Gümrük Birliğinin Güncellenmesi

Son Güncellenme Tarihi: 1.06.2021
Recai Hergün

Recai Hergün

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Gümrük Birliğinin Güncellenmesi

(JEFTA ve TTIP)

Türkiye ile AB arasında tam üyeliği esas alan bir ortaklık ilişkisi tesis eden 1963 tarihli Ankara Anlaşmasıdır. Ankara Anlaşmasının geçiş dönemi hükümleri ve tarafların üstleneceği yükümlülükleri belirten (1973) Katma Protokol ise 22 yıllık bir süre sonunda gümrük birliğine ulaşılmasını öngörmüştür. Katma Protokol’de öngörülen geçiş dönemi, 1996 yılında Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesiyle sonlanmıştır. 1/95 sayılı Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Kararının 6 Mart 1995 tarihli toplantısında kabul edilmesinin ardından, Türkiye-AB Gümrük Birliği 1.1.1996 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Gümrük Birliği, sanayi ürünleri ile İşlenmiş Tarım Ürünlerinin sanayi paylarını içerecek şekilde düzenlenmiş, diğer bir deyişle temel tarım ve Avrupa Kömür Çelik Topluluğu (AKÇT) ürünlerinin yanı sıra hizmetler ticareti ve kamu alımları kapsam dışında bırakılmıştır. Temel tarım ürünlerinin ikili ticareti ise, karşılıklı tanınan tavizler çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu tavizler, Türkiye ile serbest ticaret anlaşması imzaladıktan sonra AB’ye tam üye olan ülkelere yönelik tercihli düzenlemeleri içerecek şekilde 2006 yılında güncellenmiştir.[1] 25.02.1998 tarihli 1/98 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı (98/223/EC) Türkiye’ye tarım ürünlerinin ithalatında PAAMK Sistemi Kapsamı Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelik[2] kapsamında uygulanmaktadır.

Tarım ticaretine yönelik karşılıklı tavizler düzenlenirken, Türkiye’ye karşı daha önce AB tarafından uygulanan tavizler genişletilmiştir. Bu kapsamda, tüm tarım ürünlerinde ad valorem vergi muafiyeti, bazı ürünlerde ise tarife kontenjanı çerçevesinde gümrük vergisi muafiyeti, spesifik vergi muafiyeti veya indirimi sağlanmıştır. Buna karşılık Türkiye 1/98 sayılı Ortaklık Konseyi Karar uyarınca; canlı büyük baş hayvan, dondurulmuş et, süt tozu, tereyağı, peynir, sebze ve çiçek fidanları, çiçek soğanları, elma, şeftali, tohumluk patates, tahıl, ham veya rafine bitkisel yağlar, şeker, domates salçası, bazı alkollü içkiler ve meyve suları ile hayvan yemi ürünlerinde tarife kontenjanları çerçevesinde AB’ye gümrük vergisi indirimi ya da muafiyeti şeklinde tavizler tanımıştır. İşlenmiş tarım ürünlerinde (İTÜ) ise gümrük vergileri, tarım payı için spesifik ve sanayi payı için ad valorem olarak uygulanmaktadır. Bazı İTÜ’lerde şeker, süt yağı ve nişasta oranlarına bakılarak, bazı İTÜ’lerde ise içeriğinde kullanılan temel tarım ürünleri girdilerinin koruma miktarlarına bağlı olarak hesaplanan tarım payları, ikili ticarette otonom olarak tespit edilmektedir. AB ve EFTA bölgesinin tabi olduğu tarım payına ilişkin vergiler, fiiliyatta üçüncü ülkelere nazaran daha düşük uygulanmaktadır. Sanayi payları ise taraflarca karşılıklı olarak sıfırlanmış, üçüncü ülkelerin ithalatında ise ortak gümrük tarifesinin uygulanması öngörülmüştür. Hayvansal olmayan gıda ürünlerinin AB’ye ithalatında gıda mevzuatının yanı sıra HACCP standartlarına uygunluk aranmakta ve ithalat işlemleri önceden belirlenen ihtisas gümrükleri üzerinden yetkili kuruluşların denetiminde gerçekleşmektedir.

Gümrük Birliği, esas itibariyle sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Diğer taraftan, Topluluğun 3448/93 sayılı Konsey Yönetmeliği ekinde listelenen "işlenmiş tarım ürünleri" Gümrük Birliği kapsamında yer alırken, İşlenmiş tarım ürünlerinin ithalatında, Topluluk sistemi ile uyumlu olarak oluşturulan mevzuat çerçevesinde, Toplu Konut Fonu (diğer bir ifadeyle tarım payı)[3] bütün ülkeler kaynaklı ürünler için uygulanırken, Gümrük Vergisi Oranı (diğer bir ifadeyle sanayi payı) sadece üçüncü ülkeler menşeli ürünlerde uygulanmaktadır.

Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Anlaşmasına dahil ürünlerde ise, AB ile Türkiye arasında bir serbest ticaret alanı oluşturulmasını öngören Anlaşma 1 Ağustos 1996 tarihinde yürürlüğe girmiştir. [4]

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ihtiyacı nasıl doğdu?

Tam üye olmadan AB Birliğine girilmesi ve hedeflenen 22 yıllık süre sonunda tam üye olunamaması ve günümüz itibariyle de belirsizliği sürmesidir. Nisan 2014’te Dünya Bankası, Avrupa Komisyonunun finansmanıyla, “AB-Türkiye Gümrük Birliği Değerlendirmesi” raporunu yayımlamıştır. Bu rapor, kısaca, gümrük birliği ile ilgili iki ana mesele üstünde durmuştur. Bir yandan sistemik problemler mevcuttur, örneğin Türkiye, AB gümrük birliği ile ilgili alanlarda karar alırken buna katılamamaktadır. Diğer yandan gümrük birliği çağdışı kalmıştır, örneğin AB pek çok devlet ile söz gelimi tarım, hizmet ticareti ve kamu alımlarını içeren ticaret anlaşması bağıtlamaktayken gümrük birliği salt mal ticareti ile ilgili kalmıştır. İşte gümrük birliği, özellikle bu nedenlerle bir güncellenme ihtiyacı içinde bulunmaktadır.

 

Gümrük Birliğinin dezavantajları ülkemiz aleyhine daha belirgin hale gelmiştir. AB’ye tam üyelik süreci müzakere aşamasında olup, yakın gelecekte tam üyelikle sonuçlanması mümkün gözükmemektedir Türkiye’nin AB’nin karar alma sürecinde yer almamasına rağmen Gümrük Birliği ile ilgili alınan kararlara uymak zorunda kalması, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının (STA) otomatik olarak Türkiye’yi kapsamaması gibi sorunlar zamanla Türkiye açısında ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Şöyle ki, AB ile STA imzalayan ülkelere ait serbest ticaret kapsamındaki mallar Türkiye’ye gümrüksüz olarak gelebilirken, Türkiye’ye ait malların söz konusu ülkelere gümrüksüz olarak gidebilmesi Türkiye’nin o ülkelerle STA yapmasına bağlıdır. Bu kapsamda, AB ile anlaştığında, mallarını Türkiye’ye de gümrüksüz gönderebileceğinin farkında olan bazı ülkeler Türkiye ile STA imzalamaya yanaşmamaktadırlar. Böylece AB ile STA imzalayıp Türkiye ile STA imzalamak istemeyen ülkelere karşı Türkiye ikili ticarette dezavantajlı duruma düşmektedir. Bu kapsamda Türkiye ile STA imzalamaya yanaşmayan Meksika, Güney Afrika, Cezayir ve yapılan görüşmelerde bir türlü istenilen mesafe kat edilemeyen Kanada gibi ülkelerin dışında, AB’nin STA imzalamayı düşündüğü Trump’un rafa kaldırdığı ancak gündeme gelmesi muhtemel olan ABD (AB- ABD Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı TTIP) ticaret anlaşması yeniden hayata geçirilebilir.

AB-Japonya Serbest Ticaret Anlaşması ya da kısaca JEFTAAvrupa Birliği ile Japonya arasında imzalanan ekonomik anlaşma 2019 itibarıyla yürürlüğe girmiştir. AB’nin Japonya ve ABD ile Transatlantik Ticaret Anlaşması da gerçekleşmesi halinde mevcut statüde ekonomimizin bu yükü kaldıramayacağı ve Türkiye’nin ciddi zarar görmesi kaçınılmazdır.  

Özellikle AB ile STA imzalayıp Türkiye ile STA imzalamaya yanaşmayan ülkelerle yapılan ikili ticarette dış ticaret dengesi Türkiye aleyhine olumsuz yönde etkilenebilecektir. Bütün bu nedenlerden dolayı Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamında yaşamakta olduğu mağduriyetin giderilebilmesi için, son dönemde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gündeme gelmiştir.

Gümrük Birliğinde güncellenmesi gereken konular:

Yukarıda da değinildiği üzere sistemik sorunlar içerisinde Karar Mekanizmasında olmamak, AB’nin üçüncü ülkeler ile yaptığı Serbest Ticaret Antlaşmalarının üstlenilmesinde yaşanan güçlükler ve Türkiye’nin dış ticaretine olumsuz etkileri, büyük hacimli ekonomiler ile STA’lar, AB güzergahında KARAYOLU (GEÇİŞ) KOTALARI SORUNU ön plana çıkmaktadır. Günümüzde AB birçok ülke ile sadece serbest ticaret antlaşmaları üzerinden tarım, hizmet ve kamu alımları ortaklıkları gerçekleştirirken, Türkiye ile arasında Gümrük Birliği antlaşması olmasına rağmen bu sorunu çözüme kavuşturamamaktadır. Gümrük Birliğinin genişletilmesine yönelik olarak gümrük birliğinin güncellenmek istediği alanlardan (daha önce gümrük birliği kapsamına alınmayan) “tarım”, “hizmetler” ve “kamu ihaleleri” ile ilgili olarak örneklendirilebilir.

Gümrük Birliğinin güncelleme yöntemi:

Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin kurulmasından sonra ortaya çıkan koşullar dikkate alınarak, hizmetler ve kamu alımları gibi alanların yanı sıra tarım ticaretinde daha ileri serbestleşmenin etkileri 2014 yılında CGE yöntemi kapsamında GTAP (Global Trade Analysis Project) analizi kullanılarak tahmin edilmiştir. Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğünce Dünya Bankası’na yaptırılan Gümrük Birliği’nin Değerlendirilmesi başlıklı çalışmada, dört farklı senaryonun ticaret, gayri safi yurtiçi hâsıla ve ekonomik refah üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir (World Bank, 2014).  

Senaryolar

Açıklama

Senaryo 1: Kapsamlı STA

Temel tarım ürünlerinde tüm gümrük vergilerinin herhangi bir miktar sınırlaması olmaksızın karşılıklı olarak tamamen kaldırılması

Senaryo 2: OGT’nin Üstlenilmesi

Senaryo 1’e ilave olarak, Türkiye’nin üçüncü ülkelere yönelik AB’nin Ortak Gümrük Tarifesini üstlenmesi

Senaryo 3: Gümrük Birliği’nin Genişletilmesi

Senaryo 2’ye ilave olarak, Türkiye’nin AB’nin imzaladığı STA’larda temel tarım ürünleri için sağladığı tercihli rejimleri ve Genelleştirilmiş Tercihler Sistemini üstlenmesi (Gümrük Birliği’ne temel tarım ürünlerinin dâhil edilmesi)

Senaryo 4: Ortak Tarım Politikasının Üstlenilmesi

Senaryo 3’e ilave olarak, Türkiye’nin Topluluğun Ortak Tarım Politikasına dâhil olması

Kaynak: MARMARA AVRUPA ARAŞTIRMALARI DERGİSİ · Cilt 23 · Sayı: 1 · 2015 25 -World Bank (2014)

Yukarıdaki senaryolara göre yapılan analizlerde, tarafların ekonomik refahının artacağı sonucuna varılmıştır. Refah artışının en çok, Türkiye için Üçüncü Senaryo’da (843 milyon dolar) ve AB için Dördüncü Senaryo’da (399 milyon dolar) oluşması beklenmektedir. Gümrük Birliği kapsamında ticaretin daha da serbestleşmesi, tüm senaryoların uygulandığı durumlarda tüketici fiyatlarının düşmesine ve ilk üç senaryoya göre tarım sektöründe istihdamın %0,5-3,25 arasında azalmasına yol açacağı tahmin edilmektedir. İstihdamdaki bu olumsuz etkinin giderilmesi amacıyla, tarımsal üretimde verimliliğin ve rekabet gücünün artırılmasına yönelik politikalar uygulanması önerilmiştir.

GTAP analizi ikili ticarette en fazla artışın AB ile yaşanacağını tahmin etmekle birlikte, bu etkinin AB’nin SPS önlemleriyle sınırlı kalacağını öngörülmüştür. Böyle bir ticaret artışının gerçekleşmesi için süt ürünleri, et ve et ürünleri ve balık üreten Türk gıda işletmelerinin SPS önlemlerine uyum maliyeti ise 2 milyar avro olarak hesaplanmıştır. Gümrük Birliği’nin tarım ürünlerini içerecek şekilde genişletilmesi (Üçüncü Senaryo) halinde, Türkiye’nin ihracatında en büyük artışın sebze, meyve ve kabuklu yemiş, bitkisel ve katı yağlar, süt ürünleri, şeker ve gıda ürünlerinde; ithalatında en fazla artışın ise buğday, sebze, meyve ve kabuklu yemiş, sığır eti ve süt ürünlerinde yaşanacağı beklenmektedir. Türkiye’nin Topluluğun Ortak Tarım Politikasına dâhil olması (Dördüncü Senaryo) durumunda, imalat sektöründen tarım sektörüne kaynak transferi olacağından, genel olarak daha düşük bir refah artışı tahmin edilmiş, mamul ürünlerde azalmaya rağmen Türkiye’nin temel tarım ürünleri üretimi ve ihracatında büyüme öngörülmüştür.

Özetle Dünya Bankası raporunda, genişletilmiş bir serbest ticaret anlaşması kapsamında tarım ticaretinin karşılıklı olarak serbestleşmesi uygulanabilir bir seçenek önerilmiştir. Diğer yandan, müzakerelerin tarafların öncelikleri göz önünde bulundurularak ürün bazında yapılması ve tarım sektörünün bütününde serbestleşmenin bir geçiş döneminde kontrollü şekilde gerçekleştirilmesi tavsiye edilmiştir.

Türkiye’nin ve AB’nin karşılıklı sağladıkları taviz listesindeki tarım ürünlerinde tarife indirimleri uygulaması halinde, bu indirimlerin etkilerini incelemek amacıyla aşağıdaki tablodaki senaryolar esas alınmıştır.  

Senaryolar

Açıklama

Senaryo 1: AB %54 İndirim

AB’nin Doha tarım müzakerelerinde teklif ettiği tarife indirim oranının Gümrük Birliği kapsamındaki tarım ürünleri için tek taraflı olarak bir defada uygulanması; diğer bir ifadeyle tarım ürünleri için AB’nin %54 oranında lineer olarak tarife indirimi yapması öngörülmektedir

Senaryo 2: AB %100 İndirim

AB tek taraflı olarak tarım ürünlerinde Türkiye’den yapılan ithalatta gümrük tarifelerini sıfırlayacaktır.

Senaryo 3: Türkiye %36 İndirim

Türkiye’nin Doha tarım müzakerelerinde teklif ettiği tarife indirim oranının Gümrük Birliği kapsamındaki tarım ürünleri için tek taraflı olarak bir defada uygulanması; diğer bir ifadeyle tarım ürünleri için Türkiye’nin %36 oranında lineer olarak tarife indirimi yapması öngörülmektedir.

Senaryo 4: Türkiye %100 İndirim

Türkiye tek taraflı olarak tarım ürünlerinde AB’den yapılan ithalatta gümrük tarifelerini sıfırlayacaktır.

Kaynak: MARMARA AVRUPA ARAŞTIRMALARI DERGİSİ · Cilt 23 · Sayı: 1 · 2015 25

Türkiye’nin ve AB’nin karşılıklı sağladıkları taviz listesindeki tarım ürünlerinde tarife indirimleri uygulaması halinde, bu indirimlerin etkilerini incelemek amacıyla Yukarıdaki tabloda yer alan senaryolar esas alınmıştır. Senaryolar belirlenirken gerçekçi bir yaklaşım izlenmiş ve hâlihazırda DTÖ Doha çok taraflı ticaret müzakerelerinde tarafların tarım görüşmelerinde teklif ettiği indirim oranları kullanılmıştır (WTO, 2008). Alternatif olarak, Gümrük Birliği kapsamında ulaşılabilecek en büyük etkinin ölçülebilmesi için gümrük vergilerinde %100 indirim yapılacağı varsayılmıştır.

Gümrük birliği güncellenmek istenirse bu, hukuki açıdan iki yöntemle, yani OKK veya uluslararası anlaşma ile gerçekleştirilebilecek ve AB, gümrük birliği OKK ile güncellenirse başka, bir uluslararası anlaşma ile güncellenirse başka usul takip edecektir.

Sonuç olarak bundan sonra güncelleme kararının ne olacağı siyasi anlamda iki tarafın da atacağı adımlar ile doğrudan ilişkilidir. Unutulmamalıdır ki güncelleme sadece Konseyin onayına dayanmamaktadır. Konsey onayı sonrasında düşünülen müzakereler iki yıl kadar sürebilecek ve yine bu müzakerelerin sonucu Konseyden nitelikli çoğunluk ile geçecek ve Parlamentonun onayına da tabi olacaktır. Dolayısıyla en iyimser şekilde düşünürsek bile Konsey onayı ile birlikte başlayan takvimin en az üç ya da dört yıl sürmesi olasıdır. Bütün bu süreç düşünüldüğünde ise, eğer taraflar ekonomik entegrasyondan dakik bir şekilde yararlanmak istiyorlarsa, siyasi sorunların bir an önce çözülmesini beklemek yerine daha rasyonel davranarak, ekonomik süreci siyasi alanda araçsallaştırmadan Konseyin onayını almaya çalışmaları gerekmektedir.

Tarafların burada dikkatini çekmesi gereken nokta ise halen var olan ve gelecekte de varlığını sürdürecek olan ekonomik bağımlılıktır. Taraflar arasındaki ticaret potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, ne AB’nin Türkiye gibi dinamik bir pazardan ne de Türkiye’nin en büyük ihracat ortağından vazgeçmesi bu koşullarda mümkün değildir. Bir diğer ifadeyle, mevcut anlaşmanın güncellenmesi kaçınılmazdır. Kararın yenilenmesinin ne kadar erken bir tarihte olacağı ve gerçekleşmesi durumunda ne kadar efektif olacağını ise yine iki tarafın politika yapıcıları belirleyeceklerdir. Maalesef Fransa eski cumhurbaşkanı N. Sarkozy görevde iken Türkiye’nin yerinin PAAMK olduğunu deklare etmiştir. BREXIT sonrası Avrupa Birliğinin geleceği ve dağılması söylentileri gerçekçi değildir. Orta koridorda bulunan Türkiye için “Tek Yol Tek Kuşak” projesi ülkemize değer katmaktadır.

Gümrük Birliğinin güncelleme çalışmaları AB-Türkiye çalışma grupları tarafından 2015 yılından itibaren devam etmektedir. Konuyla ilgili Ticaret Bakanlığı resmi internet sitesinde resmi rapor ve toplantı konularına ilişkin bilgilendirme mevcuttur. Yol ayrımına gelinmiştir. Türkiye, gümrük birliğini güncelleme ile iyileştirmeden ziyade JEFTA nın yürürlüğe girmesi ve potansiyel sorunların çözümü için tam üyelik hedefini ivedilikle sonuçlandırmak için gerekli çabayı göstermelidir. Ya da bu sevdadan vazgeçmelidir!

 

Recai HERGÜN

YGM

 

Kaynaklar;

1/95 ve 1/98 sayılı Ortaklık Konseyi Kararları

https://ticaret.gov.tr/dis-iliskiler/avrupa-birligi/gumruk-birliginin-guncelleme-sureci

https://tr.wikipedia.org/wiki/AB-Japonya_Serbest_Ticaret_Anla%C5%9Fmas%C4%B1

Türkiye Avrupa Birliği İlişkilerinin Geleceği: Gümrük Birliği’nin Güncellenmesi Cemalettin KALAYCI Cem KÜÇÜKALİ - İşletme ve İktisat Çalışmaları Dergisi Cilt 6, Sayı 3, 2018, ss.13-23 ISSN:2147-804X http://www.isletmeiktisat.com

AB-TÜRKİYE ARASINDA GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN GÜNCELLENMESİ: FIRSATLAR VE SORUNLAR Dr. Ahmet Cemal ERTÜRK. (İstanbul Kültür Üniversitesi-Global Politikalar Merkezi)

AB ve Türkiye’de Yaş Meyve-Sebze Piyasa Düzenlemeleri ve Gümrük Birliği’nin Genişletilmesi Süreci ISSN: 2148-0036 Yıl /Year: 2016 Cilt(Sayı)/Vol.(Issue): 1(Özel) Sayfa/Page: 56-61 Derleme Review Filiz PEZİKOĞLU. VII. Bahçe Ürünlerinde Muhafaza ve Pazarlama Sempozyumu, 04-07 Ekim 2016

GÜMRÜK BİRLİĞİ’NE TARIM ÜRÜNLERİNİN DAHİL EDİLMESİ: TÜRKİYE İÇİN TİCARET POLİTİKASI ÖNERİLERİ Ömer Tarık GENÇOSMANOĞLU

Dünya Bankası Raporu; file:///C:/Users/PC/Downloads/tr-eu-customs-union-tr%20(1).pdf



[1] Avrupa Birliği Menşeli Bazı Tarım Ürünleri İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar 2006/11439- (30.12.2006/26392 RG) ve Avrupa Birliği Menşeli Bazı Tarım Ürünleri İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (07.07.2018/30741 Mükerrer RG)

[2] PAAMK Sistemi Kapsamı Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelik (2/d md. )

[3] Gümrük Genel Tebliğ (Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi) Seri No 2 (03.10.2005/25955 RG)

[4] PAAMK Sistemi Kapsamı Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti Hakkında Yönetmelik (2/f md. ) 

İlgili "AB TÜRKİYE DEĞERLENDİRME RAPORU 2014" için tıklayınız.

Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları