Gel Beraber Mesut Olalım

Son Güncellenme Tarihi: 10.06.2022
Erdem İLBEYİ

Erdem İLBEYİ

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları


Çanakkalemizin şirin beldesi Geyikli Ata Demirer tarafından 2016 yılında yapılan Eyvah Eyvah filmi ile pek bir tanınır oldu. Filmden önce tatilciler bu ilçemizi elbette çok iyi biliyorlardı. Fakat filmden sonra Türkiye’nin diğer ucunda yaşayan vatandaşlarımızda Geyikliyi tanıdılar. Filmin dillere pelesenk olan şarkısı da ‘bu fasulya yedi buçuk lira’ her yerde çalınır oldu. Tabi bugün şarkıyı revize etmek gerekiyor şüphesiz! Hem de her gün!

Neden? Nedeni enflasyonun sanata etkisi!! Şimdi fasulye kaç lira? Bu sorunun cevabı karmaşık! Çünkü her gün değişiyor!

Kısacası zor günlerden geçiyoruz toplum olarak. Kimse haksız değil! Yada herkes haklı! Fasulyeyi satanda haklı, alanda. Hatta kiralayanda!! Gıda fiyatlarında ki inanılmaz artış herkesin canını yakıyor. Bu durum hanelere huzursuzluk olarak yansıyor. Global konjonktür, ulusal durum bu fiyatların çok daha can yakıcı hale geleceğini gösteriyor! Korkuyoruz!

Bu yılın başında Gümrük Müşavirleri olarak bir şarkı daha dinledik! Hatta hep birlikte söyledik! Sanat güneşimiz Zeki Müren’den! ‘Adım Mesut Göbek Adım Bahtiyar!’ Ne diyor şarkıda sanat güneşimiz?

‘Sevgi dolu bir dünyam var dört yanımda tüm insanlar,
Dünya malı neye yarar; dostluklarla yaşıyorum.’

Yılbaşında bizim sektörde herkes çok mesut ve bahtiyardı geçekten. Bugüne kadar hiç alınmayan % 36 oranında asgari ücret zammı gelince hepimiz çok sevindik yalan yok. Fakat bu güne geldiğimizde bu bahtiyarlıktan eser kalmadı. Tüm şehirlerimizde ki meslektaşlarımız aynı durumdadır şüphesiz fakat İstanbul dış ticaretimiz açısından en fazla dış ticaret işleminin gerçekleştiği ve fiziki şartları bakımında en zor şehirlerden biri olduğu için İstanbul’dan örnek vermek istiyorum.

İstanbul’da ki Gümrük Müşavirleri İzmit – Çerkezköy arasında hizmet veriyor. Bir ucundan diğer ucuna 200 kilometreden fazla bir mesafeden bahsediyoruz. Yuvarlak hesap 200 diyelim. Gümrük Müşavirliği şirketinin orta noktada olduğunu var sayalım. Sefaköy - Şirinevler mesela. Aynı gün Derince Gümrük Müdürlüğü’nde ve Çorlu’da Avrupa Serbest Bölge’de (ASB) işiniz var diyelim. Minimum her yöne birer tane olmak üzere iki adam ve iki araca ihtiyacınız var. Birde tabi bolca yakıta! Bu gün en mütevazi araç 100 kilometrede 7 litre mazot yakıyor. Mazotun litresi 28 lirayı geçti. Bu durumda derince için 100 km gidiş 100’de dönüş deseniz 200 km yapar. ASB içinde aynı hesabı yapabiliriz. Etti mi size 400 km. Hadi diyelim hiç trafik yoktu. Frene basmadan gitti geldi arkadaşlar. 4 x 7 lt deseniz 28 litre mazot yakar araç. 28 lira x 28 lt dediğimizde 784 lira sadece mazot maliyeti!!! Derince Gümrüğü deniz gümrüğü ne kadar ihracat? 328 lira! ASB kara gümrüğü ihracat ne kadar? 251 lira. 328 + 251, 579 lira ediyor. Mazot maliyeti 784 lira!!

Daha bunun içinde personel gideri, yol masrafı, kırtasiye gideri, iletişim giderleri, köprü, otoban ve diğer sair giderler yok. Bunları alt alta yazınca ortaya çıkacak rakamdan korktuğum için yazmıyorum. Kabaca bir hesapla 13 – 17 EUR aralığında ihracat işlemi yapıyoruz. Herkes yurtdışından gelen faturaları görüyor. Gümrükleme maliyeti ne yazıyor yurtdışından gelen faturalarda? 75 EUR’un altında rakam gören var mı? 13- 17 EUR tutarında bir bedel aracın mazot maliyetini bile karşılamıyor. Maliyet unsuru olarak yakıt, personel, kırtasiye, iletişim, köprü ve otoban maliyetleri bunlar sadece!

Pardon bir şey sormak istiyorum!

Biz ne karşılığından fatura kesiyoruz??? Mazot, köprü otoban ücreti mi yoksa bilgi ve mesleki tecrübe mi? Dış ticaret erbabının % 95’i neden bizimle çalışıyor? Kimse kimseyi zorlamıyor öyle değil mi! Gümrük Müşaviriyle çalışmak zorunlu değil! E saydığımız maliyetler içinde bilgi, tecrübe ve müteselsil sorumluluk karşılığında alınması gereken risk maliyeti nerede? Bu hesabın içinde bunlar var mı? Yok!

Ocak ayında çalışan kesime yapılan asgari ücret zammından sonra bu güne kadar iki üç kez personele maaş iyileştirmesi yapmak zorunda kalan Gümrük Müşaviri biliyorum. Hem de sayısı hiç azımsanmayacak kadar fazla. Neden? Personelin kafası rahat olsun, hata yapmasın dış ticaret erbabının işinde sorun çıkmasın! Fakat bu gün artık bu durum Gümrük Müşavirliği şirketleri açısından sürdürülebilir değil. Üstüne birde kredi çekip müşterisinin birlik aidatlarını ödeyen mi dersin borca girip ordino ardiye ödemesi yapan mı? Çok üzülüyorum gerçekten!

Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarife Cetveli, Fix Ücret Cetveli olmuş adeta! Adı üzerinde ASGARİ! Yani minimum tutar! Bu cetveldeki ücretlere Bakanlığın zam yapmasını beklemek neden arkadaşlar? Bakanlık yapabilirde yapmayabilirde! Bunun bir önemi bir yok! Gümrük Müşaviri maliyetlerini hesaplamalı ve müşterisinden enflasyon nedeniyle gereken bu iyileştirmeyi talep etmeli.

Bakanlığın Asgari Ücrete zam yapması konusunda beklenti içine girmek ve ücretleri iyileştirmek için bunu bir dayanak olarak kullanmayı beklemek kendi ayağımıza kendi elimizle pranga vurmak anlamına gelir! Asgari ücret bir ölçüdür sadece! İşin en dip noktası! Biz en dibimi hak ediyoruz!? Gümrük Müşaviri kendi değerini kendi belirlemeli!

Açıklanan Mayıs ihracat rakamları ve bu gün oluşan enflasyonist ortam düşünüldüğünde iyileştirme talebini makul karşılamayacak dış ticaret erbabı olacağını düşünmüyorum. Varsa ve size hak etmediğiniz şeyler söylüyorsa bu durumda ilişkinizi gözden geçirmenizi tavsiye ederim! Üzgünüm ama yalın gerçek bu!

Unutulmamalıdır ki biz dış ticaret erbabının işini yapıyoruz. Tıpkı lojistik sektörünün diğer paydaşları gibi. Biz yoksak bu maliyet ve risk yapısı içinde hiç kimse işlerini bu kadar sağlıklı sürdüremez. Risk maliyetini bu kadar dip noktalara çekemez ve sırtından atamaz.

Müşteri kazanmak uğruna çok düşük rakamlara iş yapmak bugün görece olarak öne geçirebilir bazılarımızı fakat bu uzun vadede büyük sorunlara yol açıyor. Bugün bunu yaşıyoruz.

Francala ekmek satışı değil bu! Bu işte sürümden kazanmak olmaz! Olmamalı! Bu gün sen sürüm yapıyor olabilirsin! Fakat bu sürüm mantığının yarın seni sürüm sürüm süründüreceğini de aklının bir kenarına yaz lütfen!

Demiş ya ünlü ozan Sezen AKSU ‘acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir’ diye. Benim ki de o hesap. Bu acıyı tanıyorum!

Neyse gelin neşemizi bulalım! Sanat güneşimizi andık. O güzel şarkının son pasajı şöyle;

Kimsesizlerin kimsesiziyim, kimsesizim.
Yalnızların yalnızıyım, yalnızım.
Dertlilerin dertlisiyim, dertliyim.
Aşıkların aşkıyım, aşıkım.
İsmim Mesut, göbek adım Bahtiyar.
Yıllarca hep böyle bildiniz siz,
Mesut Bahtiyar'dan şarkılar dinlediniz!

Zeki Müren’i çok sevmeme rağmen dış ticaret erbabı ile Gümrük Müşaviri için sıradaki parçayı armağan etmek istiyorum.

Gözlerinden okunuyor, beni seviyorsun.
Sözlerin seni ele veriyor, sende istiyorsun.
Eninde sonunda benim olacaksın, hadi naz yapma.
Sevgiyi aşkı bende bulacaksın, yabana atma.
Bıktırma usandırma, yeter beni kızdırma.
Gel artık kollarıma, gül döktüm yollarına.
Gel gündüzle gece olalım,
Gel gökyüzünde yıldız olalım,
Seninle mutlu yarınlara koşalım.
Gel beraber mesut olalım.

Kalın sağlıcakla…

Erdem İLBEYİ



Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları