Gümrük Müşaviri Arkadaş, İmza Atmadan Önce Çocuklarını Düşün

Son Güncellenme Tarihi: 10.07.2017
Nail İNAL

Nail İNAL

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

I- GİRİŞ
Hepimizin bildiği gibi imzanın hayatımızda çok önemli bir yeri vardır. İmza atılması çok kolay ancak sorumluluğu fazla olan kurumdur. İmza, hayatın her alanında karşımıza çıkmakta, farklı hüküm ve sonuçlar doğurmaktadır. Bazen bir imza ile sevdiğimiz insanla evliliğimiz gerçekleşmekte bazen yıllarca hayalini kurduğumuz bir ev veya arabaya sahip olmaktayız. Bazen de, borç veya yükümlülük veya müteselsilsen sorumluluk altına koymakta veya kurtarmaktadır.
Bu nedenle herkes imzanın anlam ve önemi ile hukuksal boyutunu bilmeli, bilinçli hareket ederek imza atmalıdır. Aksi takdirde bilinçsizce atılan her imza telafisi imkansız veya güç zararlar doğurabilir.
Dış ticarete konu eşyanın vergilendirilmesi ve bu eşyaya ilişkin dış ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, beyan esasına dayanmaktadır.

Bütün kişiler dış ticarete konu eşyanın vergilendirilmesine ilişkin olarak gümrük idaresine bizzat kendileri beyanda bulanabilecekleri gibi bu beyanı yapmak üzere bir temsilci tayin edebilirler.
Genel olarak temsil, bir hukuki işlemin bir kimsenin ad ve hesabına bir başkası tarafından yapılmasıdır.
Temsil kurumuna ilişkin genel düzenleme 4098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 40 ila 48. maddeleri arasında yer almaktadır.
İthalat veya ihracata konu eşyanın sahibi olan kişiler 4458 sayılı Kanununda yer alan usul ve esaslar dairesinde eşyanın vergilendirilmesine ilişkin beyanın kendileri yerine Gümrük Müşaviri tarafından yapılabilmesi için Gümrük Müşavirini Borçlar Kanunu’nun sözü edilen maddeleri uyarınca temsilci olarak tayin edebilirler.
Konusunda ehil bir Gümrük Müşaviri tarafından gümrük idaresine yapılan beyan, yasalara aykırı beyanın eşya sahibi açısından doğuracağı yüksek riskleri ve gümrük idaresi açısından da ortaya çıkacak vergi kayıplarını ortadan kaldıracaktır.
Gümrük Müşavirinin temsilci tayin edinilmesine ilişkin usul ve esaslar 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 5 ve 225. maddeleri ile Gümrük Yönetmeliğinin 561. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemelere göre, Gümrük Müşavirinin gümrük idaresi nezdinde temsilci sıfatıyla bir hukuki işlem yapabilmesi, başka bir ifadeyle ithal eşyasının vergilendirilmesine ilişkin gümrük idaresine beyanda bulunabilmesi için dolaylı temsilci tayin edilmesi ve anılan idareye yapılan beyanların kendisi tarafından imzalanması şarttır.
Ülkemizde ithalattan alınan gümrük vergileri Devletin bütçe gelirleri içinde önemli bir paya sahip bulunmaktadır.
Bu nedenle gümrük vergilerinin tahsilini güvence altına almak amacıyla gümrük idaresine yapılan beyanın altına imza koyan gümrük müşaviri, bazı hallerin varlığı halinde yükümlü kabul edilmiş ve yükümlü sayılması halinde hesabına beyanda bulunduğu kişi ile birlikte gümrük vergilerinin ödenmesinden müştereken ve müteselsilsen sorumlu tutulmuştur.
Bu çalışmada, mesleki faaliyetini gerçek kişi veya bir tüzel kişi ortağı olarak sürdüren Gümrük Müşavirinin, gümrük beyannamesinin altına imza koymasından dolayı, kendisinin, mirasçılarının gümrük vergilerinin ödenmesinden sorumlulukları ortaya konulmak suretiyle neden imza atmadan önce çocuklarını düşünmesi gerektiği açıklanmaya çalışılacak ve idarenin keyfiliğini önlemek için önerilerde bulunulacaktır.

II- SORUMLULUK KURUMUNUN AMACI
Müteselsilsen sorumluluk kurumunun getiriliş amacı gümrük vergilenin tahsilini güvence altına almaktır. Özellikle vergi kaçağının çok olduğu ülkemizde vergi kaçağını azaltmak amacıyla müteselsilsen sorumluluk kurumu uygulamaya konulmuştur.
Bu şekilde verginin ödenmesinden müteselsilsen sorumlu tutulanlar verginin hesaplanmasına esas bilgi ve belgelerin vergilendirmeyi yapacak olan idareye doğru olarak beyan edilip edilmediğini veya tam olarak ödenip ödenmediğini kontrol etmek zorunda kalmaktadırlar.
Ayrıca verginin bu şekilde ödenmesinden sorumlu tutulanlar ticari hayatta çok güvendikleri, vergilendirmeye ilişkin beyanın doğru yapılabilmesi için gerçek bilgi ve belgeyi vereceğinden ve ilgili vergiyi ödeyeceğinden emin oldukları kişilerle çalışmayı tercih etmektedirler. Dolayısıyla müteselsilsen sorumluluk kendisine güvenilmeyen tacirin piyasadan dışlanmasına yol açtığı için ticari hayatta bir güven ortamının oluşmasına da yardımcı olmaktadır.

III- MÜŞTEREK VE MÜTESELSİL SORUMLULUK
Müştereken ve müteselsilsen sorumluluk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. Müştereken sorumluluk birden fazla kişinin kusuru neticesinde zararın doğması halinde, zarar verenleri borçtan hissesi oranında sorumlu tutan bir sorumluluk türüdür.
Müteselsil sorumluluk ise birden fazla borçlunun haksız fiil nedeniyle doğan zarardan belirli bir sıralamaya göre sorumlu tutulmasıdır.
Müşterek ve müteselsil sorumluluk ise borçluların tümü alacaklıya karşı aynı anda ve borcun tamamıyla sorumlu olmasıdır.
Burada sorumlulardan her biri borcu ödemekte ayrı ayrı yükümlüdür. Ancak borcu sorumlulardan birisi öderse alacaklı diğer sorumlulara başvuramaz. Borcu ödeyenin diğer sorumlulara rücu etme hakkı vardır. Müteselsil sorumluluk alacaklıya diğer borç ilişkilerine oranla borçlu olanlar karşısında güçlü ve ayrıcalıklı bir durum sağlar. Buna göre alacaklı alacağının tamamını dilediği takdirde borçluların tamamından talep edebileceği gibi bir kısmından veya sadece birinden talep edebilir.

IV- GÜMRÜK MÜŞAVİRİNİN SORUMLULUĞU

Gümrük vergilerinin tahsilinin sürüncemede kalmasını önlemek ve hazine alacağını garantiye almak amacıyla gümrük vergilerinin ödenmesinde müştereken ve müteselsilsen sorumluluk 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 192. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu maddede “ Aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün sorumlu olduğu hallerde bunlar söz konusu vergilerin ödenmesinden müştereken ve müteselsilsen sorumludurlar.” denilmektedir.
Bu düzenlemeye göre, Gümrük Müşavirinin, Gümrük Vergilerinin ödenmesinden müşterek ve müteselsil sorumlu tutulabilmesi için öncelikle yükümlü olması şarttır. Başka bir ifadeyle Gümrük Müşavirinin yükümlü olduğu tespit edilmediği sürece sorumluğundan bahsedilemez.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 181. Maddesinin 2 numaralı fıkrasında “İthalatta gümrük yükümlülüğünde yükümlü, beyan sahibidir. Dolaylı temsil durumunda hesabına gümrük beyanında bulunulan kişi de yükümlüdür. Dolaylı temsilde temsilcinin yükümlülüğü beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumlarla sınırlıdır.” denilmektedir.
Diğer taraftan aynı kanunun, 3 maddesinin 17 numaralı fıkrasında da, “ beyan sahibi” deyiminin “ kendi adına beyanda bulunan kişiyi veya adına beyanda bulunulan kişiyi” ifade ettiği hüküm altına alınmıştır.
Bu düzenlemelere göre;
1- Dolaylı temsilci sıfatıyla kendi adına beyanda bulunduğundan Gümrük Müşaviri,
2- Gümrük Müşavirinin hesabına gümrük beyanında bulunduğu kişi,
Yükümlüdür.

ANCAK DOLAYLI TEMSİLCİ OLMASI NEDENİYLE GÜMRÜK MÜŞAVİRİNİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ, BEYANDA KULLANDIĞI VERİLERİN YANLIŞ OLDUĞUNU BİLDİĞİ VEYA MESLEĞİ İCABI MUTAT OLARAK BİLMESİ GEREKTİĞİ DURUMLARLA SINIRLIDIR.
Bu nedenle, Gümrük Müşavirinin yükümlü olabilmesi için, beyanda kullandığı verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumların var olması şarttır.

Bu şartların varlığı belgelendirilmediği sürece Gümrük Müşaviri yükümlü sayılmayacağından noksan ödenen veya hiç ödenmeyen vergilerin ödenmesinden de müştereken ve müteselsilsen sorumlu olmayacaktır.
Buraya kadar yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere dolaylı temsilci sıfatıyla Gümrük müşaviri tarafından yapılan beyan kapsamı eşyaya ilişkin noksan ödenen veya hiç ödenmeyen gümrük vergilerinden Gümrük Müşavirinin sorumlu tutulabilmesi için öncelikle yükümlü olması şarttır. Bunun içinde yükümlü olması için varlığı aranan beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleki icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumların belgeleriyle ortaya konulması şarttır.

V- MİRASÇILARIN SORUMLULUĞU
6183 sayılı Gümrük Kanununun 3. maddesinde “ Amme borçlusu veya borçlu terimi” nin “amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumsal temsilcilerini” ifade ettiği hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre Gümrük Müşavirinin Türk Medeni Kanununda belirlenen usul ve esaslara göre mirası reddetmemiş mirasçıları, Gümrük Müşavirinden yukarıda belirtilen nedenlerle ödemek mecburiyetinde olup da ödemediği gümrük vergileri ve para cezalarının ödenmesinden miras hisseleri oranında sorumludurlar.
Bu nedenle, gümrük idaresi, Gümrük Müşavirinin sorumlu olduğu gümrük vergileri ve para cezalarını, Gümrük Müşavirinin ölümünden sonra da mirası reddetmemiş mirasçılarının (örneğin anne, baba, eş ve çocuklar) mal varlığından tahsil edecektir.

VI- GÜMRÜK MÜŞAVİRİNİN YÜKÜMLÜ TUTULMASINI GEREKTİREN DURUMLAR
Gümrük müşavirinin gümrük yükümlüsü sıfatıyla sorumluluğunu gerektiren durumlar 4458 sayılı Gümrük Kanunun 181. maddesinde ve ortağı olduğu şirketle birlikte sorumlu tutulması gereken durumlarda aynı kanunun 229. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu hallerin neler olduğu da, 21.01.2014 tarih ve 28889 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) ( Seriİ No: 2)’ nin 6. maddesinde sayılmıştır.
Gümrük idaresi bu durumlardan herhangi birinin varlığı halinde gümrük vergilerinin tamamını Gümrük Müşavirinin veya ölümü halinde mirasını kabul etmiş mirasçısının mal varlığından tahsil edebilecektir.

VII- DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
4458 sayılı Gümrük Kanununun 5 ve 225. maddeleri hükümleri uyarınca Gümrük Müşavirinin, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gümrük idaresine bir beyanda bulunabilmesi ve gümrük işlemlerini takip edip sonuçlandırabilmesi için dolaylı temsilci olarak tayin edilmesi şarttır.
Dolaylı temsilde, hukuki işlemden doğan hak ve borçlar temsilcinin üzerine doğmaktadır. Hak ve borçların temsil olunana geçebilmesi için temsilcinin alacakları alacağın temliki borçları ise borcun nakli yoluyla sonradan temsil olunana intikal ettirilmesi gerekir.
Örneğin, kişi, dolaylı temsilci sıfatıyla bir otomobil satın aldığında kendi adına hukuki işlem yaptığından bu otomobile ilişkin ruhsat dolaylı temsilci adına düzenlenmektedir. Vergi dairesince de dolaylı temsilci adına mükellefiyet tescil edilmekte ve vergi tahakkuku bu kişi adına yapılmaktadır. Tahakkuk ettirilen vergiler ödendiğinde de vergi makbuzu dolaylı temsilci adına tanzim edilmektedir. Sonradan kontrol sonucunda hiç ödenmediği veya noksan ödendiği tespit edilen vergiler 6183 sayılı kanun hükümleri uyarınca dolaylı temsilciden zorla tahsil edilmektedir.
Bu nedenle, dolaylı temsilci tayin edilen başka bir ifadeyle kendi adına başkası hesabına hareket eden Gümrük Müşaviri tarafından da ithal eşyası ile ilgili olarak gümrük idaresine beyan yapıldığında bu eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin de Gümrük Müşaviri adına tahakkuk ettirilmeli ve bu vergilere ilişkin vezne alındısı da Gümrük Müşaviri adına düzenlenmelidir.
Ayrıca, Gümrük idaresi gümrük beyanından dolayı hukuki işlemin karşı tarafı olarak hesabına beyan yapılan kişiyi/eşya sahibini değil Gümrük Müşavirini kabul etmelidir.
Ancak, 07.7.2009 tarih ve 27281 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra yürürlüğe giren 5911 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 181. Maddesinde yapılan değişiklik dolaylı temsilde temsilcinin yükümlülüğü beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumlarla sınırlandırılmıştır.
Bu düzenlemeden sonra, dolaylı temsilci sıfatıyla kendi adına beyanda bulunan Gümrük Müşavirlerinin bu beyanları nedeniyle doğan gümrük yükümlülüğü başka bir ifadeyle gümrük vergilerini ödeme zorunluluğu yukarıda belirtildiği şekilde sınırlandırılmıştır.
Bu sınırlandırma nedeniyle, Gümrük Müşavirinin Borçlar Hukukunda yapılan tanıma uygun dolaylı temsilci olduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Diğer taraftan, Gümrük Müşavirinin gümrük vergilerinden sorumlu olmasını gerektiren durumlar 4458 sayılı Gümrük Kanununun 181ve 229. Maddesinde ve Gümrük Genel Tebliğinde (Tahsilat İşlemleri ) ( Seri No: 2 ) belirsiz ve muğlak ifadelerle düzenlenmiştir.
Anayasanın 2. maddesinde “ Türkiye Cumhuriyeti toplumun huzuru milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı Atatürk milliyetçiliğine bağlı başlangıçta belirtilen temek ilkelere dayanan demokratik laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” Denilmek suretiyle Devletimizin hukuk Devleti olduğu belirtilmiştir.
Hukuk Devleti ilkesinin ön koşullarından biri olan hukuk güvenliği ile hukuk güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini devletin de sosyal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Vergi mükelleflerinin ve sorumlularının ne kadar vergi ödeyeceğini, sorumluluklarının kapsam ve sınırını önceden bilmesi bunların sosyal ekonomik ve hukuksal davranışlarına yön veren geleceğe ilişkin karar almaları mümkün kılan hukuk güvenliğinin ön koşuludur. Herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi tutum ve davranışlarını buna göre düzene sokabilmesi için hukuk güvenliliği ve belirlilik gerekir.
Gümrük Müşavirinin gümrük vergilerinden sorumlu tutulmasını gerektiren hallerden biri yukarıda belirtilen tebliğin 6. maddesinin ( c ) bendinde “Gümrük beyannamesine eklenen belgelerin sahte, yanlış veya hatalı olduğunun ayrıca araştırmaya gerek duyulmaksızın anlaşılabilecek durumda olması” şeklinde belirlenmiştir.
Bu düzenlemeye istinaden gümrük beyannamesine eklenen ve ithal eşyasından noksan vergi alınmasına esas teşkil eden belgenin sahte olduğunun iddia edilmesi durumunda gümrük idaresi yetkilisi bay ( A ) bu belgenin sahteliğinin ayrıca araştırmaya gerek duyulmaksızın anlaşılabilecek olduğunu kabul ederek bu vergilerden Gümrük Müşavirini sorumlu tutabileceği gibi bay ( B ) de aynı belgenin ayrıca araştırmaya gerek duyulmaksızın sahte olduğunun anlaşılamayacağını kabul ederek Gümrük Müşavirinin sorumlu tutmayabilecektir.
Bu da anılan düzenlemelerin bu haliyle kaldığı sürece Gümrük Müşavirinin veya mirası kabul etmiş mirasçılarının yaşamları boyunca yaptıkları tasarrufları sonucunda oluşan hak ve alacakları ile menkul ve gayrimenkullerini kaybetmeleri veya kaybetmemeleri tamamen kişinin takdirine kalmış olduğunu ve bu kişilerin hiçbir şekilde hukuk güvenliğinin bulunmadığını göstermektedir.
Örneğin, Gümrük vergilerinin ve para cezalarının zaman aşım süresi içinde yapılan bir inceleme sonucunda Gümrük Müşavirinin imzaladığı Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi kapsamında verilen beyannamelerin incelenmesi sonucunda bu beyannamelerin 7 adedi ekine konulan belgelerin ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın Gümrük Müşaviri tarafından sahte olduğunun anlaşılabilecek olduğu da kabul edilmiştir. Bunun sonucunda söz konusu beyannameler kapsam eşya ile ilgili orak noksan ödenen 5.000.000,00 TL vergi ve 15.000.000,00 TL para cezası tahakkuk ettirilmiştir.
Bu durumda, mevcut düzenlemelere göre, gümrük idaresi, söz konusu gümrük vergileri ve para cezalarının tamamı olan 20.000.000,00 TL’nı eşya sahibi veya Gümrük Müşavirinin ortağı olduğu tüzel kişi yerine doğrudan Gümrük Müşavirinin, Gümrük Müşaviri vefat etmişse mirası kabul etmiş mirasçılarının mal varlığından tahsil edebilecektir.
Bu risk zaman aşımı süresi içinde, Gümrük Müşaviri tarafından, imzalanan ve gümrük idaresince tescil edilen toplam beyanname sayısı ile doğru orantılıdır.
Doğal olarak bu riskin ortaya çıkmasında gümrük idaresinin denetimde etkinliği de önemli bir rol oynayacaktır.
Bu nedenle Gümrük Müşavirinin ve mirasçılarının hiç ödenmeyen veya noksan ödenen gümrük vergilerinden sorumluluğunun kişilerin takdirinden kurtulması, attığı imza ile ilgili yapılan işlemden zamanında bilgi sahibi olması, hakkını arayabilmesi ve tüm kazanımlarının dolayısıyla çocukları için yaptığı birikimlerin kişinin takdirine bırakılmayarak yasal güvence altına alınabilmesi için;
1- Gümrük Müşavirinin dolaylı temsilci veya yükümlü ve olduğuna ve gümrük vergilerinden sorumlu olduğuna ilişkin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda yer alan hükümlerin yürürlükten kaldırılması ve fiile duruma uygun olarak adı geçen kanunda Gümrük Müşavirlerinin doğrudan temsilci sıfatıyla eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gümrük beyannamelerini imzalayacakları gümrüklerde tatbik edilen mevzuat hakkında müşavirlik hizmeti verecekleri yönünde düzenleme yapılmalıdır.
2- 4458 sayılı Gümrük kanunun 229. maddesinin 2 fıkrası da, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun vergi beyannamelerini imzalayan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerin sorumluluğunu düzenleyen mükerrer 227 maddesi ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunun 12.maddesinin 5 numaralı fıkrası hükümleri göz önünde bulundurularak “Gümrük beyannamelerini imzalayan Gümrük Müşavirlerini imzaladıkları gümrük beyannamelerinde yer alan bilgilerin ve ekinde yer alan belgelerin adına ve hesabına hareket ettikleri kişiler tarafından kendilerine verilen bilgilere ve belgelere uygun olmamasından dolayı noksan ödenen veya hiç ödenmeyen gümrük vergileri, para cezaları ve gecikme faizlerinden adına ve hesabına beyanda bulundukları yükümlülerle birlikte müştereken ve müteselsilsen sorumlu tutulurlar. Gümrük Müşaviri, tüzel kişi ortağı olması halinde yukarıda belirtilen durumların varlığı halinde söz konusu amme alacaklarından ortağı olduğu tüzel kişiyle birlikte aynı şekilde sorumludur.

Gümrük Müşavirlerinin, Gümrük Müşaviri sıfatıyla yaptıkları beyandan doğan mali sorumlulukları ile disiplin sorumlulukları ayrı ayrı müstakil bir rapor ile tespit edilir. Bu kapsamda Gümrük Müşaviri hakkında sorumluluk raporu yazılabilmesi için Gümrük Müşavirinin yazılı savunması istenir. Savunma isteme yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma yapılmaması durumunda ilgili Gümrük Müşaviri savunma hakkında vazgeçmiş sayılır.” şeklinde değiştirilmelidir.
3- Bu yasal değişiklikler yapılıncaya kadar;
a- 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 181 ve 229 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alınmak, hukuk güvenliği ve belirlilik ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle Gümrük Müşavirinin gümrük vergilerinden ve para cezalarından sorumlu tutulmasını gerektiren durumlar kişinin, takdirine, yorumuna ve keyfiliğe yer vermeyecek şekilde açık ifadelerle tek tek sayılması,
b- 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümleri uyarınca noksan ödenen veya hiç ödenmeyen gümrük vergilerinin tespit edilmesi halinde bu tespiti yapan kişiler tarafından Gümrük Müşavirinin bu vergilerden sorumlu olup olmadığı konusunda ayrı bir rapor düzenlenmesi,
c- Bu raporun yazılabilmesi için Gümrük Müşavirinin yazılı savunmasının talep edilmesi,
d- Savunma yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma yapılmaması durumunda Gümrük Müşavirinin savunma hakkında vazgeçmiş sayılması,
e- Sözü edilen raporda sorumluluğun hangi durum veya durumların varlığından kaynaklandığının belirgin, açık ifadelerle ve somut belgelerle ortaya konulması,
f- Gümrük Müşavirinin sorumlu olduğunun saptanması halinde bu hususu belirtir raporun bir örneği gümrük vergileri ve para cezaları ile birlikte Gümrük Müşavirine, Gümrük Müşaviri şirket ortağı ise ortağı olduğu şirkete mutlaka tebliğ edilmesi,
g- Bu rapor gümrük vergileri ile birlikte tebliğ edilmediği takdirde Gümrük Müşavirinin söz konusu gümrük vergilerinden hiçbir zaman sorumlu tutulmaması,
h- Ayrıca, Gümrük Müşavirinin sorumlu olmadığını belirtir raporun da Gümrük Müşavirine tebliğ edilmesi ve bir örneğinin de ilgili gümrük idaresine gönderilmesi,
i- Gümrük Müşaviri ortağı olduğu şirketle birlikte sorumlu olması halinde, eşya sahibi ile müşavirlik hizmet sözleşmesini şirket imzaladığından başka bir ifadeyle eşya sahibi ile çalışılmasına şirket temsilcileri karar verdiğinden gümrük vergilerinin öncelikle Gümrük Müşavirinin ortağı olduğu şirketten tahsil edilmesi,
j- Şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan gümrük vergilerinin Gümrük Müşaviri’nin mal varlığından tahsili yoluna gidilmesi,
Yönünde Gümrük Yönetmeliğinde düzenleme yapılmalıdır.

Nail İNAL
E. Gümrükler Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcı


YARARLANILAN KAYNAKLAR
- Burhan GÜNDOĞDU :Vergi Hukukunda Teselsül ve Müteselsil Sorumluluk
Müessesesi Vergi Dünyası Mayıs 2005 ( Sayı: 285 )
- Yrd. Doç. Dr. Adnan GERÇEK: Türk Vergi Hukukunda Vergi Sorumlusu, Sorumluluk Halleri ve Türlerinin İncelenmesi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 54 Sayı 3 2005 SS 157-193
- Yüksel AKSU: Mersin 1. Vergi Mahkemesi Hakimi, Vergi Hukukunda Müteselsil Sorumluluk Kavramı ve Bu bağlamda Gümrük Müşavirlerinin Sorumluluğu Vergi Sorunları Sayı 281 Şubat 2012
- Barış BAHÇECİ: Türkiye’de Kamu Alacaklarının Müteselsil Sorumluluk Yoluyla Tahsili Eğilimi ve Gümrük Kanunu Uygulaması AUHFD 60 (3 ) 2011: 423-445
- Bünyamin ÇİTİL: Vergi Hukukunda Mali Müşavirlerin Sorumluluğu TBB Dergisi 2013
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları