Nihai Kullanım Sistemi

Son Güncellenme Tarihi: 12.07.2017
Haki DEMİRTAŞ

Haki DEMİRTAŞ

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 16 ncı maddesi hükmü çerçevesinde Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen eşyaların, Nihai Kullanımda öngörülen amaçlar doğrultusunda kullanılması halinde gümrük vergisi alınmaz veya normalde uygulanan gümrük vergisi oranından daha düşük vergi oranı uygulanır. Nihai kullanım izni, eşyayı kendileri nihai kullanıma tabi tutacak ithalatçılara veya eşyayı nihai kullanıma tabi tutacak firmalara devretmek suretiyle ithal eden ithalatçılara verilir (1). Bu kapsamdaki ithalatçılar veya temsilcileri indirimli veya sıfır vergi oranından faydalanmak üzere, Nihai Kullanım İzin belgesini almak için, eşyanın serbest dolaşıma gireceği yetkili gümrük idaresine, beyannamenin tescil tarihinden önce veya söz konusu eşyanın gümrük gözetimi sona ermeden önce Tek Pencere Portal Sistemi üzerinden izin talebinde bulunulması gerekmektedir (2). Talep uygun görülmesi halinde kanuni vergi ile indirimli vergi arasındaki fark teminata bağlanır. İzin hak sahibi tarafından eşyanın öngörülen süre dahilinde nihai kullanıma tahsis edildiğinin ve öngörülen amaçlar için kullanıldığının tespit edilmesi halinde teminat iade edilir. Bu tespit, iki belge sonucuna dayandırılarak yapılır:
1- Verilen izin belgesi tahtında idarenin periyodik olarak yerinde yapacağı denetim sonuçlarının derç edildiği yönetmeliğin 27 nolu ekinde yer alan Nihai Kullanım Denetim Formu.
2- Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirlerinin hazırlayacağı NK1 Tespit Raporu.

TEMİNAT ÇÖZÜMÜ HUSUSU
Teminat çözümü açısından istinat duvarı mesabesinde olan ve yukarıda zikredilen iki belge sistemin işleyişinde ikili kontrolün mevcudiyetini göstermesi açısından da önemlidir. Zira 1.maddede yer alan formun daha ziyade eşyanın fiziki kontrolüyle ilgili olduğu; 2.maddede yer alan Tespit Raporunun ise belge kontrolüyle (Mali kayıtlar) ilintilisinin bulunduğu görülecektir.
Nihai kullanım konusu eşyanın öngörülen süre dahilinde nihai kullanıma tahsis edilip edilmediği ve öngörülen amaçlar için kullanılıp kullanılmadığının üretim aşamasında tespiti, Gümrük Yönetmeliğinin 207 nci maddesinin 4 ncü fıkrasına istinaden Denetleyici Gümrük İdaresi tarafından oluşturulan, İdare Amiri, Muayene memuru ve Gümrük memurundan oluşan heyetçe firma temsilcisi nezaretinde ve izin sahibi firmanın fabrikasında fiziken yapılmaktadır .

Firmanın nihai kullanım ile ilgili faaliyetleri bittikten sonra Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri, 6 Seri Nolu Gümrük Genel Tebliği’nin 11/1- ç maddesine istinaden kendisine tevdi edilen görev münasebetiyle devreye girmekte; eşyanın öngörülen süre dâhilinde nihai kullanıma tahsis edilip edilmediği ve öngörülen amaçlar için kullanılıp kullanılmadığının tespitini mali kayıtları üzerinden yapmakta ve sonucunda “NK1” kodlu Tespit Raporu düzenlemektedir.


SÜRE VE CEZAİ YAPTIRIM HUSUSU
Nihai Kullanım konusunda dikkat edilmesi gereken diğer bir unsur da “süre” meselesidir. Firmaların, nihai kullanımla ilgili idareye verdikleri teminat mektubunun iadesi iki şarta bağlanmıştır:
1- Eşyanın öngörülen süre dahilinde nihai kullanıma tahsis edilmesi.
2- Eşyanın öngörülen amaçlar için kullanıldığının tespit edilmesi
Bu iki şartın birlikte karşılanması halinde teminatın iade edileceği izahtan varestedir. İkinci maddede belirtilen unsurun yerine getirilmemesi halinde;
a- Eşyanın, amacı dışında kullanımının söz konusu olması,
b- Aldatıcı işlem ve davranışla, izin belgesi alınmadığı halde alınmış gibi gösterilerek indirimli veya sıfır oranında gümrük vergisi tatbik edilmesi,
c- İzin belgesi alınmadan nihai kullanım hükümlerinden yararlanılması,
gibi durumlarda cezai müeyyideler saklı kalmak kaydıyla teminata bağlanan vergilerin tahsil edileceği açık bir şekilde hüküm altına alınmışken (3), süre ile ilgili böyle bir net hüküm bulunmamaktadır. Ancak izin belgesinde öngörülen sürenin sona ermesinden itibaren otuz günlük sürenin geçirilerek gümrük idaresine müracaat edilmesi halinde Kanunun 241 inci Maddesinin Birinci Fıkrası Uyarınca Usulsüzlük Cezası tatbik edileceği hüküm altına alınmıştır. Mevzuatımızda, süre aşımı nedeniyle teminata bağlanan vergilerin tahsil edileceğine dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Süre aşımıyla alakalı olarak, Gümrük İdaresinin bahis konusu usulsüzlük cezasını tatbik ettikten sonra, yönetmeliğin 27 nolu ekinde yer alan Nihai Kullanım Denetim Formu ile YGM Raporu tahtında teminat çözümüne ilişkin iş ve işlemleri tekemmül ettirmesi gerektiği mütalaa edilmektedir.

NK1 TESPİT RAPORU İLE EK-27 DENETLEME FORMU
Durum bu minval üzereyken, son zamanlarda meslek mensuplarından alınan duyumlarda, idarenin bizzat kendisinin terettüp etmesi gereken EK 27 Denetleme Formu düzenlenmeden tanzim edilen, Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri Raporlarının (NK1) tenkitlere konu edildiğine şahit olunmaktadır. Hatta Gümrük Yönetmeliğinin 208.maddesinin 4.fıkrasında iznin hangi hallerde iptal edileceği açıkça hüküm altına alınmış olmasına rağmen; EK- 27 denetleme formundan önce tanzim edilen YGM raporları yokmuş gibi mütalaa edilerek; bu nokta-i nazariyeden hareketle izin belgelerinin dahi iptal edildiği mervidir. Böyle bir uygulamanın sanayiciye/üreticiye ciddi mağduriyet yaşatacağı gibi sistemden beklenen faydayı akamete uğratacağı da izahtan varestedir.
Şüphesiz tez ve anti tez bağlamında olaya bakıldığında söz konusu karışıklığın veya yanlış anlaşılmaların, ilgili yönetmelik maddesinin muğlak ve farklı yorumlamalara müsait olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Farklı yorumlamalara neden olan ilgili madde aşağıdadır:
“….. yerinde yapılan denetimlere ilişkin bilgilerin yer aldığı, Ek-27’de yer alan Nihai Kullanım Denetim Formu esas alınarak, izin belgesi kapsamına giren işlemler itibariyle ilgili izin hak sahibinin mali kayıtları üzerinden nihai kullanıma konu eşyanın nihai kullanım amacına uygun kullanımda olup olmadığının tespiti ve teminat iadesine ilişkin diğer iş ve işlemler yetkilendirilmiş gümrük müşavirince düzenlenecek rapora istinaden yerine getirilir….(1)”
İlk bakışta YGM Raporlarının EK 27 denetleme formu esas alınarak tanzim edilmesi gerektiği anlaşılıyor olsa da; cümle yapısına derinlemesine nüfuz edildiğinde cümlenin öznesinin nam-ı diğer ifadeyle muhatabının Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri değil; teminat iadesine ilişkin diğer iş ve işlemleri tekemmül ettirecek olan Gümrük İdaresinin bizatihi kendisinin olduğu görülecektir. Bu bakımdan, ilgili yönetmelik maddesinde, idarenin nihai kullanıma konu eşyanın, amacına uygun kullanılıp; kullanılmadığı yönünden tespiti ve teminat iadesine ilişkin diğer iş ve işlemleri hangi yöntem ve hangi belgelere dayanılarak yapması gerektiği hüküm altına alındığı açıktır. Başka bir ifadeyle, Eşyanın ön görülen nihai kullanıma tahsis edilip edilmediği yönünden teminatın idarece iade edilip, edilmeyeceği hususlarında Nihai Kullanım denetleme Formu (Ek-27) ile YGM Raporu mevzuatımıza ikili kontrol imkânı sağlayan bir düzenleme olduğu düşünülmektedir.
Ayrıca, Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirlerinin hazırlayacakları raporların nasıl olması gerektiği, raporlarda hangi belgelere ve bilgilere yer verileceği, raporların türüne bağlı olarak hangi noktalara temas edileceği bütün ayrıntılarıyla birlikte Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2016/21 sayılı genelgelerine derç edilen “Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri” rehberinde yer almaktadır (5). Bazı idarelerden gelen duyumlarda olduğu gibi EK:27 Denetleme Formu esas alınarak rapor tanzimi şart olsaydı, rehberin ilgili bölümlerinde denetleyici gümrük idaresi tarafından; denetlemenin yapılıp yapılmadığına, yapıldıysa ne zaman yapıldığına, denetleme sonucunun ne olduğuna dair mutlaka atıf yapılır ve YGM raporunda da bu hususlara yer verilmesi gerektiği hükme bağlanırdı.
Dolayısıyla, Denetleme Formu (EK:27) ile YGM Raporlarının hazırlanması arasında doğrudan bir ilişkinin bulunmadığı; Ek 27 denetim formu fiziki; YGM Raporu ise mali kayıtlar üzerinden yapılan tespit bilgilerini içermesi bakımından; birbirinden bağımsız olarak hazırlanan bu iki belgenin teminat iadesi işlemlerinde ayrı ayrı baz alınması gerektiği mütalaa edilmektedir.

SİSTEMİN SUİSTİMAL EDİLMESİ:
Esaslı işlem ve işçiliğin ülkemizde yapılması, Katma Değer, istihdam, yerli üretimin teşvik edilmesi gibi faktörler münasebetiyle Nihai Kullanım sistemine getirilen vergi avantajları basiretli tüccarların / sanayicilerin olduğu kadar; art niyetli kişilerin de dikkatini çekmekte, amaçlanan üretim faaliyetlerine konu edilmesi gereken ithal girdiler, vergi avantajının olmadığı alanlara satılmak suretiyle hem sistemi dejenere etmekte; hem haksız rekabete sebebiyet vermekte; hem de bu sistemi layık-ı veçhile kullanan iyi niyetli kişi/kurumlara ciddi zararlar vermektedir. Bu nevi suiistimallerin önlenmesi bakımından idare ile Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri üzerine düşen tüm yasal sorumluluğu yerine getirse de minareyi çalanın kılıfına aksesuar olunduğu durumlarla karşılaşılıyor maalesef. Denetim Raporlarına yansıdığı için bu meyanda “Ham Ayçiçek Yağını” örnek vermek suretiyle ne demek istediğimiz anlaşılacaktır sanırım. X firması Ham Ayçiçek Yağını teknik veya sınai amaçlarda kullanmak üzere vergi avantajından yararlanarak ithal ediyor. Denetleyici Gümrük İdaresi Üretimin yapıldığı fabrikayı fiziken denetleyerek üretimin amacına uygun şekilde yapıldığını tespit ediyor, akabinde YGM mali kayıtlar üzerinden tespitlerini yapıyor, hatta kendisine sunulan mali kayıtların Yeminli Mali Müşavirce onaylanmasını dahi istemek suretiyle olabildiğince hassas davranıyor ama gelin görün ki birkaç sene sonra bir teftiş raporu, mezkur firmanın belgelerinin sahte olduğunu; üretimin dahi gerçekleşmediğini afişe ediyor. “Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi kötü huyları vardır derler” tamam da iradesi dışında söz konusu kötü niyetli kişilerin işlerine malzeme edilmiş idarelerin, YGM’lerin ve işini layığıyla yapan sanayicilerin düştüğü durumu varın siz düşünün… Dolayısıyla yapılacak yasal düzenlemelerin kasıt-taksir ayrımını tahkim edecek biçimde düzenlenmesinin, sınırsız sorumluluklara, sınır tayin edilmesinin ziyadesiyle elzem olduğu düşünülmektedir.

Belirli Sanayi dallarının vergisel teşvikine mazhar olan Nihai Kullanım sisteminin, daha da geniş sanayii kollarına teşmil edilmesi; nihai ürün ithalatını aşağı çekeceği gibi, nihai ürün sürecinin ülkemizde tekemmül ettirilmesi yerli üreticilerin katma değer, istihdam ve sair ekonomik göstergelerine olumlu yönde katkılar sağlayacağı kuşkusuzdur.
Diğer yönden, tarafların görüş ve önerilerine açılan ve önümüzdeki dönemde yasalaşması beklenen yeni Gümrük Kanunu taslağında rejim olarak ön görülen bu sistemden beklenen maksimum faydanın sağlanması için sistemi suiistimal edecek art niyetli kişilerin suiistimal kanallarının, gerçek anlamda imalat yapan kişi/kurumları mağdur etmeyecek şekilde tıkanmasının zaruri olduğu düşünülmektedir.

Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları