Gümrük İşlemlerinde Robotik Süreç Otomasyonu

Son Güncellenme Tarihi: 9.02.2018
I. Giriş

Son dönemde, gelişen bazı teknolojilerle birlikte “Endüstri 4.0” kavramı da hayatımıza girdi. Artık yazılı ve görsel basında her gün bu kavramın birer yansıması olan haberlere rastlamak mümkün.

İçeriği ve sınırları hakkında herkesin bir şeyler söylediği “Endüstri 4.0” kavramını tetikleyen temel gelişmelerin internet, yazılım, bulut teknolojisi, mobil teknolojiler, sensörler, büyük veri analiz araçları gibi uygulamalar olduğu konusunda bir mutabakatın mevcut olduğu söylenebilir.

“Endüstri 4.0” kavramı kapsamında ele alınan bir konu ise “Robotik Süreç Otomasyonu”dur. Bu çalışmamızda Robotik Süreç Otomasyonlarının gümrük uygulamalarındaki yeri ele alınacaktır.

II. Robotik süreç otomasyonu

Şirketler karlılığı artırıp rekabetçi avantajlarını da koruyabilme konusunda baskı altında kalırken, dışardaki pazar koşulları ve düzenlemelerin maliyetleri yükseltmesi neticesinde geleneksel maliyet düşürme önlemleri artık işe yaramamaya başladı.

Sürekli değişen dünyada, şirketlerin karşısındaki en büyük risk yerinde saymak. Dönüşüm, rekabetçi kalmak ve sürdürülebilir karlılığı sağlamak isteyen şirketler için bir gereklilik haline geldi.

Otomasyon süreçleri finans ve diğer ofis fonksiyonlarının işleyişini bütünüyle değiştirmekte ve bu fonksiyonlar yıkıcı bir devrimle karşı karşıya kalmaktadır.

Akıllı otomasyon, yapay zeka ve otomasyonun birleşimi, gelişmeye devam ediyor. Robotik Süreç Otomomasyonları (RSO) düşük riskli, düşük maliyetli ve müdahalesiz bir teknoloji olarak şirketlere ofisteki diğer işlemlerinin iyileştirebilmelerinde yardım etmektedir.

RSO çok parçalı sistemleri otomasyon yoluyla birbirine bağlamakta ve bunu mevcut kurumsal IT altyapısını değiştirmeden yapmaktadır. RSO, insan eylemlerinin taklidi yoluyla organizasyonların mevcut yüksek hacimli ve karmaşık, çok aşamalı veri işleme süreçlerinde otomasyona geçebilmelerine imkan tanımaktadır. Burada mevcut uygulamaların yorumlanması, data işleme, yanıtların etkin hale getirilmesi ve diğer sistemlerle iletişim kurulması da devreye girmektedir.

Bu kapsamda, Robotik Süreç Otomasyonu, şirketlerin çalışanlar tarafından mevcut uygulamalar kullanılarak gerçekleştirilen ve belirli özellikler gösteren işlemlerinin, otomatikleştirilmesine imkan sağlayan yazılımdır. Tanımdan da görüleceği üzere RSO, fiziksel bir robot değil, yazılımdır.

Bir işlemin RSO vasıtasıyla yapılabilmesi, sistemsel gerekliliklerin yanısıra, bu işlemin bir takım özellikler göstermesine bağlıdır. Şirketlerdeki her bir işin RSO vasıtasıyla yapılabilmesi mümkün olmadığı gibi kimi zaman çeşitli nedenlerle tercih de edilmeyebilir. Bu açıdan ele alındığında, bir işin RSO vasıtasıyla yerine getirilebilmesi, bu işin şu özelliklere sahip olmasına bağlıdır:



III. RSO uygulama alanının seçimi

EY olarak yaklaşımımız, değerlendirmeden uygulamaya ve devam eden izlemeye kadar otomasyon yolculuğunun herhangi bir aşamasında şirketleri desteklemek için kapsamlı bir hizmet paketi içerir ve kurumsal değerin ve optimizasyonun sürdürülmesine odaklanır. Bunun için Robotik Mükemmeliyet Merkezi kabiliyetleri de sunulmaktadır.



IV. Gümrük işlemlerinde RSO uygulamaları

Robotik Otomasyon Süreçlerinin özellikleri, kullanım alanları, gereklilikleri ve faydaları gözönünde bulundurulduğunda, bu araçların gümrük işlemlerine ilişkin farklı süreçlerde farklı uygulama alanı bulacakları değerlendirilmektedir.

Aşağıda, örnek mahiyetinde, robotik uygulama süreçlerinin kimi uygulama alanlarına yer verilmiştir. Bu uygulamaların örnek mahiyetinde olduğunu, her firmada kullanılabilecek uygulamaların firmanın gerçekleştirdiği gümrük işlemlerinin türüne ve mevcut IT altyapısının yeteneklerine bağlı olduğuna dikkat çekmek isteriz.




V. Sonuç

Gelişen teknoloji ile birlikte hayatımıza giren Endüstri 4.0 kavramı, şirketlerin diğer ofis fonksiyonlarının yanısıra ithal ve ihraç edilen eşyaya ilişkin gümrük süreçlerini de etkileme ve dönüştürme potansiyeli taşımaktadır. Rekabetçi kalmak ve sürdürülebilir karlılığı sağlamak isteyen şirketlerin, Endüstri 4.0 gereklilikleri doğrultusunda dönüşmesinin, bir tercihten ziyade zorunluluk halini aldığı söylenebilir.

Bu zorunluluk, firmalara aynı zamanda fırsatlar da getirmektedir. Bu açıdan, düşük riskli ve düşük maliyetli olarak kabul edilen RSO’lar, şirketlerin mevcut kurumsal IT altyapısını değiştirmeksizin çok parçalı sistemleri otomasyon yoluyla birbirine bağlamakta ve insan eylemlerinin taklidi yoluyla organizasyonların mevcut yüksek hacimli ve karmaşık, çok aşamalı veri işleme süreçlerinde otomasyona geçilebilmesine imkan tanımaktadır.

Ancak robotik süreç otomasyonu vasıtasıyla elde edilecek yararların azami düzeye çıkarılması ise firmanın bünyesine uygun ve firma ihtiyaçlarına tam cevap veren RSO geliştirilmesi ile mümkündür. Şirketlerin ofis fonksiyonlarının RSO kullanımına uygunluğunun değerlendirilebilmesi, bu firmaların kullandığı IT altyapısı, veri kaynakları, işlem sıklığı, data büyüklüğü, fonksiyonun elektronik ortamda olup olmadığı gibi birçok faktörün göz önünde bulundurulması ile mümkündür. Ayrıca, bu teknik gerekliliklerin yanısıra, yapılacak otomasyon işleminin gümrük mevzuatına uygun olması da büyük önem arz etmektedir. Zira başta hatalı dizayn edilecek bir otomasyon sistemi takip eden her işlem için hatalı sonuçlar yaratacak; bu gibi sistematik hatalar ise firmalara yarardan çok zarar getirebilecektir. Bu nedenle, robotik süreç otomasyon sistemleri geliştimek isteyen firmaların konuyu sadece teknik açıdan değil, yasal mevzuat boyutuyla da ele almaları kritik önem arz etmektedir.

Ayrıca, görece yeni olan RSO’ların seçimi, tasarlanması ve uygulanmasında belirleyici olan bir diğer faktör ise bu süreçleri hayata geçirecek olan ekiplerin bilgi ve tecrübe düzeyleridir.

Global EY ağının bir parçası olarak, Vergi Performans Danışmanlığı ekibimizle birlikte, gümrük uygulamalarında robotik süreç otomasyonu konusunda firmalara mevzuat ve teknik destek vermekten memnuniyet duyacağımızı ifade etmek isteriz.

Yakup Güneş
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları