Damga Vergisi Nedir ? Damga Vergisine Tabi Olanlar

Son Güncellenme Tarihi: 26.04.2019
Haki DEMİRTAŞ

Haki DEMİRTAŞ

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Damga Vergisi Nedir?
Kişiler ile kişiler arasında, kurumlar ile kurumlar arasında veya kurumlar ile kişiler arasında resmi ve hukuki işlemleri belgeleyen kağıtlardan alınan vergilere damga vergisi denir.

Niteliği itibariyle damga vergisi işlemlerden değil, işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kâğıtlardan alınır. bir kâğıdın damga vergisinin konusuna girmesi için, bir hususu ispat veya belli edecek şekilde düzenlenmesi ve imzalanması yada imza yerine geçecek bir işaret konulması gerekmektedir. Kâğıdın, imzalanmadığı ve/veya imza yerine geçen işaret konulmadığı takdirde sadece düzenlenmiş olması vergilendirilmesi için yeterli değildir.

Diğer Yönden,
 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesine göre Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabi olup, oranları tebliğ ile belirlenmektedir. 2019 yılı Damga Vergisi Oranları 31/12/2018 tarihli ve 30642 sayılı (3.mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan 63 seri no.lu Tebliğ ile belirlenmiştir.
 488 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan her bir kağıttan alınacak damga vergisine ilişkin üst sınır her yıl yeniden değerleme oranında artırılmakta olup, bu sınır 2019 yılı için 2.642.810-TL dir.
Gümrük ve Dış Ticaret İşlemlerinde Sıklıkla Kullanılan Bazı Belgelere ait son 3 yılın Karşılaştırmalı Damga Vergisi oranları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.



Damga Vergisinin Mükellefi Kimlerdir?
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 3. maddesinde hüküm altına alındığı üzere, damga vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Bununla beraber:

 Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder.
 Yabancı memleketlerle, Türkiye'deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların vergisini, Türkiye'de bu kağıtları resmi dairelere ibraz eden, üzerlerinde devir veya ciro işlemleri yapanlar veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalananlar öderler. Ancak bunlardan ticari veya tedavülde olan kağıtların vergisini, bunları en evvel satan veya kabul veya başka suretle kullanan kişiler öderler.

Nüshalar Damga Vergisine Tabi midir?
09.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, “Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtlardan, maktu vergiye tabi olanların her bir nüshası ayrı ayrı aynı miktarda; nispi vergiye tabi olanların ise sadece bir nüshası damga vergisine tabidir.” Şeklinde değiştirilmiştir.



Yapılan düzenleme öncesinde gerek nispi gerekse maktu damga vergisine tabi kağıtlar, nüsha sayısına göre ayrı ayrı olmak üzere aynı nispet ve miktarda damga vergisine tabi tutulmaktaydı. Mezkûr değişiklikten sonra nispi vergiye tabi kağıtların nüsha başına vergilendirilmesi kaldırılmış olup,
Maktu damga vergisine tabi kağıtlarda ise her bir nüshadan ayrı ayrı aynı miktarda vergi alınması uygulamasına devam edilmektedir.

Proforma Faturalar Damga Vergisine Tabi midir?
Damga vergisine tabi olan kağıtların neler olduğu anılan Kanunun “I” sayılı tablosunda tek tek sayılmıştır. Bu tabloda 5281 sayılı Kanunla değişiklik yapılmış ve yapılan değişiklik sonrasında teklifnameler (Proformalar) tablodan çıkarılmıştır.

Konu ile ilgili olarak yayımlanan 43 seri no.lu Damga Vergisi Genel Tebliği’nin[5] “6.1.1.” bölümünde ise;
“Diğer taraftan, teklifnameler de tablodan çıkarılmış olup, teklifname mahiyetinde değerlendirilen proforma faturalar ve bunların resmi dairelere ibraz edilecek özet, suret ve tercümeleri de damga vergisine tabi tutulmayacaktır.” açıklaması yapılmıştır.

Dolayısıyla, 5281 sayılı Kanun sonrasında yayımlanan 43 seri no.lu Damga Vergisi Genel Tebliği’nde açık ve net bir şekilde proforma faturaların teklifname mahiyetinde oldukları belirtilmiş; teklifnamelerin de yapılan düzenleme sonrası I no.lu tablodan çıkarılmış olmaları nedeniyle proforma faturaların ve bunların resmi dairelere ibraz edilecek özet, suret ve tercümelerinin de damga vergisine tabi tutulmayacağı belirtilmiştir.



Yukarıdaki mevzuat hükümleri muvacehesinde proforma faturaların (teklifnamelerin) ilgili listeden çıkartılmış olması münasebetiyle damga vergisine tabi olmadığı mütalaa edilmektedir.

 Yatırım Teşvik Belgesi İle Dahilde İşleme İzni / Belgesi Kapsamında Yapılan İşlemler Damga Vergisine Tabi midir?
Yatırım Teşvik:
488 Sayılı Kanun’a ekli (2) sayılı tablonun “IV-Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün (43) numaralı fıkrası kapsamında;

1. Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yer alan yatırım mallarına ilişkin olarak Yatırım Teşvik Belgesi sahibi yatırımcılarla bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kağıtlara,
2. Münhasıran yatırım döneminde Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki yatırıma yönelik gayri maddi hakların kiralanması ve satın alınmasına ilişkin düzenlenen kağıtlara,
3. Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki sabit kıymet yatırımlarının imal ve inşasına yönelik düzenlenen sözleşmeler, taahhütnameler, teminatlar ve bu mahiyetteki kağıtlara,
4. Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki yatırımlara yönelik danışmanlık ve teknik müşavirlik hizmetlerine ilişkin düzenlenen kağıtlara,
Damga vergisi istisnası uygulanacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte Yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılacak ithalatlarda düzenlenecek gümrük beyannameleri ile beyannamelere eklenecek belgelere ilişkin bir istisna hükmü mevzuatımızda mevcut değildir.



Dahilde İşleme:
488 Sayılı Kanun’un Ek madde2/1. maddesi mucibince İhracat ve ihracata ilişkin olduğunun tevsiki kaydıyla aşağıda sayılan işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar (gümrük idarelerine verilen beyannameler dâhil) damga vergisinden müstesnadır. Buna göre ilgili fıkranın
f) Dahilde işleme izni kapsamında iznin geçerli olduğu süre içerisinde yapılan ithalat.
g) Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında belgenin geçerli olduğu süre içerisinde yapılan ithalat veya yurt içi alımlar.
Bentlerine istinaden DİİB ve Dİİ kapsamında yapılan işlemler Damga vergisine tabi değildir.

Sonuç olarak, Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında tescil edilen gümrük beyannamelerinin damga vergisine tabi tutulması; Dahilde İşlem izni/Belgesi kapsamında tescil edilen beyannamelerin vergiye tabi tutulmaması gerekmektedir.

Damga Vergisi Nasıl; Ne Zaman Ve Nereye Ödenir?
Damga Vergisi,
 Makbuz karşılığı,
 İstihkaktan kesinti yapılması,
 Basılı damga konulması,
Şekillerinden biriyle ödenir.

1 – Makbuz ve ibra senetleri,
2 – Faturalar,
3 – Ulaştırma ile ilgili kağıtlar,
4 – Elektrik, havagazı, telefon ve su abonman mukavelenameleri,
5 – Maliye Bakanlığının müsaadesi alınmak şartıyla vergiye tabi diğer kağıtlar,
basılı damga konulması şekliyle de ödenebilir.

 Basılı damga konulacak kağıtların vergisi, yüzde beş noksanı ile peşin olarak ödenir.
 Makbuz karşılığı ödemelerde Damga Vergisi;
a) Maliye Bakanlığınca belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kağıtların vergisi, ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve yirmi altıncı günü akşamına kadar ödenir.
b) (a) bendi dışındaki hallerde, kâğıdın düzenlendiği tarihi izleyen on beş gün içinde vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve aynı süre içinde ödenir.
 Genel bütçeli daireler dışında kalan ve istihkaktan kesinti yapmak durumunda bulunan daire ve müesseseler tarafından bir ay içinde kesilen Damga Vergisi, ertesi ayın 20 nci günü akşamına kadar ödemenin yapıldığı vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve 26 ncı günü akşamına kadar yatırılır.

Ayrıca, Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye, lüzum göreceği işlemlere ilişkin kâğıtlara ait verginin yukarıdaki sürelere bağlı kalmaksızın ve beyanname aranmaksızın kâğıdın düzenlenmesinden önce veya noterlerce işleme tâbi tutulması sırasında ödenmesi zorunluluğunu getirmeye, vergiyi işlem anında ilgili kamu kurum veya kuruluşuna makbuz karşılığı ödettirmeye yetkilidir.

Damga Vergisinin Vergi dairesine Gidilmeden İnternet üzerinden ödenmesine yönelik Hazine Ve Maliye Bakanlığına intikal eden taleplerin değerlendirilmesi neticesinde Damga vergisinin:
Vergi daireleri,
Anlaşmalı bankalar,
Hazine Ve Maliye Bakanlığının İnternet Sitesi,
Üzerinden yapılabileceği bilinmelidir.

Yurt Dışında Düzenlenen Sözleşmeler ile Süresi Kendiliğinden Uzayan Sözleşmeler Damga vergisine Tabi midir?
A-Yurt Dışında Düzenlenen Sözleşmeler:
Yurt dışında düzenlenen kâğıtların Türkiye’de damga vergisine tabi tutulabilmesi için, öncelikle Türkiye’ye getirilmiş olması gerekir. Kâğıdın Türkiye’ye getirilmiş olması ön koşul olmakla birlikte vergileme için yeterli değildir. Damga vergisinin hesaplanabilmesi için yurt dışında düzenlenen söz konusus kâğıdın;
 Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilmesi,
 Üzerine devir ve ciro işlemleri yürütülmesi,
 Herhangi bir suretle hükümlerinden Türkiye’de faydalanılması, gerekmektedir.
Yurt dışında düzenlenen kâğıda Türkiye’de işlerlik kazandırılması sonucu vergiyi doğuran olayın gerçekleşmiş sayılacağına dair Danıştay kararı mevcuttur (21.11.2008 tarih ve Karar No:734 Esas No:2007/403).



B-Süresi Kendiliğinden Uzayan Sözleşmeler:
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 2.maddesinde hüküm altına alındığı üzere, vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine devrine veya bozulmasına ilişkin mektup ve şerhler de Damga Vergisine tabidir.

Diğer yönden, sözleşmede yer alan bir hüküm nedeniyle süresi kendiliğinden uzayan sözleşme üzerinden yeniden damga vergisi alınamayacağı, damga vergisi alınabilmesi için sözleşmenin süresinin uzamasına ilişkin mektup veya şerh bulunması gerektiğine dair Danıştay’ın kararı mevcuttur (Danıştay 9. Daire Kararı E. 2015/9652).

Damga Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde şerhlerden bahsedilmekle birlikte mektup ve şerhin yasal tanımı yapılmamıştır. Şerh; bir anlatım veya yorumlama, bir şeyi açıklamak amacıyla bir kâğıda yazılmış olan ifade olarak tanımlanabilir. Şerh yazılı olan bir kâğıdın, herhangi bir yerine, boşluğuna konulabilir. Önceden düzenlenmiş bulunan kâğıdın altına veya arkasına bir boşluğa, bu kâğıdın hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin şerh konulması veya bunun ayrı bir yazıyla belirtilmesi halinde bu kağıt damga vergisine tabi olacağı sonucu çıkmaktadır.
Damga Vergisinin kağıtlardan alınan bir vergi olması hasebiyle, sözleşmeye ek bir mektup (zeyl-yazı) veya sözleşme üzerine şerh konulması hariç olmak üzere, süresi kendiliğinden uzayan sözleşmelerin 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun aradığı anlamda damga vergisine tabi bir sözleşme olarak kabul edilemeyeceği, aksi düşüncenin, verginin kanuniliği ilkesine aykırı olarak kanunda yazılı olmayan bir durumun yorum yoluyla genişletilerek vergi alınması sonucunu doğuracağı mütalaa edilmektedir.

İptal Edilen Gümrük Beyannamesi Damga Vergisine Tabi midir?
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 25.01.2006 tarihli 03784 sayılı yazıları muvacehesinde, damga vergisine tabi kâğıtların düzenlenmesiyle (Onay süreci kaldırıldığı için beyannamenin tescil edilmesi aynı zamanda söz konusu beyannamenin elektronik ortamda idareye sunulması manasını ihtiva ettiğinden) verginin doğacağından mütevellit iptal edilen gümrük beyannamelerinin, damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Diğer yönden, “Döviz kazandırıcı faaliyetlerin kısmen veya tamamen gerçekleştirilmemesi halinde, gerçekleşmeyen kısma ait alınmayan damga vergisi, mükelleflerden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ceza ve gecikme faizi ile geri alınır.” Hükmü mucibince geri gelen eşyanın ihracatı aşamasında tanzim edilen ihracat beyannameleri için de damga vergisi ceza ve gecikme faiziyle birlikte geri alınması söz konusu olacaktır.

Menşe İspat Belgeleri Açısından Damga Vergisi Nasıl uygulanmalıdır?
488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tabloda (III/2-a bendinde Ticari Kağıtlar başlığı altında) Menşe ve Mahreç şahadetnameleri (Menşe İspat belgeleri) damga vergisi münderecatında sayılmış olup, söz konusu menşe ispat belgeleri 2019 yılı için 25,10-TL maktu damga vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca:

 Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 18.07.2014 tarihli 76216 sayılı yazısına göre, menşe şahadetnamesi olarak değerlendirilen fatura beyanlarının maktu damga vergisine tabi tutulması,
 Menşe ispat belgeleri için antrepo aşamasında ve serbest dolaşıma giriş beyannamesi aşamasında verginin mükerrer tahsiline yol açacağı düşüncesiyle aynı belgenin farklı rejimdeki beyannamelere konu edilmesinde ayrı ayrı damga vergisine tabi olmaması,
 Menşe Şahadetnamesi, tedarikçi beyanları (uzun dönem-kısa dönem), ihracatçı beyanları, EUR 1, EUR-MED, Form A ve Fatura beyanı gibi menşe ispat belgesinin damga vergisine tabi tutulması,
 ATR Dolaşım Belgesi menşe ispat belgesi olmayıp, eşyanın serbest dolaşımda olup olmadığını gösteren bir belge olması ve kanunun I sayılı tablosunda zikredilmemesi münasebetiyle damga vergisine tabi tutulmaması,
Gerektiği mütalaa edilmektedir.



 İnternet Sitesi Üzerinden On-line Olarak Ve Elektronik Posta Mesajı İle Gerçekleştirilen Mal Ve/Veya Hizmet Alım Satım İşlemleri Damga Vergisine Tabi midir?
GİB, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı, Mükellef Hizmetleri KDV Ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü’nün 90792880-155[1-2012/1360]-894 sayılı ve18/09/2014 tarihli yazılarında konu açık ve net bir şekilde ortaya konulmuştur. Buna göre:

 Karşı tarafça yazılı ya da elektronik imza kullanılmak suretiyle elektronik olarak teyit edilmemiş ve herhangi bir sözleşmeye bağlanmamış olan sipariş emirlerinin damga vergisine tabi tutulmaması,
 Belli parayı ihtiva etmeyen bir sözleşmenin imzalanmasını müteakip bu sözleşmeye atfen ve/veya sözleşmede yazılı birim fiyatlar kullanılmak suretiyle düzenlenen belli paranın hesaplanabildiği sipariş emirlerinin, mevcut sözleşme hükümlerini değiştiren yeni bir kâğıt olması nedeniyle damga vergisine tabi tutulması,
 İnternet sitesi üzerinden on line olarak yapılan sipariş emirleri ile sipariş emri düzenlemeksizin elektronik posta iletisi şeklinde teklif ve kabul süreci gerçekleştirilen alım işlemlerinin 5070 sayılı Kanunda tanımlanan elektronik imza kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde kabule ilişkin elektronik imzanın kullanıldığı tarih itibarıyla damga vergisine tabi tutulması ve söz konusu damga vergisinin sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunan tarafça, her iki tarafın sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunması veya bulunmaması durumlarında ise taraflardan herhangi birince müteselsil sorumluluk dahilinde Damga Vergisi Kanununun 22 nci maddesi kapsamında damga vergisi beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi,
 5070 sayılı Kanunda tanımlanan elektronik imza kullanılmaksızın gerçekleştirilen internet sitesi üzerinden on line olarak yapılan alım işlemlerinde ise damga vergisi aranılmaması,
Gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Sonuç ve değerlendirme:

Devletin temel amaç ve görevlerinin hüküm altına alındığı anayasamızın 5. Maddesinde de zikredildiği üzere, devletin başlıca görevlerinden biri de sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. Bu nedenle sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayan ve mükellefine, ekonomik engel olarak devasa bir vergi yükü getiren Damga Vergisi Kanunu’nun, yapısal olarak yeniden değerlendirilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Zira özellikle sözleşme bedelleri üzerinden alınan damga vergisi muhatabına alım-satım yaptığı emtianın % 1 (binde 9,48) oranında maliyete sebep olmaktadır. Bu mali yükten kaçınmak için mükellefler ya hiç sözleşme yapmamakta ya yaptıkları sözleşmeleri resmi mercilere sunmakta imtina etmekte veya da sözleşmelerin içinde nispi vergi doğuracak bir ifade geçmemesi için türlü laf ebeliği yapmak zorunda kalmaktadırlar.

Bu durum, mükellefle İdare’yi birbirinden uzaklaştıran, vergi kaçırma olmasa bile vergiden kaçınma sonucunu doğuran fiili durumu ortaya çıkarmaktadır. Anayasanın 48’inci maddesiyle de koruma altına alınmış olan “Sözleşme Hürriyeti” hakkının özgürce kullanılması açısından damga vergisinin makul seviyelere çekilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir.

Hâki DEMİRTAŞ
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri (YGM)
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları