Gümrük Kıymeti Tespit Yöntemleri Nelerdir? Satış Bedeli Yöntemi

Son Güncellenme Tarihi: 14.02.2019
Emrah ASLAN'ın Gümrük Kıymeti Tespiti ile ilgili yazı dizisinin ikinci bölümü yayınlandı.

Yazının ikinci bölümünde genel kurallar ve tespit yöntemi olan Satış Bedeli Yöntemi incelendi. 

Gümrük Kıymeti Tespitinde Genel Kurallar:

1- Evrensel gümrük kıymeti kurallarının varlığının temel amacı; keyfi veya farazi gümrük kıymetlerinin kullanılmasını önleyen adil, yeknesak ve tarafsız bir gümrük kıymeti sisteminin tüm DTÖ üyesi ülkelerde hayata geçirilmesidir.

2- Eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde mümkün olduğu ölçüde en temel yöntem, eşyanın satış bedelinin esas alınması gerekliliğidir.

3- Satış bedeli temelinde gümrük kıymetinin tespit edilmesi mümkün değilse, Gümrük İdaresi ve ithalatçı arasında, ticari bilgilerin gizliliği gözetilerek, bir istişare süreci yaşanacaktır.

4- Kıymet tespiti için altı yöntem vardır. Bu yöntemler ardışık sıralı uygulamaya tabidir. Bir üst yönteme göre, gümrük kıymetinin tespiti mümkün olduğu müddetçe, alt yöntemlere başvurulmaz. Bunun tek istisnası, indirgeme yöntemi ile hesaplama yönteminin sırasının, ithalatçının talebi üzerine değiştirilebilmesidir. Ancak bu uygulama, Türkiye açısından, Gümrük İdaresinin ithalatçının başvurusunu uygun bulmasına bağlıdır, zira Türkiye tarafından DTÖ Kıymet Anlaşması’nın bu kuralına çekince konulmuştur.



5- Gümrük kıymetinin tespiti aşamalarında sıklıkla karşılaşılan, “genel kabul görmüş muhasebe prensipleri” terimi, bir ticari işletmenin hangi ekonomik varlık ve borçlarını, aktif ve pasif olarak muhasebe kayıtlarına işleyeceği, aktif ve pasifteki hangi değişikliklerini kayıt altına alacağı ve hangi mali tabloları hazırlayacağına dair muhasebe kurallarını ifade etmektedir.

6- İthalatçılar, ithal eşyasının kıymetinin gümrüklerimiz tarafından nasıl belirlendiğinin yazılı olarak kendilerine bildirilmesini talep etme hakkına sahiptirler.

GÜMRÜK KIYMETİ TESPİT YÖNTEMLERİ:

Satış Bedeli Yöntemi Nedir ?

7- Eşyanın satış bedeli; ithal ülkesine ihraç amacıyla yapılan satış sırasında ortaya çıkan ve gerekli düzeltmelerin yapıldığı, gerçekte ödenen veya ödenecek fiyattır. Girişteki örnek olayımızı, bu temelde tekrar inceleyebilirsiniz.

8- Eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi için eşyanın alıcısı tarafından elden çıkartılması veya kullanımı; ithal ülkesi tarafından konulmuş olan eşyanın tekrar satılabileceği coğrafi bölgeyi sınırlayan veya eşyanın kıymetini önemli ölçüde etkilemeyen kısıtlamalar dışında hiçbir kısıtlamaya tabi olmamalıdır. Bir otomobil satıcısının alıcıdan, otomobilleri model yılının başlangıcını ifade eden belli bir tarihten önce satmaması veya teşhir etmemesini talep etmesi, eşyanın kıymetini önemli ölçüde etkilemeyen kısıtlamalara bir örnektir.

9- Eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi için bir diğer koşul; satış veya fiyatın, kıymeti belirlenmekte olan eşya bakımından, kıymeti belirlenemez mahiyette herhangi bir koşul veya edim konusu olmamasıdır.

10- Kıymeti belirlenemez mahiyette olma durumunun bazı örnekleri şunlardır: (a) satıcının ithal eşyasının fiyatını, alıcının kendisinden belli miktarlarda başka eşya alması koşuluna bağlı olarak belirlemesi; (b) ithal eşyasının fiyatının, bu eşyanın alıcısının satıcıya sattığı başka eşyanın fiyat veya fiyatlarına bağlı olması; (c) fiyatın, satıcı tarafından yarı işlenmiş olarak alıcıya sağlanan ithal eşyasının alıcı tarafından işlendikten sonra, belli bir bölümünün alınması gibi ithalat eşyası ile doğrudan ilgisi olmayan koşullara bağlı olarak belirlenmesi.

11- Eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi için son koşul; gerekli düzeltmelerin yapılması mümkün olmadıkça; eşyanın alıcı tarafından tekrar satışı veya diğer herhangi bir şekilde elden çıkartılması veya kullanımı sonucu doğan hasılanın bir bölümünün doğrudan veya dolaylı olarak satıcıya intikal etmemesidir.



12- Eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi için temel ilke ise, alıcı ve satıcı arasında bir münasebetin bulunmamasıdır.

13- Şu durumlarda alıcı ve satıcı arasında bir münasebetin var olduğu kabul edilir: (a) bir başka firmanın çalışanı veya idarecileridirler; (b) birbirlerinin yasal ortaklarıdırlar; (c) işçi ve işveren ilişkisi içindedirler; (d) her iki firmanın oy hakkı veren hisse senedi veya sermaye paylarının en az %5’i doğrudan veya dolaylı olarak aynı kişiye aittir veya bu kişinin kontrolü altında veya elinde bulunmaktadır; (e) birinin diğerini yasal veya fiili olarak sınırlaması veya yönetmesi şeklinde dolaylı veya dolaysız olarak kontrol söz konusudur; (f) her ikisi de doğrudan veya dolaylı olarak bir üçüncü kişi tarafından kontrol edilmektedir; (g) her ikisi birlikte, üçüncü bir kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak kontrol etmektedir veya (h) aynı ailenin üyeleridirler.

14- Tek acente, tek distribütör veya tek bayi ya da başka nasıl tanımlanırsa tanımlansın, birbirleriyle iş ilişkisi içinde bulunan kişilerin, ancak bir üstteki kıstaslardan en az birini taşımaları durumunda, bir münasebet içinde oldukları kabul edilecektir.

15- Bu yönde bir münasebetin varlığının söz konusu olması halinde ise; mevcut satış bedeli sadece, Gümrük İdaresinin yapacağı inceleme sonucunda bu bedelin münasebetten etkilenmediği yönünde ikna olması halinde gümrük kıymeti olarak kabul edilmektedir.

16- Ancak, alıcı ile satıcı arasında münasebet bulunan her durumda, satışa ilişkin koşulların incelenmesi de gerekmemektedir. Bu tür incelemeler yalnızca fiyatın kabul edilebilirliği konusunda bir şüphe bulunması durumunda yapılmalıdır. Gümrük idaresinin fiyatın kabul edilebilirliği konusunda bir şüphesi yoksa ithalatçıdan ek bilgi talep edilmeksizin fiyatın kabul edilmesi gerekir. Örneğin; gümrük idaresi münasebeti daha önce incelemiş olabilir veya alıcı ile satıcıya ilişkin ayrıntılı bilgi sahibi olabilir ve bu inceleme veya bilgilerden münasebetin fiyatı etkilemediği kanısına varmış olabilir.

17- Gümrük İdaresinin ikna olması sürecindeki usul ise şu şekildedir; birbirleri ile münasebeti bulunan kişiler arasındaki bir satışta, ithalatçı satış bedelinin aynı veya yakın bir tarihte gerçekleşen emsal kıymetlerden birine çok yakın olduğunu ispatlarsa, mevcut satış bedeli kabul edilerek, eşyanın kıymeti satış bedeline göre belirlenir.

18- Emsal kıymetler şunlardır: aynı ithal ülkesine ihraç amacıyla satıcıdan müstakil alıcılara yapılan, aynı veya benzer eşya satışlarındaki satış bedeli; aynı veya benzer eşyanın indirgeme yöntemi hükümlerine göre belirlenen gümrük kıymeti; aynı veya benzer eşyanın hesaplama yöntemi hükümlerine göre belirlenen gümrük kıymetidir.

19- Emsal kıymetlerle yapılan kıyaslama sırasında; ticari düzeye, miktara, alıcı ile satıcı arasında münasebet bulunmayan satışlarda satıcının üstlendiği ancak alıcı ile satıcı arasında münasebet bulunan durumlarda satıcının üstlenmediği giderlere ilişkin ispatlanmış farklılıklar dikkate alınır.

20- Emsal kıymetler ile kıyaslama sürecinde dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta; bir kıymetin, diğer bir kıymete çok yakın olup olmadığını belirlerken, ithal eşyasının niteliği, söz konusu sanayi dalının niteliği, eşyanın ithal edildiği mevsim ve kıymetler arasında ticari açıdan önemli bir fark olup olmadığı gibi unsurların göz önüne alınması gerekliliğidir.



21- Emsal kıymetler, ithalatçının girişimi ile ve yalnızca kıyaslama amacıyla kullanılmalıdır. Eşyanın satış bedelinin yerini alacak bir kıymet katiyen olamazlar. Tek amaç, mevcut satış bedeline göre gümrük kıymeti tespitinin yapılıp yapılmayacağı, bir başka deyişle sonraki gümrük kıymeti belirleme yöntemlerine geçilip geçilmeyeceği kararını vermektir.

22- Gümrük kıymetine dâhil edilmeyecek unsurlar unutulmamalıdır. İthal eşyasının gerçekte ödenen veya ödenecek fiyatından ayrı tutulmaları koşuluyla: (a) sınai tesis, makine veya teçhizat gibi, ithal eşyası için ithalattan sonra söz konusu olan yapım, kurulum, montaj, bakım veya teknik yardıma ilişkin giderler; (b) ithalattan sonra yapılan nakliye giderleri; (c) ithalat ülkesinin vergi ve resimleri gümrük kıymetine dahil edilmez.

Dikkat: Satış Bedeli Yöntemi Kapsamında Eşyanın Gerçekte Ödenen Ya Da Ödenecek Fiyatına İlave Edilmesi Gereken Unsurlar Bulunmaktadır!

23- Satış bedeli yöntemi kapsamında gümrük kıymetinin tespitinde ithal eşyasının fiyatına ilave edilmesi gereken beş temel unsur bulunmaktadır. Bu unsurlar aşağıda sayılmakta olup, bunlar haricinde ilave bir eklemenin satış bedeli yöntemi altında kıymete dâhil edilmesi DTÖ Kıymet Anlaşması uyarınca kesinlikle yasaktır.

24- Unutulmaması gereken esas noktalardan birisi de; aşağıda yer alan ilavelerle ilgili olarak objektif ve ölçülebilir veriler yoksa eşyanın gümrük kıymetinin tespiti, satış bedeli yöntemine göre gerçekleştirilemeyecektir.

25- Satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespitinde ithal eşyasının fiyatına ilave edilmesi gereken ilk unsur, ithalatçı tarafından üstlenilen ancak eşyanın satış bedeline dahil edilmemiş maliyetlerdir: (a) ithalatçının, kendi temsilcisine kıymeti belirlenecek eşyanın satın alınmasında yurt dışında yaptığı temsil hizmeti karşılığı ödediği ücret olan satın alma komisyonları dışındaki komisyonlar ve tellaliye; (b) tarifenin yorumu ile ilgili beşinci genel kural kapsamında gümrük işlemleri sırasında söz konusu eşya ile tek eşya muamelesi gören mahfazaların maliyetleri; (c) ambalajlamaya dair işçilik veya malzeme maliyeti.

26- Bunlardan ikincisi, alıcı tarafından doğrudan veya dolaylı olarak ithal eşyasının üretiminde ve ihraç amacıyla satışında kullanılmak üzere bedelsiz veya düşük bedelle sağlanan ve gerçekte ödenen veya ödenecek fiyata dahil edilmemiş olan aşağıdaki ürün ve hizmetlerin kıymetlerinden ilave edilen uygun miktardaki pay: (a) ithal eşyasının bünyesine dahil edilen malzemeler, aksamlar, parçalar ve benzerleri; (b) ithal eşyasının üretimi sırasında kullanılan araç, gereç, kalıp ve benzeri ürünler; (c) ithal eşyasının üretiminde kullanılan maddeler; (d) ithal eşyasının üretimi için gereken ve Türkiye dışından temin edilen mühendislik, geliştirme, çizim ve tasarım çalışmaları, plan ve taslaklar.

27- Satış bedeli yöntemine göre eklenmesi gereken üçüncü unsur, kıymeti belirlenecek eşyanın satış koşulu olarak, alıcının doğrudan veya dolaylı olarak ödemesi gereken, ancak gerçekte ödenen veya ödenecek fiyata dâhil edilmemiş olan, eşyaya ilişkin royalti ve lisans ücretleridir.

28- İthal eşyasının fiyatına ilave edilmesi gereken royalti ve lisans ücretleri; patent, ticari marka ve telif hakları isimleri altında yapılan ödemeleri de kapsamaktadır. Ancak, ithal eşyasının ülkemizde çoğaltılması hakkı için yapılan ödemeler, gümrük kıymetinin belirlenmesi sırasında ithal eşyasının gerçekte ödenen veya ödenecek fiyatına ilave edilmez. Ayrıca, ithal eşyasının Türkiye’ye ihraç için satışında, bir satış koşulu olmaması şartıyla; ithal eşyasının dağıtım veya tekrar satış hakkı için ithalatçıların yaptığı ödemeler de, ithal eşyasının gerçekte ödenen veya ödenecek fiyatına ilave edilmez.

29- Satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespitinde ithal eşyasının fiyatına ilave edilmesi gereken dördüncü unsur ise; ithal eşyasının herhangi bir ardıl satışı, tasarrufu veya kullanımı sonucu elde edilen kazançtan, doğrudan veya dolaylı olarak satıcının payına düşen kısmın bedelidir.

30- Satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespitinde ithal eşyasının fiyatına ilave edilmesi gereken son unsur, ithal eşyasının ülkemize getirilmesi sürecinde ortaya çıkan maliyetlerdir. Bunlar; ithal eşyasının, giriş liman veya mahalline kadar yapılan nakliye ve sigorta giderleri ile ithal eşyasının giriş liman veya mahalline kadar nakliyesi ile ilgili olarak yapılan yükleme ve elleçleme giderleridir.

31- Bu son unsurun, DTÖ üyesi ülkelerde farklılık arz edebildiği unutulmamalıdır. Zira DTÖ Kıymet Anlaşması ithalat limanı veya mahalline kadar doğan söz konusu giderlerin kısmen veya tamamen gümrük kıymetine ilave edilmesi veya edilmemesinde ülkelerin kendi kararlarını alabilmesine izin vermektedir. Ülkemizde bu son unsurun uygulanmasında; ihtisas gümrükleri vb. farklı formaliteler sonucu ithalat işlemlerinin giriş noktasında tamamlanamayabildiği dikkate alınarak giriş noktası sonrasında vuku bulan iç taşımacılık, elleçleme ve sigorta giderleri gümrük kıymetinin dışında bırakılmıştır. Keza, Avrupa Birliği ile olan Gümrük Birliği ortaklığı sebebiyle, Gümrük Birliği paydaşı ülkelerin giriş noktası sonrasındaki benzer maliyetler de hariç tutulmaktadır.

Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları