Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinde “Süreli Bomba”

Son Güncellenme Tarihi: 7.11.2018
Haki DEMİRTAŞ

Haki DEMİRTAŞ

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Uzlaşma, anlaşma, ittifak, söz birliği, uyuşma, bir nesne üzerinde sözü bir etme, uyma, muvafık olma, barışma gibi manaları ihtiva etmektedir. Uzlaşma Türkçe’mizde iyi, güzel, mahir, usta, hüner sahibi,uygun, muvafık anlamlarına gelen “uz” kökünden türemiştir. Olumlu bir mana çağrıştırmakla birlikte uzlaşı maalesef kolay tesis edilen bir olgu değildir. Bunda şüphesiz toplumumuzun uzlaşı kültürüne olan mesafeli duruşunun da etkisi vardır.

4458 sayılı Gümrük Kanununun 244. Maddesine istinaden uzlaşmaya ilişkin usul ve esasların düzenlemesi amacıyla T.C. Ticaret Bakanlığı’nca (Meri T.C. Gümrük veTicaret Bakanlığı) hazırlanan“Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği” 27.08.2011 tarih ve 28038 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 31.08.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere uzlaşma, mükelleflerin adlarına yapılan tebligatı yargıya intikal ettirmeden önce, gümrük idaresi ile tahakkuk edecek vergi ve ceza hususunda anlaşmak için başvurabilecekleri idari bir çözüm yoludur. Kamu alacağının kısa sürede tahsilini sağlayan uzlaşma yolu, aynı zamanda mükellefin yargı sürecinde katlanacağı maliyetleri ve prosedürleri ortadan kaldırdığı gibi; idare ile mükellefin empati kurmasına zemin oluşturmaktadır. Maliye tarafında yıllar önce başlayan ve başarılı sonuçlar doğuran bu uygulamanın, gümrük tarafında geç te olsa uygulanmaya başlaması “zararın neresinden dönülse kardır” anlayışı mesabesinde bir kazanımdır.

Kanun metinlerinin farklı yorumlamalara mahal vermeyecek netlikte yazılmaması zaman zaman ciddi sıkıntıların yaşanmasına sebebiyet verdiği bilinmektedir. Diğer yönden vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesi, vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade ettiğini hükme bağlar. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanmasını gerekli kılar. Lafız açık değilse, yorum yapmak kaçınılmazdır. Yorum, yukarıda söylendiği gibi, maddenin konuş amacına, vergi kanunundaki yerine ve diğer ilkelere bakılarak yapılması beklenir. Gümrük mevzuatında ise bu konudaki yorumlamalar, Gümrük Kanunu’nun 242. Ve 244. Maddelerinden bağımsız olarak değerlendirilmesi, yorumcusunu yanlış sonuçlara götüreceği aşikardır.

Yargıtay’ın 27. 3. 1957 tarih ve 1/ 3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da bu yöndedir: “Kanun hükmünün manasını tayin etmekte ilk esas, metnin meydana geldiği sözlerden çıkan manadır ve ancak bu şekilde metne verilmesi gereken mana, hükmün kanuna konulmasıyla güdülen gayeye aykırı neticeler doğuracak olduğu takdirde, lafızdan çıkan mana yerine, kanunun ruhundan çıkan manaya göre hüküm verilmesi gerekir”.

Aynı şekilde 4. 2. 1959 tarihli ve 14/ 6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da bu yöndedir: “Kanun hükümlerinin sadece lafzına göre değil, hem lafzına hem de ruhuna göre yorumlanması ve kanunun lafzına dayanılarak konuluş maksatlarına aykırı sonuçlara varılmasına meydan bırakılmaması, bu günün hukuk ilminin ve tatbikatının kaideleridir”.

Yukarıda yer verilen içtihadı birleştirme kararlarına örnek teşkil edebilecek problemli durumlardan biri de Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin 14.maddesinde, uzlaşma vaki olmadığı hallerde; kalan sürenin nasıl kullanılacağına dair uygulamalarda su yüzüne çıkmaktadır. Bahis konusu Uzlaşma Yönetmeliğinde ilgili madde, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 244.maddesinden bire bir transfer edilmek suretiyle aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.

Uzlaşma talebinin sonuçları

MADDE 14 – (1) Uzlaşma talebinde bulunulması halinde, itiraz veya dava açma süresi durur. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde, süre kaldığı yerden işlemeye başlar. Ancak sürenin bitimine üç günden az kalmış olması halinde, süre üç gün uzar.”

Madde metni sarih bir Türkçe ile kaleme alınmadığı için, sürenin bitimine üç günden az kalmış olan durumlarda, itiraz veya dava açma süresinin hangi tarihten itibaren 3-gün uzayacağı itilafa konu olmakta; idare ile mükellef yargı yollarını aşındırmak suretiyle en değerli vakitlerini heba etmektedirler. Bu konuya düçar olan hemen herkesin, kafa karışıklığı yaşadığı bilinmektedir. Bu bakımdan özellikle hak mahrumiyeti doğuracak maddelerin farklı yorumlamalara neden olmayacak açıklıkta kaleme alınması ziyadesiyle önem arz etmektedir.

Uygulamacıların iş yoğunluğu nedeniyle, kanun metni ile ilintili tüm mevzuatı okumak yerine lafzı açık olmayan satır aralarına takılıp kalmaları, zaman zaman usul-esas tartışmalarının harlanmasına sebep olmaktadırlar. Lafzı açık olmayan hüküm cümleleri ise bu tartışmaların tuzu biberi (mükellef açısından acı biberi demek daha uygun olacak sanırım) olmaya devam edeceğe benziyor. Hukukun temel prensiplerinden biri “Usul,Esasa Mukaddemdir” yani usul, esastan önce gelir,prensibidir. Başvuru yapılacak merci kendilerine intikal eden itiraz veya talepleri öncelikle ve ivedilikle usul yönünden incelemesi; usul yönünden herhangi bir eksiklik söz konusu değilse; esasa yönelik incelemelere geçmesi hukukun başvuru inceleme yöntemlerinin temelini teşkil ettiği gözden kaçırılmamalıdır.Aksi halde usul yönünden reddedilmesi gereken bir başvuruya mukabil; esasa girilmek suretiyle zamanında karar verilememesine; belki de başvuru sahibinin yargı yollarına başvurma süresinin elinden alınmasına sebebiyet vereceğinden; başka bir usul hatasının doğmasına neden olacaktır. Bu da her şeyden önce savunma hakkının gasp edilmesine temel teşkil edecektir. Bu bakımdan Sürenin tuzak olarak kullanılmaması; savunma hakkının kullanılması yolundaki bütün dikenlerin (herkesçe farklı yorumlanmaya müsait cümlelerin) temizlenmesini gerektirir.

Örnek 1
“A” isimli firma “G” isimli Gümrük İdaresi ile KDV konusunda itilaf yaşıyor. Firma 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 244.maddesi gereğince idari itiraz hakkını kullanmadan önce yasal süresi 15 gün olan süre tahdidinin 14.gününde uzlaşma talebinde bulunuyor. Dolayısıyla kanunun kendisine tanıdığı hak gereği 15-günlük itiraz süresi; duruyor. Uzlaşma vaki olmadığı durumlarda ise mezkur süre kaldığı yerden devam ediyor; süre bitimine 3-günden az kalması münasebetiyle durdurulan dava açma süresi yine Uzlaşma Yönetmeliğinin 14.maddesinde hüküm altına alındığı üzere 3-gün uzadığı için A isimli firma, itiraz süresinin dolmasına 1 gün kaldığı için üzerine 3-gün daha ilave ederek 4-günlük süresi bulunduğu yorumuyla sürenin son gününde Gümrük İdaresine itiraz ediyor. İşte itilaf tam da bu son gün hesaplamasında ortaya çıkıyor. İtiraz veya dava açma süresi 3 gün müydü; 4-gün müydü tartışması idarenin erken teşhisiyle usul yönünden kabul veya reddedilmeyle sonuçlanmazsa asil vahim durum akabinde ortaya çıkıyor ki Gümrük İdaresinde kaybedilen zaman, yargı yollarına başvurma kanallarının da tıkanmasına neden olabiliyor.

Örnek 2(TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU MERKEZ HAKEM KURULU, Hakem Yardımcı Hakem El Kitabı Madde 6)
Futbol müsabakalarındaki uzatma örneğini makalemize uyarladığımızda anlatmak istediğimiz hususun tam olarak anlaşılacağını ön görüyoruz:

SENARYO : Maçın 15.Dakikasında bir sakatlık oluyor ve maç 5 dakika duruyor. Hakem sakatlığın tedavisinde geçen zamanı durduruyor. Sakatlık Bittikten sonra maç kaldığı yerden devam ediyor. Uzatma olmaz ise 90. Dakikada hakem maçı bitiriyor. Zira Sakatlıkta geçen zaman için, ek süre verilmeyip, hakemin maçı durdurması (Kronometresini durdurması); sakatlık bittikten sonra ise maçın kaldığı yerden devam etmesi söz konusu. Bunun için Stadyumda maçın oynandığı süreyi gösteren saatlerden ziyade, hakemin saati önemlidir. Çünkü kurallar icabı, zamanı durdurma ve kaldığı yerden başlatma görevi hakemdedir. Uzatma olmayacaksa (ek süre verilmeyecekse) yardımcı hakem süre tabelasını kaldırmayacağından süre hakemin saati ile tamamlanacaktır.
Diğer yönden, bir an için maçın 89. dakikasında yardımcı hakem 3 dakikalık uzatma tabelasını kaldırdığını tasavvur edelim. Maç (89+3) 92. dakikada mı bitecektir ve yada 3 dakikalık uzatma, maçın normal süresi olan 90. dakikası tamamlandıktan sonra mı devreye girecektir? Maçın 90 dakikalık normal süresi tamamlandıktan sonra en az tabelada gösterilen süre kadar oynatılması gerektiği yardımcı hakem el kitabında da hükme bağlanmıştır.

Senaryomuzu makalemizde anlattığımız olaya teşmil edecek olursak;
a- Gümrük Kanununun 242.maddesi gereği gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itiraz etme süresi var. Dolayısıyla futbol müsabakası için 90-gün belirlenen süre; konumuzla ilgili mevzuat müsabakasında 15-gün olarak belirlenmiş durumda.

b-Futbol müsabakasında sakatlıkta geçen süre nasıl ki hakem tarafından durdurulup, tedavi sürecinden sonra maç kaldığı yerden başlıyorsa; mevzuat müsabakasında da kanunun 244.maddesi gereğince uzlaşma talebinde bulunulması halinde, itiraz veya dava açma süresi durduruluyor ve uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye başlıyor.

c-Futbol müsabakasında verilen ek süre nasıl ki oyunun normal oynanma süresi olan 90. dakika tamamlandıktan sonra başlıyorsa; mevzuat müsabakasında uzayan 3 günlük ek sürenin de 15 günlük normal itiraz veya dava açma süresi tamamlandıktan sonra başlaması gerektiği izahtan varestedir.

Hala konuyu yeterince aydınlatamadığımızı düşünenler için bir de dil bilgisi açısından cümlenin gizli öznesi olan süreyi merkezde tutmak suretiyle soru-cevap tekniği ile anlatmaya gayret edelim.

o Duran Ne?
o -İtiraz ve Dava açma süresi
o İtiraz Ve Dava Açma Süresi Ne zaman doluyor?
o -Gümrük Kanunun 242.Maddesinde belirtilen 15 günlük süre zarfında
o Söz konusu Süre zarfında kanuni haklarım nelerdir?
o -Bölge Müdürlüğü’ne İtiraz etmek veya Uzlaşma yönetmeliğinin 11.maddesine göre Uzlaşma talebinde bulunmak.
o Söz konusu süre zarfında yasal haklarımı kullandım mı?
o -Evet. İlgili Yönetmeliğin 13.maddesine göre başvurumuzu süresi içinde (14.gün) yaptığımız için talebimiz, uzlaşma komisyonu sekretarya hizmetlerini yürüten birimi tarafından öncelikle ve ivedilikle usul yönünden incelenmiş ve kabul edilerek tarafımıza uzlaşma tarihi verilmiştir.
o Uzlaşma Vaki oldu mu?
o -Hayır. Vaki olmadığı için süre kaldığı yerden işlemeye başladı. Bununla birlikte sürenin bitimine üç günden az kaldığı için kanunen, süre üç gün uzadı.
o Hangi süre üç gün uzadı?
o -14.gününde bulunduğumuz itiraz ve dava açma süresi üç gün uzadı.
o Bu maddede veya yönetmeliğin tamamında bahse konu süre uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe ve veya süreye atıf yapmış mı?
o -Hayır. Uzlaşma Yönetmeliğin tamamında bahse konu süre Gümrük Kanununun 242.maddesinde belirtilen İdari itiraz süresi olan 15-günlük süreye atıf yapmakta.

Dolayısıyla maddede bahse konu süre GK. 242.maddesinde belirtilen İdari İtiraz Süresidir. Üç gün uzayacak olan da bu süredir tabiatıyla. Zira başka bir süreden bahsedilmediği konusunda itilaf söz konusu değildir. Bahis konususüre gizli özne olarak cümle yapısında yer aldığı için farklı yorumlamalara sebebiyet verdiği de yadsınamaz.Bununla birlikte eğer bahis konusu madde metninde “….sürenin bitimine üç günden az kalmış olması halinde süre üç gün uzar” tabiri yerine “……halinde SÜRE 3 güne uzar” tabiri kullanılmış olsaydı; o zaman kalan süre verilen süre üzerine eklenmeyecek ve süre üç gün olarak farklı yorumlara tevessül edilmeden herkesçe aynı şekilde anlaşılacaktı.

Sonuç olarak, idari ve dava açma sürelerinin geçirilip geçirilmediği, hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim hakkının kullanılamamasına neden olacak şekilde yorumlanmaması gerektiği, AİHM’sinin, Anayasa mahkemesinin ve Danıştay’ın içtihat kararlarının yüzeysel olarak incelenmesinden rahatlıkla anlaşılacaktır. Buna rağmen %100 haklı olduğunuz konularda bile mağduriyet yaşamamak adına siz siz olun işinizi son güne bırakmayın.Vesselam…

Haki DEMİRTAŞ
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri



KAYNAKÇA:
 Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği (27.08.2011 t. 28038 s. R.G.)
 http://www.tdk.gov.tr
 http://www.sosyaldusunce.com/empati-mefhumu-ve-uzlasi-kulturu
 https://www.alomaliye.com/uzlasma_yonetmeligi.htm
 http://dergipark.gov.tr/download/article-file/376256 (Adil Yargılanma Hakkı Çerçevesinde İdari Yargıda Dava Açma Süresi)
 http://www.anayasa.gov.tr/bireyselbasvuru/pdf/Kitaplar/Bireysel-Basvuruda-idari-Yarg%C4%B1ya-iliskin-Kararlar.pdf

Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları