“Nihai Kullanım Mevzuatında” Gümrük Yönetmeliğinin 207/4'üncü Maddesindeki Muamma

Son Güncellenme Tarihi: 5.03.2018
Haki DEMİRTAŞ

Haki DEMİRTAŞ

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Gümrük Yönetmeliği (07.10.2009 t. 27369 s. R.G.)

Nihai kullanıma tabi eşya ve teminat

Madde 207 –

(4) İzin hak sahibinin, izin belgesinde öngörülen sürenin sona ermesinden itibaren otuz gün içerisinde izni veren gümrük idaresine müracaatı üzerine yerinde yapılan denetimlere ilişkin bilgilerin yer aldığı, Ek-27’de yer alan Nihai Kullanım Denetim Formu esas alınarak, izin belgesi kapsamına giren işlemler itibariyle ilgili izin hak sahibinin mali kayıtları üzerinden nihai kullanıma konu eşyanın nihai kullanım amacına uygun kullanımda olup olmadığının tespiti ve teminat iadesine ilişkin diğer iş ve işlemler yetkilendirilmiş gümrük müşavirince düzenlenecek rapora istinaden yerine getirilir. İzin belgesinde öngörülen sürenin sona ermesinden itibaren otuz gün içinde izni veren gümrük idaresine herhangi bir müracaatta bulunulmaması halinde, eşyaya ilişkin olarak alınan teminata 6183 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi çerçevesinde işlem yapılır.

Muamma sözlükte; bilmece, anlaşılmayan, bilinmeyen, sır manalarını ihtiva etmektedir. Bizim mevzuatımıza konu maddelerin bazılarının kasıtlı mıdır bilinmez, özellikle anlaşılmaması üzerine kurgulanmıştır sanki… Bu sırra mazhar (!) olan mevzuat kalemlerinden biri de 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’na bağlı Gümrük Yönetmeliğinin 207.maddesinin 4.fıkrasıdır. Başına gelmeyen bilmez belki, ancak “Damdan düşenin hâlini, damdan düşen bilir” atasözünden mülhem bu maddeye toslayıp idareyle karşı karşıya kalan mükellefler veya meslektaşlarımız ne demek istediğimizi peşinen anladılar sanırım. Yine de mezkûr fıkranın hışmına henüz uğramamış kişi, kurum veya mükelleflerin taaccüplerini minimize etmek adına, maddenin muammasını naçizane çözmeye gayret edeceğiz. Maddenin sırlı (!) yazılmış olması hasebiyle, özellikle iki hususta mükellefle idare karşı karşıya gelmekte; anlamsız tartışmalara neden olmakta, hatta idari ve yargı kanalları boş yere meşgul edilmektedir. Bu iki hususa değinmek murad olunursa:

1- Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri (YGM) raporlarının, Denetleyici Gümrük İdaresinin tanzim edeceği EK-27 Denetleme Formu esas alınarak düzenlenip, düzenlenmeyeceği meselesi: YGM (Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri), bakanlıktan aldığı yetkiye istinaden Nihai Kullanıma tabi tutulan eşyanın, izin belgesinde belirtilen amaçlar dahilinde kullanılıp, kullanılmadığı izin hak sahibinin başta muhasebe kayıtları baz alınmak suretiyle yapılan tespitleri rapor haline getirerek ilgili firmaya ve gümrük idaresine ibraz etmektedir. Diğer yönden idarenin yaptığı tespit sonuçları Gümrük Yönetmeliğinin 27 nolu ekinde bulunan “Nihai Kullanım Denetim Formu”’na derç edilmekte; teminat çözümü esnasında bu ekten faydalanılmaktadır. Aralarındaki fark ise YGM raporu eşya nihai kullanıma tahsis edildikten sonra tanzim ediliyorken, “Nihai Kullanım Denetim Formu” eşya gümrükten çekildikten sonra bizzat denetleyici gümrük idaresinin belirleyeceği zaman dilimlerinde periyodik olarak yapılan denetim sonuçlarına göre tanzim edilmektedir.
  
Yönetmeliğin ilgili maddesine ilk bakışta, YGM Raporlarının EK 27 denetleme formu esas alınarak tanzim edilmesi gerektiği anlaşılıyor olsa da; cümle yapısına derinlemesine nüfuz edildiğinde cümlenin öznesinin nam-ı diğer ifadeyle muhatabının Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri değil; teminat iadesine ilişkin diğer iş ve işlemleri tekemmül ettirecek olan Gümrük İdaresinin bizatihi kendisinin olduğu görülecektir. Bu bakımdan, ilgili idarenin nihai kullanıma konu eşyanın, amacına uygun kullanılıp; kullanılmadığı yönünden tespiti ve teminat iadesine ilişkin diğer iş ve işlemleri hangi yöntem ve hangi belgelere dayanılarak sonuçlandırması gerektiği hüküm altına alındığı açıktır. Başka bir ifadeyle, Eşyanın ön görülen nihai kullanıma tahsis edilip edilmediği yönünden teminatın idarece iade edilip, edilmeyeceği hususlarında Nihai Kullanım denetleme Formu (Ek-27) ile YGM Raporu mevzuatımıza ikili kontrol imkânı sağlayan bir düzenleme olarak bir arada zikredildiği sonucu çıkmaktadır.

Dolayısıyla, Denetleme Formu (EK:27) ile YGM Raporlarının hazırlanması arasında doğrudan bir ilişkinin bulunmadığı; Ek 27 denetim bilgilerini; YGM Raporu ise tespit bilgilerini içermesi bakımından; birbirinden bağımsız olarak hazırlanan bu iki belgenin teminat iadesi işlemlerinde ayrı ayrı baz alınması gerektiği mütalaa edilmektedir. 

2- İzin belgesinde öngörülen sürenin sona ermesinden itibaren otuz gün içinde izni veren gümrük idaresine herhangi bir müracaatta bulunulmaması halinde, eşyaya ilişkin olarak alınan teminata 6183 sayılı Kanunun 56'ncı maddesi çerçevesinde işlem yapılıp, yapılmayacağı meselesi: İlgili yönetmelik maddesi tek başına ele alınıp, değerlendirildiğinde Nihai Kullanım İzin Belgesinde ön görülen süre tamamlanıp, aradan da 30 gün geçtiği halde izni veren gümrük idaresine her hangi bir müracaatta bulunulmaması halinde, nihai kullanım mevzuatı çerçevesinde alınan teminatların 6183 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi çerçevesinde irat kaydedileceği, başkaca bir yoruma mahal bırakmayacak netlikte hüküm altına alındığından bu yönde işlem yapılacağı hükmü çıkarılmaktadır. Nihai Kullanım mevzuatına sadece bu madde zaviyesinden bakıldığında, bu hükmün çıkarılmasında abes bir durum da yoktur. Ancak nihai kullanım mevzuatıyla ilgili tüm hususlar bir arada değerlendirildiğinde, yukarıdaki hükmün peşinen verilmemesi gerektiği gün gibi açığa çıkacaktır. Şöyle ki:
07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar (2009/15481) ile Gümrük Yönetmeliğinin ilgili maddeleri birlikte mütalaa edildiğinde;

a- Kararın 4.maddesi: “Kanunun 16 ncı maddesi hükmü çerçevesinde, nihai kullanımı nedeniyle indirimli veya sıfır vergi oranı uygulamasına tabi eşyanın, öngörülen amaçlarla kullanılması halinde gümrük vergisinin alınmayacağı veya normalde uygulanan gümrük vergisi oranından daha düşük vergi oranı uygulanacağı,

b- Kararın 6.maddesinin 2.fıkrası: Talep uygun görüldüğü takdirde, ilgili gümrük idaresi tarafından indirimli veya sıfır vergi oranı uygulanması izni verileceği, bu izin yazısında iznin geçerlilik süresinin de belirtileceği,

c- Kararın 8.maddesinin 2.fıkrası: Gümrük idarelerince, aralıklarla yapılan denetimlerde ve denetimin sona ermesi halinde, içeriği ve şekli müsteşarlıkça (bakanlıkça) belirlenecek formun kullanılacağı,

ç- Kararın 12.maddesi: İzin hak sahibi tarafından eşyanın öngörülen süre dahilinde nihai kullanıma tahsis edildiğinin ve öngörülen amaçlar için kullanıldığının tespit edilmesi halinde teminatın iade edileceği,

d- Gümrük Yönetmeliğinin EK-82/37.maddesi : Nihai kullanım izin hak sahibince izin belgesinde öngörülen sürenin sona ermesinden itibaren otuz günlük sürenin geçirilerek izni veren gümrük idaresine müracaat edilmesi halinde kanunun 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca usulsüzlük cezası tatbik edileceği,
hususları hüküm altına alınmıştır. 

Yukarıdaki hususlar bir arada değerlendirildiğinde tek bir maddeden yola çıkarak hüküm vermenin adaletsiz sonuçlara neden olacağı gibi; mevzuatı bir bütün olarak değerlendirip sonucuna göre karar verecek muhatapları bulma şansının da her zaman mümkün olmadığı vakıadır. Bu mevzuatın ana omurgasını, Nihai Kullanım Konusu Eşyanın Öngörülen Süre Dahilinde Nihai Kullanıma Tahsis Edilip Edilmediği ve Öngörülen Amaçlar İçin Kullanılıp Kullanılmadığının tespiti oluşturduğuna göre Gümrük Yönetmeliğinin 207/4 fıkrasında sözü edilen yaptırımın uygulana bilmesi için her şeyden önce eşyanın, öngörülen Süre Dahilinde Nihai Kullanıma Tahsis Edilip Edilmediği ve Öngörülen Amaçlar İçin Kullanılıp Kullanılmadığının YGM raporu ve EK-27 Denetleme Formuyla tespitinin yapılması gerekir. Bu tespitlerin olumlu ya da olumsuz olması koşuluna göre cezai yaptırımın ağırlığının, tayin edilmesi gerekmektedir. Tespitler olumsuz ise Gümrük yönetmeliğinin 207/4 fıkrasında belirtilen teminatın irat kaydedilmesi; tespitler olumlu olmakla birlikte, belirlenen süreler dahilinde izni veren gümrük idaresine herhangi bir başvuru yapılmamışsa, Gümrük Yönetmeliğinin 82 nolu ekinde (37.bent) belirtilen usulsüzlük cezasıyla kifayet edilmesi gerekmektedir. 

Bununla birlikte söz konusu yönetmelik maddesinin anlaşılması güç cümle yapısıyla örülmüş olması hasebiyle, isteyerek veya da istemeyerek işi yokuşa sürecek muhataplarla her zaman karşılaşılabileceği hususu da göz ardı edilmemelidir. Bu bakımdan art niyetli kişilerin ekmeğine sürülen yağın, söz konusu maddeyi anlaşılır kılmak suretiyle kazınıp alınması ziyadesiyle önemlidir. Bakanlığımızın mümtaz yetkililerinin mezkûr maddeyi anlaşılır kılmaya muktedir olduğunu bilmekle birlikte, naçizane kendi önerimizi de haddimiz olmadan aşağıdaki kutucuğa derç ediyoruz.

Nihai kullanıma tabi eşya ve teminat

Madde 207 –

(4) İzin hak sahibinin, izin belgesinde öngörülen sürenin sona ermesinden itibaren otuz gün içerisinde veya bu süreden önce izni veren gümrük idaresine müracaatı üzerine; Nihai kullanıma konu eşyanın, nihai kullanım amacına uygun kullanımda olup olmadığının tespiti ve teminat iadesine ilişkin diğer iş ve işlemler, izin hak sahibinin mali kayıtları üzerinden yapılan tespitleri konu alan Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirince düzenlenen rapor ile denetleyici Gümrük İdaresince belirlenen aralıklarda, yerinde yapılan denetimlere ilişkin bilgilerin yer aldığı, Ek-27 Denetleme Formu esas alınarak sonuçlandırılır. İzin belgesinde öngörülen sürenin sona ermesinden itibaren otuz gün içinde izni veren gümrük idaresine herhangi bir müracaatta bulunulmaması veya izin belgesinde öngörülen sürenin sona ermesinden itibaren otuz günlük sürenin geçirilerek izni veren gümrük idaresine müracaat edilmesi halinde, öncelikle eşyanın yukarıda anlatılan usullere göre tespitinin yapılması; sonucun olumsuz olması halinde eşyaya ilişkin olarak alınan teminata 6183 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi çerçevesinde işlem yapılması; tespit sonuçlarının olumlu olması halinde ise Gümrük Yönetmeliğinin EK-82’ye göre işlem yapılması gerekir.


Muammadan ziyadesiyle bahsetmişken makalemizi de bir muamma fıkrasıyla hitama erdirelim:

ÇÖZÜLMEYEN MUAMMA

Miratî Baba, bir gün Bursa'da Âşıklar Kahvesine gider. Âşığın birisinin kahvehanenin panosuna yazdığı muammayı çözer ve yerine de kendi yazdığı şu muammayı asar:

"Kul görür, Allah göremez."

Günlerce kimse bu muammayı çözemez. Bunu yanlış yorumlayanlardan birisi, "Allah'a saygısızlık yapıyor" diye Miratî Baba'yı Kadı'ya şikâyet eder. Kolluk kuvvetleri Miratî Babayı yaka paça Bursa Kadısı'nın karşısına çıkarırlar.

Miratî Baba, Kadı'nın sorusuna verdiği şu cevapla serbest kalır:

-Kur'ân'da Bakara suresinin 255. ayetinde yani Ayetel-Kürsi'de; "O'nu ne gaflet basar ne de uyku.." diye buyurulur. Allah uyumadığı için rüya da görmez. Hâlbuki insan uyuduğu için rüya görür…

Herkesin okuduğunda aynı şeyi anlayacağı, aynı anlamı çıkaracağı; yorum farklarına neden olmayan mevzuat kalemlerinde buluşmak temennisiyle…

Haki DEMİRTAŞ


Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları