NE !... 45 MİLYAR DOLAR MI ?...

Son Güncellenme Tarihi: 19.06.2018
Atilla ŞAHİN

Atilla ŞAHİN

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Gümrük Müdürlüğünden ayrılmış ve Gümrük Müşavirliğine başlayalı henüz bir yıl olmuştu. Yıl 2002 Ekim ayı. Seçimlere 20 gün var. Gümrük Müşavirliği firmasının o zamanlar Ankara Karanfil Sokakta bulunan Şubesinde çalışırken, telefonda sekreter yabancı sermaye sahibi bir yatırımcı grubun benimle görüşmek istediğini iletti. Telefonda görüştüğüm kişi önemli bir ABD kaynaklı yatırımcı grubun çok yüksek miktarlarda Türkiye’ye yatırım yapmak istediğini, bu nedenle gümrük, kambiyo ve vergi mevzuatı konusunda danışmak istediklerini belirtti. Ben de konunun ciddiyetine binaen Cumartesi günü rahatça görüşebileceğimizi belirterek büroya davet ettim.

Belirtilen gün ve saatte Karanfil Sokaktaki büroda ikisi yabancı uyruklu Arapça aksanla İngilizce konuşan, biri avukatları olmak üzere altı kişiden oluşan bir grupla buluştuk. Sözcüleri olan kişi özetle; çok önemli miktarlarda bir sermayeyi Türkiye’ye yatırım amaçlı olarak getireceklerini, ancak gümrük, kambiyo ve vergi yükümlülüğü açısından bir sorun yaşamadan bu süreci nasıl aşacaklarını sordu. Tabi ki konu yatırım olunca ve herhangi bir vergi yükümlülüğü, kambiyo kısıtlaması, ticaret politikası önlemleri, dış ticaretle ilgili kısıtlamalara tabi olmama gibi bir talep olunca, ilk aklıma gelen Serbest Bölgelere yapılacak yatırımın bu ayrıcalığı sağlayacağı düşüncesiyle balıklama Serbest Bölgelere yapılacak yatırımın avantajları ile Yatırım Teşvik Mevzuatında yer alan destek unsurlarının tam da taleplerine uygun olduğunu anlatırken, içlerinde bir tanesi,

- Ya kardeşim serbest bölgeler dediğin ne ki!...
- “O yerlere yapılacak yatırım(!) bizim için sorun değil, biz, büyük miktarlarda döviz getirmek istiyoruz ve herhangi bir gümrük, kambiyo ve vergi mevzuatına takılmadan bu paraları yatırıma(!) yönlendirip vergilendirme olmadan piyasada yer almak istiyoruz” dedi.
- Ben de ne kadar miktarlarda döviz getirip yatırım yapmak istediklerini tam sormuştum ki!
- “45 milyar dolar” cevabını alınca , kendi kendime cevabı yanlış anladığımı sanarak yeniden sordum. 45 milyon dolar mı? Dedim ve dediğimi bana yuttururcasına;
- “45 MİLYAR DOLAR” der demez ben de, şaşkınlığımın verdiği karmaşık duygularla,
- Ne 45 milyar dolar mı? Dedim ve arkasından ekledim.
- “Ya kardeşim, siz yanlış adrese geldiniz. Türkiye 2001 krizini, 7-8 milyar doları olsaydı bu krizi atlatabilirdi. Siz 45 milyar dolardan bahsediyorsunuz. Size önerim doğrudan ekonomiden sorumlu devlet bakanı Kemal DERViŞ’le görüşün, sizi kapıda ayağınıza kırmızı halı sererek beklerler” dedim.

20 gün sonra seçimler olmuş ve yeni hükümet göreve başlamıştı. 2003 yılınn başlarıydı. Hürriyet Gazetesinde ünlü ekonomist ve yazar Ege CANSEN köşesinde Türkiye’ye ABD den kaçan arap ülkeleri orijinli 45 milyar dolar para girişinin olduğunu ve bu sıcak para ile ekonominin trendinin değişeceğini yazdı.

Bu olay bana, 1987 yılında İskenderun Gümrük Müdürlüğünde muayene memurluğu stajımı yaparken farkında olmadan o tarihte ABD başkanı Regan’ın başını ciddi olarak sıkıntıya sokan “İRANGATE “ skandalına çomak sokmamı hatırlattı.

O tarihte NATO adına İskenderun Limanına gelen 110 konteyner malzeme İncirlik üssünün genel ihtiyaçlarında kullanılan malzeme olarak beyan edilmiş, Müdür Muavini de üç adet konteyneri aç havalesi vermişti. Muayeneye beni göndermişler ben de bütün ısrarlara rağmen kendi belirlediğim üç tane konteyneri açtırmıştım. Sonuçta ilk konteynerde balistik füzeler, ikinci ve üçüncü konteynerde bombalar çıkmıştı. Sonradan tüm konteynerlerin tarafımca yapılan tam tespitinde 95 konteyner içinde füze ve bomba çıkmış ve olay ABD nin baskısıyla kamuoyunda saklanmış, ancak kısa bir süre sonra o zaman Irak-İran şavaşında Irak’ı destekleyen ABD’nin foyası ortaya çıkmıştı. Meğer Irak’ı destekleyen ABD, İncirlik üssüne yalan beyanla soktuğu füze ve bombaları, buradan gizlice İran’na satıyormuş. Bu olay o tarihlerde dünya kamuoyuna “İRANGATE” skandalı olarak lanse edilmiş ve bir süre sonra yapılan başkanlık seçiminde Regan seçimi kaybetmişti.

Her müsibetten bir hayır doğar demişler. 45 milyar dolarla ilk tanışan kişi olmanın şaşkınlığını ben yaşadım ama ülkemiz bu sıcak para girişi ile rahat bir nefes aldı. Ancak Regan’ın başkanlıktan olması dünyaya çok ta hayır getirdi diyemem. Çünkü gelenler onun izinde başka biçimde devam ettiler.


Atilla ŞAHİN
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları