“Gümrükçü” Mü? Gümrük Müşaviri Mi?

Son Güncellenme Tarihi: 25.06.2018
Atilla ŞAHİN

Atilla ŞAHİN

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Bilindiği üzere, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile eşya sahiplerini dolaylı temsil yoluyla temsil etmek suretiyle gümrük idarelerinde iş takibini sağlamak amacıyla yeterli bilgi ve beceri düzeyine sahip ve gerekli koşulları taşıyanlar arasında gümrük müşavirliği ünvanı altında bir meslek grubu ihdas edilmek suretiyle etkin bir gümrük denetiminin sağlanması amaçlanmıştır.

Yasal bir düzenleme ile gümrük müşavirlerine eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin her türlü gümrük işlemlerini, gümrük idareleri ve diğer kurumlar nezdinde dolaylı temsil yoluyla takip edip sonuçlandırma yetkisi verilmiş ve aynı zamanda , imzaladıkları beyanname ile ilgili cezai hükümlerin uygulanması açısından beyannamede belirtilen bilgiler ile beyannameye ekli belgelerin doğruluğundan ve ilgili rejimin gerektirdiği bütün yükümlülüklere uyulmasından sorumlu kılınmıştır.

Diğer yandan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun Geçici 6.ıncı maddesinde, Gümrük Müşavirleri’nin, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlar nedeniyle fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanununun Devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Görüleceği üzere, yasal bir düzenleme ile oluşturulan bir meslek grubu olan gümrük müşavirleri, sürekli gelişim isteyen, birçok mesleğin konularını içerdiği için geniş bilgi birikimi gerektiren, yetiştirilen eleman sayısı dikkate alındığında bir okul hüviyetinde olan farklı bir meslek dalıdır. Yetki, görev ve sorumlulukları dikkate alındığında gümrük müşavirinin misyon ve vizyon sahibi olması hedeflenmiştir.

Uygulamaya bakıldığında yukarıda yasal çerçevesi çizilmiş gümrük müşavirliği ile hedeflenen misyon ve vizyona sahip gümrük müşaviri oranı nedir diye bir soru sorulsa buna cevap vermek güç olacak. Bunu ölçecek ne bir objektif kriter, ne de böyle bir istatistiki veri bulunmaktadır. Sizi böyle bir düşünceye sevk eden saikler nelerdir? Diye bir soru sorulduğunda kişisel cevabım; kamuoyundaki gümrük müşavirliği algısı olacaktır.

Maalesef kamuoyunda gümrük müşaviri algısı bizleri tatmin etmekten çok uzak olup, kısmen sığ bir bakış açısını yansıtırken, kısmen de doğru gözlemlere dayanmaktadır.

Gümrük müşavirleriyle çalışan dış ticaret erbabı açısından genelde, gümrük işlemlerini en seri bir şekilde, en az maliyetle, en kısa sürede yerine getiren gümrük müşaviri işveren açısından iyi bir “gümrükçü!..” olarak değerlendirilmekte; ancak, gümrük müşaviri yasa ve mevzuatın gerektirdiği tüm kurallara uymaktan dolayı eşyanın gümrük işleminde bir gecikme olması halinde, hele de işlem maliyetinde biraz farklılık olması halinde işveren nezdinde “iş bilmez gümrükçü” olmaktadır.

Gümrük müşavirlerinin muhatapları nezdinde neden böyle bir itibar elsikliğine sahip olduklarının sorusunu bizler öncelikle kendimize sormamız gerekmez mi? Bunun bir çok nedeni sayılabilir;

• Gümrük müşaviri olabilmenin yasa ile belirlenmiş objektif kriterlerini yerine getirip gümrük müşaviri izin belgesi almayı yeterli görüp, sadece müşteri portföyünü artırıp daha fazla ciro yapma saikiyle hareket edilmesi,
• İş sahiplerinin hep acil olan taleplerine mevzuatın gerektirdiği prosedürler ve süreçler doğru ve objektif olarak anlatılmadan ; “tamam efendim yaparız , hallederiz” anlayışıyla yan yollara sapılarak iş yapılmaya çalışılması,
• Konusunda uzman bir kişi olduğu gerçeğine uygun donanımda sürekli eğitim ve bilgi edinme konusunda gayret edinilmemesi,
• Piyasada rekabet kurallarına uygun pazarlama faaliyetinde bulunulamaması,
• Gümrük müşaviri olmak gibi bir derdi olmaksızın “her işi yaparım”, “yeterki daha fazla müşteriye-daha fazla ciroya sahip olayım” anlayışı ile “gümrükçü” olmanın fırsatlarını kollama anlayışı,
• Kurumsak gümrük müşavirliği kültürünün oluşturulması konusunda gayret ve girişim eksikliği,
• Dernek statüsündeki gümrük müşavirliği meslek örgütlerinin, yasalarla düzenlenmiş meslek kurum ve kuruluşu olmamasının verdiği öz güven yoksunluğu,
• Mesleki yeterlilik sınavlarının, analitik bilgiyi ölçmekten uzak olması,
• Gümrük Müşaviri olanların önemli bir kısmının bu mesleği uzman bir meslek dalı olarak görüp te bu konuda ciddi çalışma ve gayret gösterme yerine, en kısa sürede nasıl daha fazla para kazanırım saikleriyle hareket etme anlayışı, vb.,
Daha bir çok neden sayılabilir.

İfade etmeye çalıştığımız husus, biz kelimenin gerçek manasıyla “gümrük müşaviri” mi olacağız, yoksa bilginin, danışılan kişi olmanın öneminin olmadığı, işverenin istediği her şeyi yaparım-ederim anlayışında iş takipçisi ya da iş bitirici “gümrükçü” mü olacağımıza karar verilmesidir. Uzun yılardır beni şahsen rahatız eden bu durum karşısında buna yol açan nedenlerin de irdelenmesinin önemi ortaya çıkmaktadır.

4458 sayılı Kanun, yukarıda belirtildiği üzere gümrük müşavirliği mesleğini bir kariyer meslek olarak kurgulamış ve kurallar buna göre belirlenmiştir. Ancak tek başına bu kurallar yeterli olmuyor. Yıllardır gümrük ve gümrükçü kavramı kamuoyunda ve özellikle gümrük idareleri ile muhatap olanlar nezdinde hem gümrük müşavirleri hem de gümrük idareleri açısından hak edilmeyen olumsuz bir algı oluşmuştur.

Bu olumsuz algının oluşmasında her gümrük müşavirinin bu algıda benim de payım var mı? Diye kendi kendine bu soruyu sorma cesaretini gösterip buna göre “gümrükçü” değil de gümrük müşaviri olmaya karar verirse sanırım olumsuz algının aşılmasında gümrük müşavirleri kendi payına düşen görevlerden birini yerine getirmiş olacaktır.

Bu algıyı ortadan kaldırmak için başta gümrük müşavirleri dernekleri olmak üzere, etik değerler konusundaki başlatılan sürecin iyi değerlendirilerek konuya ilişkin hassasiyetlerin hayata geçirilmesi çok önem arz etmektedir. Ancak maalesef benim de AGMD Başkanlığı görevim esnasına çok önemsediğin “Etik Kurallar” konusunda tüm üyelerimizin bu noktaya hassasiyet göstermedeki çekinceli tavırları beni yukarıdaki endişelerimi ifade etmeme yol açmıştır. Bu nedenle gümrük müşavirlerinin kamuoyunda hak ettikleri itibarı kazanabilmesi için, etik değerler konusunda kararlı bir şekilde duruş sergilemeli ve hiç bir mecburiyeti olmamasına ve empoze edilmemesine karşın, gerekli hassasiyeti göstererek sahip olduğu misyonuna uygun bir vizyon oluşturmalıdır.

Gümrük müşavirleri iş takipçi tanımı ötesinde, temsilcisi bulunduğu firmaların kendilerinden veya mevzuattan kaynaklanan sorunları hiç yan yollara kaçmadan, gerek temsilcisi bulunduğu firmaların mevzuatın gerektirdiği sürece adapte olmalarını sağlamaları, gerek se idareden ya da mevzuat yorumundan kaynaklanan sorunları çözme konusunda bağlı bulundukları dernekler ya da sivil toplum örgütleri kanalıyla yasal zeminlerde yapısal çözümler aramaları gerektiği kanısındayım.

Gümrük ve dış ticaret mevzuatının karmaşık ve değişken yapısının doğal bir sonucu olarak uygulayıcı birimlerden kaynaklanan yorumlama farklılıkları bulunabilir. Ancak gümrük müşavirleri karşılarına çıkan mevzuatsal konulara hakim değilse, doğru bir analiz yapma yeteneği yoksa, konulara analitik olarak yaklaşıp çözümsel yöntemleri geliştiremiyorsa, gümrük idarelerinin mevzuata aykırı, yoruma dayalı uygulama ve kararlarına karşı kendilerini ve temsilcisi olduğu firmaları hukuki olarak savunma noktasında yetersiz kalacakları açıktır.

Bu bakımdan gümrük müşavirleri, konulara yeteri kadar vakıf değilse, bu durumda iş verenin baskısını da üzerlerinde hissederek işin bir an önce çözümü için yan yollara başvurarak iş bitirme yol ve yöntemleri geliştirip, kısa vadede müşterisini memmuniyetini sağlamayı bir kazanç gibi algılayabilir. Ancak bu durum aslında kısa vadede işi yapmanın rahatlığına kavuşulsa dahi, uzun vadede mesleğimiz açısından yapısal sorunların oluşmasına yol açmaktadır. Bu nedenle;

Öncelikle gümrük müşavirleri kendi mesleki sorumlulukları ve kariyerleri açısında dış ticaret erbabının iş takipçisi olmaktan ileriye giderek, dış ticaretin danışmanlığını yapabilir duruma gelmeleri gerekir. Bu süreç ciddi bir bilgi birkimine ve kariyer meslek sahibi olmanın misyon ve vizyonuna sahip olma iradesi ve çalışmasına bağlıdır.

Gümrük müşavirleri, gümrük müşavirliği mesleğinin Gümrük Kanunu’nunda tanımlanan yetki ve sorumluluklar bağlamında müteşebbisler açısından onların risklerini minimize eden bir danışmanlık, gümrükler ve hazine açısından da bir kefalet müessesesi olduğu gerçeğini hiç bir zaman unutmamalı ve bunun gereğine göre hareket edilmesinin meslek onurları olduğunun bilincinde olmalıdırlar. Bizler bunu kendi payımıza başarıya ulaştırdığımız zaman gerek temsilcisi bulunduğumuz firmalar bizlere “gümrükçü” “iş takipçisi” gözüyle bakamayacaklar, gerekse gümrük idareleri nezdinde hiç bir kamu görevlisi bizi ciddiye alamamazlık yapamayacaktır.

Diğer yandan, gümrük müşavirliği mesleğinin kamuoyunda hak ettiği noktaya gelmesi, bir yandan sunulan hizmetin kalitesiyle orantılı iken diğer yandan da haksız rekabete meydan vermeden mesleki bilgi ve hizmetin asgari bedelinin alınmasıyla doğrudan ilgilidir. Bunu da başka makamlardan veya nihayetinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenen asgari ücret tarifesindeki asgari ücretleri değil, bilgi, emek ve maliyetlerimizi, çalışanlarımızın insanca ve mesleki onurumuza yakışır bir yaşam düzeyini sağlayacak tarife uygulama kararlılığını gösterdiğimizde, danışmanlık hizmetimizin karşılığını fatura edebildiğimiz zaman “gümrükçü” olmaktan kurtularak GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİNE terfi etmiş oluruz düşüncesindeyim.

ATİLLA ŞAHİN
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları