Küresel Ticarette Gelişmeler ve Geleceğe Dair Tahminler

Son Güncellenme Tarihi: 28.06.2021
Şahin YAMAN

Şahin YAMAN

YaDa Danışmanlık Genel Müdürü, DTÖ Eski Müzakerecisi

Yazarın Diğer Yazıları

Küresel mal ticareti, salgının başlarındaki çöküşünden sonra, 2021'in ilk çeyreğinde toparlanmaya devam etti, ancak toparlanma hızı ülke ve bölgeler arasında olukça farklı boyutlarda. İlk çeyrekte mal ihracat ve ithalatında en yüksek performansı Asya Bölgesi sergileyerek zirveye çıkarken, Avrupa ve Kuzey Amerika Bölgeleri de salgın öncesi seviyelerine döndüler. Afrika ve Orta Doğu gibi gelişmekte olan ekonomiler ise bir miktar geride kalmış görünüyor.

Küresel mal ticareti yılın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,1 artarken bu yükseliş yıllık yüzde 8,7'lik büyüme anlamına gelmektedir. İlk çeyrek sonu itibariyle yıllık büyüme ise yüzde 4,3'e yükseldi. Küresel ticarette yılın önceki aynı çeyreğinde tecrübe edilen keskin düşüş nedeniyle ikinci çeyrekte daha büyük bir artış bekleniyor.
Mevcut toparlanma hızı, DTÖ'nün 2021'de yüzde 8,0 ve 2022'de yüzde 4,0 küresel mal ticareti büyümesini öngören 31 Mart 2021 tarihli en son tahminiyle de büyük ölçüde tutarlı görünüyor.

Gelir seviyelerinden bağımsız olarak sonraki salgın dalgalarına karşı savunmasız nüfus gruplarının Covid 19 aşılarına erişimde maruz kaldıkları eşitsizlik meselesi dünya ekonomisinin geleceğine yönelik en ciddi tehdit olarak hala ortada duruyor.
Mal ticaretinin miktar olarak geçen yılın ikinci çeyreğinde dibe vurduğundan bu yana birçok bölgenin ihracat ve ithalatında değişen derecelerde toparlanma gözlemliyoruz. Burada başlıca istisna, ihracatı düşmeye devam eden dahil Bağımsız Devletler Topluluğu ile bazı eski BDT üyeleri ile Teşkilatın ortak üyeleri. 2021'in ilk çeyreğinde, Mal ticareti Asya'da yıllık yüzde 21, Avrupa'da ise +yüzde 1.9 oranında artış gösterdi. Güney ve Orta Amerika'da ise bu oran yüzde 0,1 gibi düşük bir seviyede gerçekleşirken, Kuzey Amerika'da yüzde 2,2, Afrika'da yüzde 4,6, Orta Doğu'da ise yüzde 8,4 ve BDT'de yüzde 13,9 gibi yüksek bir oranda geriledi.
Miktar olarak mal ithalatına baktığımızda, ticaretin Afrika yüzde 0,9 ve Orta Doğu yüzde 2,7 düşüş hariç küresel olarak tüm bölgelerde yıllık bazda arttığına şahit olmaktayız. Genel olarak, ticaretteki en güçlü toparlanmanın Asya'da, doğal kaynak ihracatına orantısız bir şekilde bağımlı bölgelerde ise en zayıf oranlarda gerçekleştiği görülmektedir.

Mal ticareti değerleri
Mal ticaretine nominal ABD doları cinsinden baktığımızda, hem miktar hem de fiyatlardaki yüksek atışların bir araya gelmesi nedeniyle ilk çeyrekte yıllık yüzde 14 gibi güçlü bir şekilde toparlanmaya şahit olunmaktadır. 2020'nin başından bu yana yaşanan keskin düşüş ve ardından gelen toparlanma, çoğunlukla imalat sanayi ürünleri ticaretindeki eğilimleri yansıtırken, diğer ürün kategorileri sürece katkılarının sınırlı kaldığı gözlemlenmektedir.

Salgının ilk dalgası sırasında düşen birincil emtia fiyatları, o zamandan bu yana istikrarlı şekilde artarken yakıtlar, madencilik ürünleri ve tarım ürünleri ticaretinde sıçramaya da katkı sağladılar. 2021 yılı Mayıs ayı IMF birincil emtia fiyat istatistiklerine göre, yakıt fiyatları bir önceki yıla göre yüzde 194, metaller yüzde 54, gıda yüzde 45 ve tarımsal hammadde fiyatları yüzde 26 oranında arttı.

Kaynak: DTÖ Tahminleri

2021'in ilk çeyreğine ilişkin DTÖ tahminleri, mal ticaretinin tüm temel ürün kategorileri itibariyle yıllık bazda güçlü bir büyüme performansına sahip olacağının altını çiziyor. Bu olumlu tahminler ülke ekonomilerinin ve genel olarak da dünya ekonomisinin toparlanması açısından iyiye işaret. İmalat sanayii mamulleri ticareti, 2020'nin ikinci çeyreğinde pandeminin zirveye çıktığı dönem itibariyle yüzde 18 düşüş gösterdikten sonra bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 16 artışa şahit olmuştur. Diğer yandan, tarım ürünleri ticareti ise geçen yılın son çeyreğinde yüzde 11, akaryakıt ve madencilik ürünleri sevkiyatları ise yüzde 9 artmıştı.

Kaynak: DTÖ tahminleri

Tablodan da görüleceği üzere imalat sanayi alt sektörleri, ilk çeyrekte yıllık bazda ihracatta pozitif artış sağladılar. Bilgisayarlar, telekomünikasyon ekipmanı ve eklemlenmiş/entegre devreler, son çeyrekte yıllık bazda yüzde 25 ila yüzde 28 arasında güçlü bir ticari büyüme kaydetti. Buna karşılık, ayakkabı, el çantası ve giyim gibi kişisel eşyalarda yüzde 4 ile yüzde 11 arasında daha mütevazı artışlar görüldü. İlaç ihracatındaki büyüme ise geçen yılki ani artışın ardından ilk çeyrekte yüzde 8'e geriledi.

2021'in ilk çeyreğinde emtia ticareti değerlerindeki güçlü toparlanmaya rağmen, birçok ekonominin ihracatı salgın öncesinde ulaştığı rakamların altında kalmış durumda. Bu dönemde Amerika Birleşik Devletleri'nin ihracatı yalnızca yüzde 1 artarken, Avrupa Birliği'nin ihracatı ise açık bir farkla yüzde 10 arttı. Rusya Federasyonu'nun ihracatı iki yıl önceki seviyesinin (yüzde 8) altında kalırken, Çin'in ihracatı ise mukayese kabul etmez bir şekilde, keskin bir şekilde arttı (+yüzde 31). Ayrıca Zambiya gibi bazı ülkeler, metal fiyatları 2019'dan bu yana gerçekleşen yaklaşık yüzde 50 oranında yükselişin sağladığı ticaret hadlerinde meydana gelen yüksek artışların semeresini toplarken (+ yüzde 38), Namibya gibi diğerleri ise (- yüzde 17 ) bu dönemde iyileşen ticaret hadlerinden yararlanmak bir yana zarar gördüler.

Kaynak: Ulusal veriler, Eurostat ve ‘Trade Data Monitor (TDM).

Küresel ticaret dinamikleri açısından dikkat çeken temel konular ise;
1- Asya Pasifik Bölgesi ile dünyanın geri kalan kısmı arasındaki performans farkının aratarak devem ettiği,
2- 2020 yılında ABD Mal ihracatında yaklaşık 100 milyar dolar gerileme yaşanırken Çin’de yaklaşık aynı miktarlarda bir artış gerçekleştiği(ABD 1.5 trilyon dolardan 1.4’e, Ç.H.C 2.5 trilyon dolardan 2.6’ya)
3- Hammadde, yakıt ve doğal kaynak üretici ve ihracatçısı rantçı devletlerin(rentier state) süreçten en fazla zarara uğradıkları,
4-Bununla birlikte dünya ticaretinde pozitif beklentilerin bulunduğu,
5- Ancak küresel ticaretin geleceğine dair en büyük riskin aşıya erişimde mevcut ve bir türlü kırılmayan eşitsizlik ve adaletsizliğin yarattığı riskler olduğu görülmektedir.
6- Olumlu addedilebilecek nokta ise 1929 krizinde ve bir ölçüde 2009 krizi sonrasında ortaya çıkan korumacılık trendlerine kıyasla covi9 19 boyunca uluslararası toplumun korumacılığı önemli ölçüde kontrol altında tutması olmuştur.



Etiketler
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları