İthalatta Ödenen İlave Gümrük Vergisi ve Geri Verme Talebi

Son Güncellenme Tarihi: 19.03.2019
Atilla ŞAHİN

Atilla ŞAHİN

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

AB den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelen ilave gümrük vergisine (İGV) tabi eşyanın, AB menşeli veya çapraz kümülasyon kapsamında menşeili olarak beyan edilip te ithalat sırasında tercihli menşeini kanıtlayan belgenin ibraz edilmediği hallerde, İGV ödenmek suretiyle ithal işlemi gerçekleştirilen ithal eşyası için ithalattan sonraki aşamada eşyanın tercihli menşe statüsünü kanıtlayan geçerli bir belgenin ibraz edilerek ithalatta ödenen iGV’nin geri verilmesi talebinde bulunulması halinde gümrük idarelerince bu taleplerin çoğunlukla kabul edilmediği ya da ciddi tereddütler yaşandığı gözlenmektedir.

Gümrük idarelerinin ithalattan sonra ibraz edilen menşe belgelerine ilişkin geri verme talepleri konusunda red kararı vermelerinde genelde iki gerekçe sunulmaktadır.

- Birincisi, İGV uygulanmasına ilişkin Kararlarda, ithalattan sonra menşe belgesi sunulması durumlarında geri vermeye ilişkin bir hüküm bulunmadığı gerekçe olarak gösterilmekte.
- İkincisi olarakta, AB den A.TR eşliğinde gelen ve AB menşeili eşyanın bu statünü kanıtlayan menşe şahadetnamesinin ithalattan sonra ibrazı halinde bu talebin Gümrük Yönetmeliğinin 38 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi sonucu red kararı verilebilmektedir.

Bilindiği üzere, gümrük vergilerinin geri verilmesi veya kaldırılması ile ilgili hükümler 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 210 ila 217 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Gümrük vergileri tanımı ise yine aynı Kanun’un 3/8 inci maddesinde;“Gümrük vergileri” deyimi, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü”, “İthalat vergileri” deyimi ise 3/9 uncu maddesinde; “Eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri” ifade eder şeklinde hükme balanmıştır. Ayrıca ithalat vergilerini oluşturan vergi, eş etkili vergi ve mali yüklerin neler olduğu Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği ekinde gösterilmiş olup, bu listede ilave gümrük vergisi de yer almaktadır.



Gümrük vergilerinin geri verilmesi ve kaldırılması ile ilgili olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 214 üncü maddesinde;
“Madde 214 – Gümrük vergileri 211, 212 ve 213 üncü maddelerde belirtilen haller dışında, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşma hükümleri çerçevesinde Bakanlar Kurulu(Cumhurbaşkanlığı) tarafından belirlenecek hallerde geri verilir veya kaldırılır.
Bu maddede belirlenen geri verme ve kaldırma işlemleri, gümrük vergilerinin yükümlüye tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde ilgili gümrük idaresine başvurulması üzerine yapılır.
Ancak, mücbir sebebin tespiti halinde, bu sürenin aşılmasına Bakanlıkça izin verilir.”
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında 2009/15481 sayılı Karar’ın “Gümrük Vergilerinin Geri Verilmesi ve Kaldırılması” başlıklı 118 inci ve 119 uncu maddelerinde;
“MADDE 118- (1) Gümrük vergileri;
j) Kanunun 181 inci maddesi hükmü saklı kalmak üzere, doğmuş olan bir gümrük yükümlülüğü için 119 uncu maddenin altıncı fıkrasında yer alan diğer koşulların sağlanmış olması kaydıyla, yükümlü tarafından eşyanın tercihli rejim uygulanmak suretiyle serbest dolaşıma girmesini sağlayan menşe şahadetnamesi, dolaşım belgesi veya benzeri geçerli bir belge ibraz edilmesi,
halinde geri verilir veya kaldırılır.”

“Madde:119:
(6) 118 inci maddenin (j) bendi hükmü çerçevesinde vergilerin geri verilmesi veya kaldırılmasına esas teşkil olmak üzere ibraz edilen belgelerin söz konusu eşya ile ilgili olması ve tercihli tarife uygulanmasına ilişkin diğer tüm şartları taşıması gerekir. Bu durumda, vergilerin geri verilmesi veya kaldırılması için eşyanın gümrük idaresine sunulması şarttır. Eşyanın gümrük idaresine sunulamadığı durumlarda, ibraz edilen belgelerin söz konusu eşya ile ilgili olduğunun tevsiki gerekir.”
Konunun ilave gümrük vergisi uygulanmasına ilişkin mevzuat hükümlerine göre incelendiğinde;
İlave gümrük vergisi uygulanmasına ilişkin Kararların ikinci maddelerinde hükme bağlandığı üzere, ilave gümrük vergisi oranlarının 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanun’nun Bakanlar Kuruluna/Cumhurbaşkanlığına verdiği yetki çerçevesinde,
- 474 sayılı Kanunda gösterilen hadlerin %50 artırılmış düzyeni aşamayacağı hükmü ile,


- İGV uygulanmasına ilişkin Kararların 2/(4) üncü fıkralarında;
“(4) Bu Karar kapsamı ilave gümrük vergisi hakkında, gümrük vergisinin tabi olduğu usul ve hükümler uygulanır.”
Yukarıda belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde, ilave gümrük vergisinin 474 sayılı Kanun hükümlerine göre gümrük vergisine ek olarak uygulanan bir vergi olduğu ve bu vergi hakkında gümrük vergisinin tabi olduğu usul ve hükümlerin uygulanması gerektiği açık olarak anlaşılmaktadır.

Gerek İGV uygulanmasına ilişkin Karaların yukarıda zikredilen hükümleri gerek se Gümrük Kanunu’nun gümrük vergileri tanımına ilişkin hükümler birlikte değerlendirildiğinde gümrük idarelerinin geri verme talebine ilişkin red kararlarında başkaca bir haklı gerekçe durumları hariç, yalnızca ithalattan sonra belgenin ibraz edilmesi nedeniyle red kararı verilmesinin gerek İGV’ne ilişkin Karar, gerek Gümrük Kanunu, gerek Türkiye ile AB arasında “Gümrük Birliği”ni tesis eden 1/95 sayılı Karar’ın 6 ıncı maddesi, gerek se Türkiye’nin çapraz kümülasyon uygulanmasına ilişkin imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarındaki anlaşma kapsamı menşeili ürünlerin ithalinde gümrük vergisi ve eş etkili vergi mali yüklerin kaldırılmasına ilişkin hükümlere aykırılık oluşturacağı değerlendirilmektedir. Konuyu bu kapsamda yasal gerekçeleri dikkate alarak değerlendirdiğimizde;

AB menşeli ve Türk menşeli ürünlerin AB’den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelmesi halinde İGV uygulanmamasının yasal gerekçesi nedir?
Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliğini tesis eden 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı(Gümrük Birliği Kararı)nın “Gümrük Vergileri ve Eş Etkili Vergi ve Resimlerin Kaldırılması” başlıklı “BÖLÜM 1” in 4’üncü Maddesinde;
“Topluluk ile Türkiye arasında ithalat ve ihracatta alınan gümrük vergileri ile eş etkili vergi ve resimler bu Karar'ın yürürlüğe girdiği tarihte tamamen uygulamadan kaldırılır. Topluluk ile Türkiye o tarihten itibaren yeni ithalat ve ihracat vergileri ile eş etkili vergi ve resimleri uygulamaya koymaktan kaçınırlar. Bu hükümler mali nitelikte gümrük vergilerini de kapsar.”
İlave gümrük vergisi uygulanmasına ilişkin Kararların tamamında, 1/95 sayılı OKK’nın yukarıda zikredilen maddesi uyarında AB den A.TR dolaşım beşgesi eşliğinde tercihli tarifedenn yararlanmak suretiyle gelen ithal eşyası için ilave gümrük vergisinden istisna tutulmuştur.

Ayrıca, AB ve Türkiye aynı zamanda PAMK, PAAMK ve BBMK sistemlerine dahil olduklarından, AB ve Türk menşeli eşyanın Anlaşma kapsamında olması ve Protokol hükümlerine göre menşeili olmaları halinde gümrük vergisi yanında eş etkili vergi ve benzeri mali yüklerin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.

Yine Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği’ni tesis eden 1/95 sayılı OKK hükümleri gereği Türkiye ile AB arasında sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünleri ticaretinde menşe kriteri dikkate alınmaksızın serbest dolaşım statüsünde olmaları koşuluyla eşyaların karşılıklı ticaretinde geçerli bir A.TR dolaşım belgesi sunulması halinde belge kapsamı eşyanın tercihli tarifeden yararlanması kabul edilmiştir.

Bu kapsamda, A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelen eşyanın aynı zamanda İGV ne tabi olması halinde, gerek 1/95 sayılı Karar hükümleri gerek se AB ile birlikte Türkiye’nin PAMK, PAAMK ve BBMK Sistemlerine dahil olması nedeniyle menşeili ürünlerin ticaretinde;

- A.TR dolaşım belgesinin ibrazı halinde yalnızca gümrük vergisi açısından tercihli tarife uygulanacaktır.
- İGV ne tabi eşyanın AB’den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelmesi koşuluyla AB veya Türk menşeli olduklarının kanıtlanması halinde de İGV açısından istisna hükümlerinin uygulanması öngörülmüştür.
Bu durumda AB’den A.TR eşliğinde gelen eşyanın AB veya Türk menşeli olduklarının kanıtlanması gerekmektedir. AB’den gelen AB ve Türk menşeli eşyanın tercihli menşe statüsü Türkiye ile AB Arasında Gümrük Birliğinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esasları düzenleyen 2006/15481 sayılı Karar’ın 67 ila 76 ıncı madde hükümleri gereği “Tedarikçi Beyanı” ibraz edilmek suretiyle kanıtlanması öngörülmüş olmakla birlikte, A.TR kapsamı eşyanın yalnızca AB ve Türk menşeli olmaları koşuluyla tedarikçi beyanı ibrazının mümkün olmaması halinde menşe statülarinin kanıtlanmasına ilişkin hükümler İGV’ne ilişkin Kararların uygulanmasına ilişkin İthalat 2017/4 sayılı Tebliğ ile açıklık getirilerek, tedarikçi beyanının ibrazının mümkün bulunmadığı durumlarda “İhracatçı Beyanı” ya da “Menşe Belgesi” ibraz edilmesi halinde de İGV’nin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.



Görüleceği üzere AB’den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelen eşyanın aynı zamanda AB ve Türk menşeili olması ve bu durumun kanıtlayan tedarikçi beyanı ya da menşe şahadetnamesi veya ihracatçı beyanı ibrazı halinde ilave gümrük vergisi uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca İGV uygulanmasına ilişkin Kararlarda İGV nin gümrük vergisinin tabi olduğu usul ve hükümlerin İGV açısndan da geçerli olduğu hükme bağlandığından söz konusu eşyayanın menşe statüsünü kanıtlayan belgenin ithalattan sonra ibraz edilmesi halinde ithalatta ödenen ilave gümrük vergisinin geri verilmesini engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır.
Nitekim “Gümrük Vergilerinin Geri Verilmesi veya Kaldırılması” hükümlerini düzenleyen 2009/15481 sayılı Karar’ın 118/(1)-J) bendi ile 119/6 ıncı fıkrası hükümlerine göre, tercihli rejim uygulanmak suretiyle serbest dolaşıma girmesini sağlayan menşe şahadetnamesi, dolaşım belgesi veya benzeri geçerli bir belge ibraz edilmesi halinde;
- belgelerin söz konusu eşya ile ilgili olması,
- tercihli tarife uygulanmasına ilişkin diğer tüm şartları taşıması,
- eşyanın gümrük idaresine sunulması,
- eşyanın gümrük idaresine sunulamadığı durumlarda ibraz edilen belgenin söz konusu eşya ile ilgili olduğunun kanıtlanması
halinde ithalat sırasında alınan gümrük vergileri geri verilir veya kaldırılır.

Görüleceği üzere, serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyanın AB ülkelerinde ithalinde tercihli rejimden yararlanmasını sağlayan A.TR dolaşım belgesi ibraz edilmesi halinde, belge içeriği eşyanın aynı zamanda AB veya Türk menşeli oldukları tevsik eden geçerli bir tedarikçi beyanı, menşe şahadetnamesi veya ihracatçı beyanının ithalattan sonra da ibraz edilmesi durumunda yukarıda zikredilen Karar hükümleri ile 1/95 sayılı Karar ve AB ile olan Menşe Protokolleri hükümleri gereği geri verme veya kaldırma taleplerinin kabul edilmesi gerektiğinin yasal bir zorunluluk olduğu değerlendirilmektedir.

AB’den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelen ve çapraz kümülasyon kapsamında menşeili olan eşyaya İGV muafiyeti uygulanmasının yasal gerekçesi nedir?
İGV uygulanmasına ilişkin Kararların 3’üncü maddesinde, AB den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelen eşyaların çapraz kümülasyon kapsamında menşeili olduklarının tevsiki halinde ilave gümrük vergisinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu bakımdan PAMK, PAAMK ve BBMK’na taraf olupta ülkemiz açısından onay süreçleri ve Anlaşma hükümlerinin geçerli olduğu ülkeler menşeli eşyaların Protokol hükümlerine uygun olarak çapraz kümülasyon kapsamında AB üzerinden ülkemize ithalinde, A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelmeleri durumunda bu eşyaların çapraz kümülasyon kapsamında tercihli menşe statülerinin kanıtlanması yukarıda da ifade edildiği üzere 2006/15481 sayılı Karar’ın 67 ila 76 ıncı maddeleri hükümleri çerçevesinde “Tedarikçi Beyanı” ya da “Uzun Dönem Tedarikçi Beyanı”(UDTB) ile kanıtlanabilir.

İkili ve çok taraflı ekonomik alan yaratan Serbest Ticaret Anlaşmalarında, Anlaşma kapsamında menşeli olan ürünlerin karşılıklı ticaretinde, taraf ülkeler gümrük vergisini telafi edecek eş etkili vergi ve benzeri ek mali yükümlülük uygulmayacakları hususu Anlaşma ile hükme bağlanmıştır.

Türkiye’nin ikili ya da çapraz kümülasyon kapsamında ekonomik alan yaratan Serbest Ticaret Anlaşmalarına ilişkin Protokol metinlerinde “İthalatta Gümrük Vergileri ve Eş Etkili Vergiler” başlıklı madde metinlerinde;

“ İthalattaki Gümrük Vergileri ve Eş Etkili Vergiler
- İthalattaki gümrük vergileri ve eş etkili vergiler, işbu Anlaşma’nın Protokol 1 hükümlerine göre kaldırılacaktır.

- İşbu Anlaşma’nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, Taraflar arasındaki ticarette, ithalata hiçbir yeni gümrük vergisi veya eş etkili vergi konulmayacak, halen uygulananlar ise artırılmayacaktır. “

Hükmü bulunmak olup, bu hüküm gereği doğrudan STA yaptığımız ülkelerden menşe ispat belgesi eşliğinde gelen ürünlere İGV uygulanamayacağı gibi, PAMK, PAAMK ve BBMK Sistemlerine dahil olup ülkemiz açısından onay ve imza süreçleri tamamlanmış ülkeler ile AB arasında çapraz kümülasyon kapsamında olduğu gibi ya da işlenerek ülkemize A.TR dolaşım belgesi kapsamında gelen ürünün çapraz kümülasyon kapsamında tercihli menşe statüsünün kanıtlanmasını sağlayan tedarikçi beyanı ya da UDTB nı ibraz edilmesi halinde ilave gümrük vergisi uygulanmaz.

Burada dikkat edilmesi gereken husus tedarikçi beyanı ya da UDTB nı yalnızca AB den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelen eşyanın PAMK, PAAMK ve BBMK kapsamında çapraz kümülasyon kapsamında menşeili olması ve ya bu sistemlere dahil olan AB ve Türk menşeli eşyanın doğrudan AB’den A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelmesi halinde geçerli bulunmaktadır.
Belirtilen nedenlerle ve 2009/15481 sayılı Karar’ın 118/(1)-j) bendi hükmü ve 119/6 ıncı fıkra hükümleri gereği AB den tercihli rejimden yararlanmayı sağlayan A.TR dolaşım belgesi eşliğinde gelen eşyanın tercihli menşe statüsünü kanıtlayan tedarikçi beyanı veya UDTB’nın ithalattan sonra ibrazı halinde de Gümrük Kanunu’nun 214 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde geri verme veya kaldırma taleplerinin kabul edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu değerlendirilmektedir.

NOT: BU makale içeriği, şahsıma ait basım aşamasında olan “100 Soruda Menşe Kazanım Kuralları ve Menşe Kümülasyonu” isimli kitabımız 68 inci sorusundan alınmıştır.

Atilla ŞAHİN
Gümrük Müşaviri

Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları