunu açıkça belirtmiştir. Avukatlık Yasasının 44. maddesinde avukatın kişisel bir büro kurma zorunluluğuna iki istisna getirmiştir; “aynı büroda birlikte çalışma” ve “avukatlık ortaklığı”, “işçi avukat” ‘ın fiili durumu bu iki istisnai düzenlemeye de uymadığı izahtan varestedir. Durum bu minval üzere olmakla birlikte fiili durumda avukatlık mesleğinde “işçi avukat” olduğu gibi; gümrük müşavirliği mesleğinde de “işçi müşavir” sayısı yıldan yıla artarak devam etmektedir.

Sonuç olarak, sınav sisteminin değişmesi, staj sürelerinin kısalması, her yıl sınav yapılma zorunluluğu gibi unsurların doğal sonucu olarak Gümrük Müşavirliği mesleğinde olması gereken keyfiyet (nitelik-kalite) dengesi; kemiyet (nicelik-sayısal) lehine bozulduğundan, bu ve benzeri sorunların artarak devam edeceği ön görülmektedir. Fiili durumun sakıncalarına dikkat çekilerek, yasal zeminin tahkim edilmesi bakımından Gümrük Müşavirleri Derneklerinin geleceğe projeksiyon tutacak çalışma ve planlama yapmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz.

Haki DEMİRTAŞ
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları