Geçici İthalat Rejiminde Yükümlülük ve Gecikme Zammı

Son Güncellenme Tarihi: 14.11.2018
Atilla ŞAHİN

Atilla ŞAHİN

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Tam muafiyete tabi tutulmak suretiyle geçici ithali yapılan eşyaların rejim hükümlerine uygun olarak kullanımı sırasında ilgili mercilerden izin alınmak suretiyle serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 207/1-b) bendi hükmüne istinaden geçici ithalat beyannamesi tescil tarihi itibariyle gecikme zammı uygulanıp uygulamayacağı konusunda gümrük idarelerinin kafasının bir hayli karışık olduğu gözlenmektedir.

Genelde gümrük idareleri, Kanun’un 207 inci maddesi kapsamında geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlalinden dolayı doğan gümrük yükümlülüğü ile, geçici ithalat rejimine konu eşyanın rejim hükümlerine aykırılık oluşturmadan izin alınmak suretiyle serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması nedeniyle bu rejime ilişkin doğan gümrük yükümlülüğü ayırımı konusunda farklı bir yorumda bulunmak suretiyle gecikme zammı uygulanmasını öngörmekte olup, konu gümrük idarelerince yukarıda zikredildiği şekliyle değerlendirildiğinden, bu konunun başta 4458 sayılı Gümrük Kanunu olmak üzere tüm yasal mevzuatın öngördüğü kurallar arasındaki illiyet bağı kurulmak ve analitik bir yöntemle irdelenmesi önem arz etmektedir..

I. Kısmi Muafiyete Tabi Eşyanın Geçici İthalinde Gümrük Yükümlülüğünün Doğması/Başlaması

Kısmi muafiyete tabi eşya için gümrük yükümlülüğünün başlangıcı Gümrük Kanunu’nun 181 inci maddenin 1./b) fıkrasında, ithalat vergilerine tabi eşyanın ithalat vergilerinden kısmi muafiyet suretiyle geçici ithali için verilen gümrük beyannamesinin tescili tarihinde başlayacağı hükme bağlanmıştır.
  
Kısmi muafiyete tabi eşya için gümrük yükümlülüğünün hangi hallerde doğacağı ise Gümrük Kanunu’nun gümrük yükümlülüğünün doğmasıyla ilgili genel hükümlerinin yer aldığı 181 ila 194 üncü maddelerinde sistematik bir şekilde tanımlanmıştır. Bu tanımlardan hareketle kısmi muafiyete tabi tutulan geçici ithal eşyası için gümrük yükümlülüğünün doğumunu, kısmi vergiler ile teminata ilişkin yükümlülükler dahil rejime ilişkin tüm yükümlülüklerin yerine getirilip, eşyanın gümrük işlemlerinin bitirilmesi olarak tanımlayabiliriz. Burada Kanun’a uygun olarak bir gümrük yükümlülüğünün doğumundan bahsedilmektedir. Kısmi muafiyete tabi tutularak geçici ithali yapılan eşyanın, rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük gözetiminde çıkarılması ya da Kanuna aykırı bir şekilde izin hak sahibi olmayanlara devredilmek ya da satılmak suretiyle serbest dolaşıma sokulması halinde de gümrük yükümlülüğünün doğacağı yine Gümrük Kanunu’nun 182, 183 ve 184’üncü maddelerinde açıkça hükme bağlanmıştır.

Görüleceği üzere burada gümrük yükümlülüğünün doğumundan bahsedebilmek için, fiili bir durumun oluşması gerekmektedir. Birinci halde, Kanuna uygun olarak kısmi muafiyete tabi olarak geçici ithalat rejimine tabi tutularak gümrük işlemlerinin bitirilmesi halinde gümrük yükümlülüğü doğmakta(kısmi vergiler bakımından); ikincisi halde ise Kanuna aykırı bir şekilde rejime konu eşyanın gümrük gözetiminden çıkarılması ya da Kanuna aykırı olarak serbest dolaşıma sokulması veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülüklerden birinin yerine getirilmemesi halinde gümrük yükümlülüğü doğmaktadır. Ayrıca ilgili mercilerden izin alınmak kaydiyle serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde de gümrük yükümlülüğünün doğacağı ve bu durumda yükümlülüğün başlangıç tarihinin Gümrük Kanunu’nun 181/1-(b) bendi hükmü gereği geçici ithalat beyannamesi tescil tarihi olacağı açıktır.

Nitekim Gümrük Kanunu’nun 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi hükmünde zikredildiği üzere, ithal eşyası için bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, gümrük vergilerinin tutarı, geçici ithal rejimine ilişkin beyanda bulunulduğu tarihte söz konusu eşyaya ait vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına istinaden tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

II. Tam Muafiyete Tabi Eşyanın Geçici İthalinde Gümrük Yükümlülüğünün Doğması/Başlaması

Tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşya için bir gümrük yükümlülünün doğmasını da, yukarıda ifade edildiği şekilde Gümrük Kanunu’nun genel sistematiği içerisinde zikredilen hükümler çerçevesinde ikili bir ayırıma tabi tutabiliriz.
  
Birincisi, geçici ithalat rejimine tabi tutulan tam muafiyet konusu eşya, bu rejim hükümlerine uygun olarak kullanımı sırasında ya da bu rejim hükümlerinin yerine getirilip ibra edilmesini takiben, ilgili mercilerden izin alınması suretiyle serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halidir. Bu şekilde tam muafiyete tabi olarak geçici ithali yapılan eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde, Gümrük Kanunu’nun 134 üncü maddesinin ikinci cümlesinde zikredildiği üzere, aynı Kanunu'nun 193 üncü maddesinde belirtilen tarihte söz konusu eşyaya ilişkin vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarının dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmünde bahsedilen yükümlülük, Gümrük Yönetmeliğinin 386 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında zikredildiği üzere, geçici ithal eşyasının serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması nedeniyle bir yükümlülük doğması halinde, yükümlülüğün başlangıcı olarak serbest dolaşıma giriş rejimine ilişkin beyannamenin tescil tarihi olarak belirlenmiştir. Nitekim Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2009/33 sayılı Genelgesinin birinci maddesi buna açıklık getirmiş bulunmaktadır.

İkincisi, Gümrük Kanunu’nun 182 ve 183 üncü maddelerinde belirtildiği üzere, geçici ithale konu eşyanın Kanun’a aykırı bir şekilde serbest dolaşıma sokulması ya da gümrük gözetiminden çıkarılması veya 184’üncü maddesinde belirtildiği üzere tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülüklerden birinin yerine getirilmemesi halinde gümrük yükümlülüğü doğmaktadır. Bu şekilde bir gümrük yükümlülüğü doğması halinde ise, yükümlülüğün ne zaman başlayacağı ve kimlerin yükümlülükten sorumlu olacakları zikredilen Kanun maddelerinde açık olarak hükme bağlanmıştır.

III. Gecikme zammı(gecikme faizi)uygulanması durumu

Bilindiği üzere 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 207/1 inci maddesinde,

“1. Nakdi teminat dışında bu Kanuna göre;

a) Tahakkuk ettirilip tahsili gereken gümrük vergileri için verilen teminatın kabulu tarihinden itibaren,
b) Bir şartlı muafiyet rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin gümrük yükümlülüğü doğması halinde, şartlı muafiyete ilişkin beyannamenin tescili,
tarihinden itibaren başlamak üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Hakkında Kanun’un 51 inci maddesine göre tespit edilen gecikme zammı tahsil edilir.”
Konuya ilişkin Gümrük Yönetmeliğinin 323 üncü maddesinin 2 inci fıkrasının e) bendi ise,
“.......Kanunun 131 inci maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu Kararı ile ithalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilecek taşıtlar, konteynerler, paletler, yolcular tarafından ithal edilen kişisel eşya ve sportif amaçlı eşya, ses, görüntü veya veri taşıyan eşya ve turistik reklam malzemesi, sergilenmek veya satılmak amacıyla getirilen eşya, doğal afetlerde gönderilen yardım malzemesi, sanat eşyası, antika eşya ve mücevherat, tip onaylama işlemi için getirilen eşyanın serbest dolaşıma girişi esnasında doğan gümrük yükümlülüğünde, gecikme zammı oranında faiz uygulanmaz.”

Hükmünü içermektedir.

Madde metninden de görüleceği üzere Kanun’un 207 inci maddesi ile,

• Gümrük Kanunu’nun 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi hükmüne istinaden, tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşya ile ilgili olarak gümrük yükümlülüğü doğması halinde, 193 üncü maddede belirtilen tarihte söz konusu eşyaya ilişkin vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurları dikkate alınacağı,
• Gümrük Yönetmeliğinin 386 ıncı maddesinin (2) inci fıkrası hükmüne göre, ithalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma tabi tutulması durumunda, Kanunun 193 üncü maddesi gereği gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihteki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına göre tespit edilerek ithalat vergilerinin alınacağı,
• Bu maddelerin uygulanmasına ilişkin 2009/33 sayılı Genelgenin 1 inci maddesinde ise; “Tam muafiyet suretiyle geçici ithal edilen eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulmak istenmesi halinde tahsil edilecek gümrük vergileri tutarının, söz konusu eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine ilişkin beyanda bulunulduğu tarihte geçerli bulunan vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına istinaden tespit edilmesi,”
• Kanun’un bu maddesiyle ilgili Gümrük Yönetmeliği’nin 323/e fıkrasında belirtilen 2009/15481 sayılı BKK nın 41 inci maddesi hükmü çerçevesinde teminattan muaf olarak geçici ithali yapılan eşyalar ile sözlü beyana tabi tutulmak suretiyle geçici ithali yapılan eşyalar için bir gümrük yükümlülüğü doğan hallerde faiz alınmayacağı hususu
Hükme bağlanmıştır.

IV. Gümrük Yönetmeliği’nin 323/(2)-e) bendi hükmünün gerekçesi

Kanun’un 131 inci maddesinde; ithalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejiminin uygulanabileceği durumlar ve özel şartların Bakanlar Kurulunca tespit edileceği hükme bağlanmış olup, konuya ilişkin 2009/15481 sayılı BKK nın 41 inci maddesinin (2) nci fıkrası:

“(2) Ancak, Kanun’un 202 nci maddesi hükmü uyarınca;

a) Sözlü beyana konu olan eşya, (Gümrük Yönetmeliğinin 169 ve 171 nci maddesinde sayılmıştır)
b) Yazılı beyana konu olan;

1)Türkiye Gümrük Bölgesinde meydana gelen kriz hali nedeniyle bir kamu kuruluşu adına veya kamu kuruluşu tarafından yetkili kılınan kuruluşlar adına gönderilen yardım malzemeleri,

3) Hava,deniz ve demiryolu şirketlerine veya posta idarelerine ait olan ve bunlar tarafından uluslararası trafikte kullanılmak üzere üzerleri ayırtedici biçimde işaretlenmiş malzeme,

İçin teminat aranmaz.”

Hükmünü içermekte olup, Karar’ın 41 inci maddesinde sayılan ve teminat alınmayan eşyalar ile özelliği nedeniyle sözle beyana tabi tutulan eşyalar, Gümrük Yönetmeliğinin 323/(2)-e) bendi kapsamda yer alan ve geçici girişlerinde teminat muafiyeti nedeniyle teminata bağlanmayan eşyaların geçici ithallerinden sonra, bu eşyaların serbest dolaşıma girişi esnasında gümrük yükümlülüğü doğan durumlarda faiz uygulanmayacağı belirtilmektedir.

Gümrük Yönetmeliği’nin 323/e fıkrasında sayılan tam muafiyete tabi olarak geçici ithali yapılan eşyaların önemli bir kısmı 2009/15481 sayılı Karar’ın 41 inci maddesi kapsamında teminattan muaf tutulan eşyalar olup, geçici ithal edilen taşıtlar ile konteynerler ise uluslar arası sözleşmelerle tesis edilen kefil kuruluşlarının kefaletinde teminat verilmeksizin geçici ithali yapılan eşyalar olup, bu madde hükmü dışında tam muafiyete tabi olarak geçici ithali yapılan eşyaların Gümrük Kanunu’nun 134’üncü ve Gümrük Yönetmeliği’nin 386/2’inci maddesi hükümlerine göre serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan diğer eşyalar için faiz alınacağı sonucu çıkarmak, gerek sayılan bu madde hükümlerine aykırılık teşkil edeceği gibi Gümrük Kanunu’nun gümrük yükümlülüğünün doğması ve başlaması ile ilgili hükümlerinin sistematiğine ve içeriğine de aykırılık teşkil edecektir.

Gümrük Yönetmeliği’nin 323/(2)-e bendi mülga Gümrük Yönetmeliği’nin 445/c fıkrası hükmünün bir kısmı dikkate alınmak suretiyle uygulandığından bu haliyle yanlış yorumlara da yol açmaktadır. Oysa mülga Gümrük Yönetmeliği’nin 445/c fıkrasında;

“Geçici, ithalat rejimine tabi tutulan eşya hakkında rejim hükümlerine uyulmaması nedeniyle bir gümrük yükümlülüğü doğması halinde, nakdi teminat dışındaki terminatlar için teminatın kabul edildiği tarihten başlamak üzere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca gecikme zammı oranında faiz uygulanır.”

Hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde Gümrük Kanunu’nun konuya ilişkin genel hükümleri ile uyumlu olup, farklı bir değerlendirme yapılmasının da önüne geçilmişti. Oysa yürürlükte bulunan Gümrük Yönetmeliği’nin 323/e fıkrası hükmünde yukarıda zikredilen hüküm çıkarıldığından gümrük idarelerince Kanun’nun genel sistematiğini bozacak ve ayrıca 6183 sayılı Kanun hükümlerine de aykırılık oluşturacak bir faiz uygulaması yapılmasının önü açılmıştır.

Diğer yandan benzeri bir konuda Gümrük Yönetmeliğinin 323/(2)-c) bendi;

“359 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen işlem görmüş ikincil ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması durumunda,”

Birinci fıkra hükmüne göre Kanun’nun 207 inci maddesine göre gecikme zammı oranında faiz uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Bilindiği üzere dahilde işleme rejimi kapsamında geçici ithal edilen maddelerin işlenmesi sırasında ortaya çıkan ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde Gümrük Kanunu’nun 115 inci maddesine istinaden, ikincil işlem görmüş ürünlerin serbest dolaşıma giriş rejimine ilişkin beyannamenin tescil tarihindeki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurları dikkate alınmak suretiyle ithalat vergilerinin hesaplanacağı hükme bağlanmıştır.

Görüleceği üzere, Gümrük Kanunu’nun 115 inci maddesi kapsamındaki ikincil işlem görmüş ithal eşyası ile 134 üncü maddenin ikinci cümlesi kapsamında tam muafiyete tabi tutularak geçici ithal edilen eşyaların rejim hükümlerini ihlal etmeksizin serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde gümrük yükümlülüğü her iki durumda bu eşyaların serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin tescili tarihinde başlamakta olup, konusu kapsamı, gümrük yükümlülüğü aynı statüde olan eşyalara Gümrük Yönetmeliğinin 323 üncü maddesine göre birisi için gecikme zammı uygulanmaması, ancak diğeri için uygulanması durumunun Kanun’un ruhuna ve de hukuka uygun olmayacağı görüşündeyiz.

Kısaca, Gümrük Yönetmeliğinin 323/(2)-c) fıkrası hükmü dahi tek başına 323/(2)-e) fıkrası hükmü için yukarıda açıkladığımız durumun doğru olduğunu hukuki manada açıklar niteliktedir.

V. Geçici ithalat rejimini sonlandıran haller

Gümrük Kanunu, Gümrük Yönetmeliği, Geçici İthalat Sözleşmesi ve Gümrük Genel Tebliği (Geçici İthalat) Seri No: 4 ün hükümleri birlikte değerlendirildiğinde geçici ithalat rejimini sonlandıran haller olarak;

• Gümrük Kanunu’nun 130 uncu maddesi hükmüne göre geçici ithal eşyasının yeniden ihraç edilmesi ya da gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma tabi tutulması,
• Geçici İthalat Sözleşmesinin 13 üncü Maddesi hükmüne göre geçici ithale konu eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutularak gümrük işlemlerinin tamamlanıp yurt içi kullanıma tabi tutulması,
• Gümrük Yönetmeliğinin 386’ncı maddesine göre serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması,
• 4 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliği’nin 12 inci maddesinde belirtildiği üzere, eşyanın yurt dışı edilmesinden vaz geçilerek süresi içerisinde serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması, geçici depolama yerine veya antrepoya alınması ya da hazineye hiç bir külfet yüklenmeksizin gümrüğe terk edilmesi,

Çıkış hükmünde olarak kabul edilmiştir.

Tam muafiyet kapsamında geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşya, yukarıdaki hükümler çerçevesinde gümrüğe sunulup gümrükçe onaylanmış bir işleme tabi tutulması halinde geçici ithalat rejimi ibra edilmek suretiyle sonlanmakta olup, geçici ithalat rejimi ibra edilmek suretiyle serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşya için Gümrük Kanunu’nun 184 ncü maddesinin ikinci cümlesi ve Yönetmeliğin 386/2 inci maddesi ile gümrük yükümlülüğünün başlangıcı, serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihi olarak belirlenerek bu tarihteki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarının uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

VI. Gümrük Kanunu’nun 207 inci maddesinin kapsamı

Gümrük Kanunu’nun 207 inci ve Gümrük Yönetmeliğinin 323 üncü maddeleri, Kanun ve Yönetmeliğin ilgili bölümleri incelendiğinde “Teminat” yükümlülüğü ile ilgili maddeler olup, Kanun’un 207’nci maddesi ile Yönetmeliğin 323’ üncü maddesi; teminat verilen hallerde, teminat konusuna ilişkin bir gümrük yükümlülüğü doğması durumunda kamu alacağının nema kaybını önlemeye yönelik uygulanacak gecikme zammını(gecikme faizi) düzenlemektedir.

Teminat konusu şartlı muafiyet rejimi ibra edilmesi halinde bu rejim için gümrük yükümlülüğü sonlanmaktadır. Şartlı muafiyet rejimin sonlandırılması ise rejimin öngördüğü şekilde gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasıdır. Geçici ithal eşyasının Kanun ve mevzuatın öngördüğü şekilde rejim sonlandırılması halinde bu rejim için gümrük yükümlülüğü sona ermekte ancak başka bir gümrükçe onaylanmış bir işleme örneğin SDGR’ne tabi tutulması halinde artık bu rejimin(SDGR) öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekecektir.

458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 207 inci Maddenin Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Madde Gerekçesinde;

“Bu madde ile nakdi teminat dışında teminat verilmesi halinde, tahakkuk ettirilerek tahsili gereken ancak teminata bağlanan gümrük vergileri için, bu teminatın kabulü tarihinden itibaren geçici ithalat rejimi hükümleri dışındaki bir şartlı muafiyet düzenlemesine tabi tutulan eşyanın serbest dolaşıma girmesi veya ilgili rejim hükümlerine uyulmaması nedeniyle bir gümrük yükümlülüğünün doğması halinde buna ilişkin teminatın kabul tarihinden itibaren başlamak üzere Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında faiz tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. Bu şekilde, gerçekten erteleme ihtiyacında olmayan kişilerin gümrük idarelerine başvurmalarının önlenmesi ve amme alacağının nema kaybının ortadan kaldırılması sağlanmıştır”

Kanun’un 207 inci madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, geçici ithalat rejimini hariç tutarak diğer şartlı muafiyete tabi tutulan rejimler için bir gümrük yükümlülüğü doğması halinde o rejime ilişkin teminatın kabulü tarihinden itibaren gecikme zammı alınacağı öngörülmüştür.

VII. Gümrük Kanunu’nun genel sistematiği ve madde hükümleri arasındaki illiyet bağı kurularak yapılan değerlendirme

Kanun’un 207 inci maddesinin 1-b) bendi hükmünü;

- Kanunun 114, 126 ve 181/1-b) maddeleri kapsamında bir gümrük yükümlülüğü doğması halinde yükümlüğün başlangıcı bu rejimlere ilişkin beyannamenin tescil tarihi itibariyle başlayacağı hükme bağlandığından, nakit teminat dışında teminat verilen hallerde ithal eşyası için ister o eşya kati ithal izni alınarak serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulsun, ister rejim hükümlerinin ihlali nedeniyle bir gümrük yükümlülüğü doğsun Kanun’un 207/1-b) bendi hükmüne istinaden gecikme zammı oranında faiz tatbik edilmesi gerektiği,

- Kanun’nun 115 inci maddesine istinaden dahilde işlem rejimi kapsamında nakit dışında teminat verilmek suretiyle ithal edilen eşyanın imalatı sırasında ortaya çıkan ikincil işlem görmüş ürünler ile 134 üncü maddenin ikinci cümlesinde belirtilen tam muafiyete tabi tutularak geçici ithal edilen eşya için rejim hükümleri ihlal edilmeden izin alınmak suretiyle rejim süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanıma tabi tutulmak suretiyle serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan durumlarda gümrük yükümlülüğü serbest dolaşıma giriş rejimine ilişkin beyannamenin tescil tarihinde başlayacağından, ithalat vergileri; bu tarihteki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurlarına göre hesaplanacağı Kanun’la hükme bağlandığından, ortaya çıkan gümrük yükümlülüğü artık serbest dolaşıma giriş rejimi ile ilgili olduğundan 207/1-b bendinde belirtilen gümrük yükümlülüğü ile bir illiyet bağı kurulamayacağından gecikme zammı uygulanmaması gerektiği,

- Ancak, Kanun’un 115 ve 134 üncü maddenin ikinci cümlesinde bahsedilen ithal eşyası rejim hükümlerine uyulmadığının tespiti halinde yukarıda açıklandığı üzere söz konusu ithal eşyası için gümrük yükümlülüğü rejime giriş(dahilde işleme/geçici ithalat) beyannamesinin tescil tarihi itibariyle başlayacağından bu rejim için nakit dışında teminat verilen hallerde Kanun’un 207/1-b bendi hükmüne göre gecikme zammı hesaplanması gerektiği,

Sonucu çıkmaktadır.

VIII. 6183 sayılı Kanun açısından değerlendirme

Bilindiği üzere 6183 sayılı Kanun’un gecikme zammını düzenleyen 51 inci maddesi hükmüne göre;

Kesinleşen amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranlarda gecikme zammı tatbik olunacağı hükme bağlanmıştır.

6183 sayılı Kanun hükümleri ve vergi hukuku kurallarına göre gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi aslına bağlı cezalar fer-i alacak olarak belirlenmiş ve fer-i alacaklar asıl alacağa bağlı bulunduğundan, asıl alacak için bir vergi ödeme yükümlülüğü başlaması halinde, fer-i alacak için de buna bağlı olarak bir yükümlülük doğar.

Örneğin, 02.01.2017 tarihinde tam muafiyete tabi tutulmak suretiyle ve ithalat vergileri nakit dışında teminata bağlanan geçici ithal eşyasının 02.10.2017 tarihinde serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde, Kanun ve Yönetmelik hükmüne göre asli vergi olan gümrük vergileri için ödeme yükümlülüğünün SDGB’ nin tescil tarihi olan 02.10.2017 tarihinde başlatılması ve bu tarihteki vergi oranı ve vergilendirme unsurlarına göre gümrük vergileri tahakkuk ettirilmesi gerekmektedir.

Örnekten hareketle;

- Geçici ithalat beyannamesi kapsamı eşya rejim hükümlerine uygun olarak 02.10.2017 tarihinde serbest dolaşıma giriş rejmine tabi tutulmakta ve bu rejim ibra edilmek suretiyle sonlanmaktadır. Bu nedenle geçici ithalat rejiminden doğan bir gümrük yükümlülüğünden bahsedilemez. Dolayısı ile geçici ithalat eşyası için tahsili gereken bir asli vergi unsuru bulunmamaktadır
- 02.01.2017 tarihli geçici ithalat beyannamesi için tahsili gereken ve kesinleşen bir amme alacı bulunmadığından olmayan bir asli alacak için fer-i alacak olan gecikme zammı uygulanmasının hiç bir yasal dayanağı bulunmadığından hukuka aykırı olacağı değerlendirilmektedir.


IX. SONUÇ

Tam muafiyete tabi olarak geçici ithalat rejimine tabi tutulan geçici ithalat eşyası ile ilgili olarak, rejim hükümlerine uygun olarak gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanıma tabi tutulup gümrük işlemleri bitirilmek suretiyle rejim ibra edildiğinden bu rejimle ilgili bir gümrük yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Gümrük yükümlülüğü, geçici ithalat rejimini sonlandıran serbest dolaşıma giriş rejimi ile ilgili olup, bu rejimle ilgili gümrük vergileri ödeme müddeti içerisinde ödenerek Kanunu’nun 208 nci maddesine istinaden gümrük yükümlülüğü sona erdiğinden ve geçici ithalat rejiminin ihlali nedeniyle doğan bir gümrük yükümlülüğü de bulunmadığından, Gümrük Kanunu’nun 207/1-b fıkrası kapsamında bir gümrük yükümlülüğünden bahsedilemeyeceğinden, tam muafiyete tabi eşyanın serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde gecikme zammı uygulanmasının kanuna aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

Gecikme zammı uygulamasına Gümrük Yönetmeliğinin 323/(2)-e) bendi gerekçe gösterilmesi, yukarıda ayrıntılı olarak yasal dayanakları ile açıklandığı üzere, bu maddenin Gümrük Kanunu’nun 134, 184 ve 238 inci maddeleri, Gümrük Yönetmeliği’nin 386/2 ‘inci maddeleri bağlamından koparılarak yalnızca Kanun’un 207 inci ve Yönetmeliğin 323 üncü maddesinin lafzıdan hareketle yapılan bir yorumdan kaynaklandığı değerlendirilmekte olup, gümrük idarelerinin bu konudaki farklı yorum yaparak hatalı uygulamaya yol açılmaması bakımından Gümrük Yönetmeliği’nin 323/e fıkrasının Gümrük Kanunu, Gümrük Kanunu Gerekçesi ve 6183 sayılı Kanun hükümleri ile çelişmeyecek surette yeniden düzenlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.


Atilla ŞAHİN
Gümrük Müşaviri

Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları