DAP, DAT ve DDP Teslim Şekillerinde Sigorta ve Damga Vergisi

Son Güncellenme Tarihi: 20.11.2018
Haki DEMİRTAŞ

Haki DEMİRTAŞ

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Teslim Şekilleri, uluslararası ticarette bilinen meşhur ismiyle İNCOTERMS, Milletler Arası Ticaret Odası (ICC- ICC – International Chamber of Commerce) tarafından düzenlenen, eşyanın taşınması ile teslimi aşamalarında, sorumluluklar ve maliyetlerin taraflar arasında dağılımını belirleyen kuralları ifade etmektedir.

Söz konusu kurallar, eşyanın taşınması ve tesliminde yaşanan problemlerin bertaraf edilmesi maksadıyla ticari hayatımıza girmiş olup, ilk olarak 1936 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Incoterms, değişen koşullara bağlı olarak 1963, 1967, 1976, 1980, 1990, 2000 yıllarında revize edilmiş olmakla birlikte hali hazırda 01.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olan Incoterms 2010 versiyonu kullanılmaktadır. Sözleşme ve belgelerde belirtilmesi şartıyla bütün versiyonların kullanılmasında bir beis olmadığı gibi; kuralların hukuki açıdan ihtiyari nitelik taşıdığını da belirtmek faydalı olacaktır.

Makalemizin başlığını oluşturan teslim şekillerini kısaca tarif etmek gerekirse:

1- DAT – Delivered at Terminal

Terminalde Teslim; Tüm masraf ve riskler ihracatçıya ait olmak üzere, eşyanın ithalatçının ülkesinde belirlenen liman/terminalde araçtan boşaltılarak teslim edilmesidir. Satıcının alıcıya karşı sigorta sözleşmesi yapmak yükümlülüğü yoktur

2- DAP – Delivered at Place

Belirlenen Yerde Teslim; Eşya ithalatçının ülkesinde ve belirlenen adrese vergiler hariç tüm masraflar ödenmiş olarak teslim edilir. Satıcının alıcıya karşı sigorta sözleşmesi yapmak yükümlülüğü yoktur

3- DDP – Delivered Duty Paid

Gümrük Vergileri Ödenmiş Halde Teslim; Eşyanın ithalatçının ülkesinde tüm masraflar ve gümrük vergileri ödenmiş olarak tüm teslim edilmesidir. Satıcının alıcıya karşı sigorta sözleşmesi yapmak yükümlülüğü yoktur

Tanımlardaki tüm masraflar sayılırken, sigorta yükümlülüğünün satıcının sorumluluğundan ari gösterilmesi tezat bir durumu ifade ettiği açıktır. Durum bu minval üzereyken, T.C. Ticaret Bakanlığı Orta Karadeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü tarafından 09.11. 2018 tarih ve 36653135-205-E-00038713016 sayılı İncoterms 2010 teslim şekilleri konulu yazının yayımlanmasıyla DAP, DAT ve DDP gibi teslim şekilleriyle yapılan işlemlerde sigorta meselesi yeniden gündem oldu. Söz konusu yazıda kısaca “ Bu itibarla alıcı tarafından herhangi bir sigorta ödemesi beyanı yapılmayan DAP, DAT ve DDP gibi teslim şekillerine konu ithalat beyannameleri için ilgili firmasından alıcı-satıcı arasında düzenlenmiş olan bir sigorta sözleşmesinin olup olmaması sorulması ve ibrazının istenilmesi, böyle bir sözleşmenin bulunması halinde ise sözleşmede sigorta yükümlülüğünün satıcıya ait olduğuna dair herhangi bir madde bulunmaması durumunda sigorta yükümlülüğünün alıcıda olduğu kabul edilerek söz konusu sigorta masrafının 4458 sayılı Kanun’un 27/e maddesine göre gümrük kıymetine ilave edilmesi gerekmektedir. " ifadeleri kullanılması üzerine, mezkûr teslim şekilleriyle işlem yapan firmalarda tedirginlik oluşmasına neden oldu. Oysa bahis konusu yazı, yeni bir şey getirmediği gibi firmalarımızın ticaret kurallarını bilerek yapmalarının önemini vurgulaması adına ayrıca dikkate şayandır.

Bilindiği üzere DAP, DAT ve DDP gibi teslim şekillerinde satıcının sigorta ettirme sorumluluğu yoktur. Eğer belirlenen teslim yeri net değilse satıcı bu noktalardan kendi amacına en uygun olanını seçebilir. Satıcının bu seçimi, alıcının bilgisizliğiyle harmanlanırsa hem eşyanın başına bir şey gelmesi halinde sigortadan parasını alamama durumuyla; hem de gümrük kıymetine sigortayı ilave etmediği için kıymet eksikliği münasebetiyle cezai yaptırım riskiyle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Zira Gümrük Kanunu 27/e maddesine göre varış limanına kadar yapılan sigorta ve giderlerinin fiilen ödenen veya ödenecek kıymete ilave edilmesi zorunludur. Bu bakımdan ihtiyatı elden bırakmamak adına makalemize konu teslim şekilleriyle ticari faaliyetlerini sürdüren alıcı tarafına naçizane tavsiyelerimiz olacaktır.

1- Yükümlülüklerin nerede başlayıp, nerede bittiğinin net bir şekilde ortaya konulmasına,
2- Satıcı ile aranızda sigorta sözleşmesinin yapılmasına,
3- Sigorta yükümlülüğünün satıcıya ait olduğuna,
4- Yükümlülüğü karşı taraf üzerine almıyorsa; sigortanın tarafınızca yapılmasına,
5- Türkiye’deki giriş liman veya varış yerine kadar (Hatta kapınıza kadar) sigortanın yapılmış olduğuna,

dikkat edilmesi “Mal, canın yongasıdır” atasözüyle de muvafık düşecektir.

Satıcı ile alıcı arasında sigorta sözleşmesinin yapılıp yapılmadığı hususundan dem vurmuştuk. Sözleşme lafzını duyduğumuzda aklımıza Damga Vergisi Kanunu geldiğinden, bu meyandaki sözleşmelerin damga vergisinin konusu olup, olmadığı da diğer bir mevzuu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Damga vergisi kanunu açısından konuya projeksiyon tuttuğumuzda, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu; 9 uncu maddesinde, Kanuna ekli (2) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır. 488 sayılı Kanuna ekli (2) sayılı tablonun "IV-Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün (5) numaralı fıkrasında, Sigorta, reasürans ve koasürans sözleşmeleri, bireysel emeklilik, gruba bağlı bireysel emeklilik, işveren grup emeklilik sözleşmeleri, diğer kağıtlarda yer alan sigorta yaptırma taahhütleri ile sigorta primleri ve bireysel emeklilik katkı paylarının ödenmesine ilişkin kâğıtlar ve sigortanın tecdit ve temdidi ile temin olunan meblağın tezyidi halinde verilen beyanname ve avönanlar damga vergisinden istisna olduğu hükme bağlandığından, makalemize konu sigorta sözleşmelerinin, Damga Vergisi kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği mütalaa edilmektedir (Ayrıca bu meyanda Gelir İdaresi başkanlığınca yayımlanmış özelgeler de mevcuttur).

Sonuç olarak, bahis konusu teslim şekillerinde varış yerine kadar bütün masraflar ve risk satıcıya ait olmakla birlikte sigorta yükümlülüğünün kapsam dışında bırakılması gerek gümrük uygulamalarında gerekse sigorta tazminleri açısından ihtilaflara zemin teşkil ettiği izahtan varestedir. Mezkur itilafların bertaraf edilmesi adına CİF ve CIP teslim şekillerinde olduğu gibi asgari sigortanın satıcının sorumluluğunda olmasına dair kuralın yeni İNCOTERMS revizyonlarına konu edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

Haki DEMİRTAŞ
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları