Sel Felaketi - Vergi ve Gümrük Mevzuatı

Son Güncellenme Tarihi: 18.07.2017
Sezai KAYA

Sezai KAYA

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

1.GİRİŞ

Sel baskını ve diğer doğal afetler karşısında mali mevzuat ve gümrük mevzuatında birtakım imkânlar sağlamıştır. Ayrıca bahsedilen türde doğal afetler vuku bulduğunda yasa yorumuna ihtiyaç duyulacak bazı durumlar ortaya çıkmaktadır.

Gümrük gözetimi altında bulunan eşyanın sel felaketi nedeniyle zayi olduğu durumlar hem gümrük ve hem de vergi mevzuatını ilgilendirdiği için her iki mevzuatın bu tür durumlarda mükelleflere tanıdığı kolaylık ve imkânlar ile ortaya çıkan durumlar bu yazımızın konusu olarak ele alınacaktır.

2. VERGİ MEVZUATININ SEL FELAKETİ DURUMLARINDA VERGİ MÜKELLEFİYETİNE DAİR SAĞLADIĞI KOLAYLIKLAR

Mali mevzuatın doğal afetler karşısında mükelleflere güncel mevzuat hükümleri doğrultusunda aşağıdaki temel kolaylıkları sağladıklarını belirtebiliriz. Ancak bu kanun düzenlemeleri genel hükümler olup bir çok doğal afet durumunda özel kanunlar çıkarılarak özel hükümler uygulanmıştır.

-Doğal Afetlerin Mücbir(cebreden, zorda bırakan) sebep olması dolayısı ile mali mevzuatça belirtilen süreler işlemez, beyannamelerin verilmesi için yeni süre belirlenebilir, toplulaştırılabilir, hiç verilmeyebilir. (VUK Madde 13,15)
- Vergi borçları ve cezaları zararla orantılı olarak terkin edilebilir.(VUK Madde 115 ) (A.A.T.U.H.K Madde 105 )
- Doğal afetler nedeni ile kıymeti düşen emtia emsal bedelle değerlenir. (Takdir komisyonunca belirlenen bedel üzerindeki maliyet bedeli kadar karşılık gideri dikkate alınır.) (VUK Madde 278 )
-Doğal afetler karşısında değerini kısmen veya tamamen yitiren gayrı menkuller için fevkalade amortisman ayrılabilir. ).(VUK Madde 317 )
-Sel, deprem, mücbir sebep ilan edilen yangın durumlarında zayi olan mallara ilişkin kayıtlara intikal eden (geçen) KDV tutarlarının indirimine izin verilir.(3065 sayılı KDV Kanunu 30/c)

2.1. Vergi Borçları ve Cezalarla İlgili Terkin İşlemi

Afetlerde kaybedilen varlık ve mahsullerden dolayı vergi mevzuatımız kapsamında uygulanan iki usul kanununda hüküm mevcuttur.

Afet durumunda vergi ve cezaların terkini (silinmesi) için Vergi Usul Kanunu Kapsamındaki vergiler için VUK hükümleri uygulanması gerekirken diğer vergi ve cezalar için örneğin Gümrük vergisi için 6183 sayılı kanun hükmü uygulanması gerekmektedir.

6183 Sayılı Kanun Bakanlar Kurulunun yetkisi ile varlık ve mahsullerin 1/3’nün kaybı durumunda 6 ay içinde başvuru halinde vergi ve cezanın kısmen veya tamamen terkinini öngörmüştür. Burada zararla orantılı terkin hükmü kanunda derç edilmemiştir. VUK hükümlerine göre ise zaman aşımı içinde başvuru karşısında Maliye Bakanlığının yetkisi dahilinde zarar ile mütenasip olarak vergi borçları ve cezaları (uygulamada gecikme faizi, zammı gibi diğer feri borçlarda bu tutarlara eklenmektedir. )

Kanun hükümleri şöyledir. ( VUK Madde No 115)

"Verginin Terkini"
Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler yüzünden:
1. Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi cezaları;

2. Mahsullerinin en az üçte birini kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi cezaları;

Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin olunur.

(4731 sayılı Kanunun 4/D maddesiyle eklenen cümle)Maliye Bakanlığı terkin yetkisini mahalline devredebilir.

Zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare heyetleri yaptıracağı tahkikat üzerine tespit eder.”

VUK kapsamında olmayan kamu alacakları için 6183 sayılı Kanun’un 105. maddesi işleyecektir. Kanun maddesi aşağıdaki şekildedir.

“Tabii Afetler Sebebiyle Terkin” hükmü uygulanacaktır. Buna göre “Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benziyen afetler yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte birini kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili amme alacakları İcra Vekilleri Heyeti karariyle kısmen veya tamamen terkin olunur.
Bu madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay içinde ilgili amme idaresine yazı ile mürcaat edilmesi şarttır.

Bu madde şümulüne giren zararın mevcut olup olmadığı, mahalli il veya ilçe kurullarınca, zararın derecesi, Maliye Vekaletince genel olarak belirtilecek esaslar dâhilinde ilgili amme idarelerince tespit olunur.

Vergi Usul Kanunu mevzuuna giren amme alacakları hakkında mezkur kanunun 105'inci maddesi hükümleri tatbik olunur.”

Uygulama VUK 1 Nolu Genel Tebliğ açıklamaları doğrultusunda yapılmaktadır. Tebliğ ekinde yer alan formlar mükellef ve vergi dairesince doldurularak ilçe ve il idare kurulları tarafından zarar miktarı tespit edilmekte buna göre terkin işlemi “Terkin Fişi” mucibince yerine getirilmektedir. Vergilendirme dönemi dolan alacaklar için idarenin görüşünce genel olarak sorumlusu değil mükellefi olunan vergiler bu kapsamda değerlendirilmektedir.

2.2. Zayi Olan Mallara Ait KDV’nin İndirimi

Belirtilen sınırda afetler için daha önce belgelere istinaden kayıtlara intikal eden KDV tutarları KDV kanununun 29. maddesine göre indirim konusu yapılabilecektir. (VUK 30/c)

3. GÜMRÜK MEVZUATININ SEL FELAKETİ DURUMLARINDA SAĞLADIĞI KOLAYLIKLAR
Vergi mevzuatında olduğu gibi gümrük mevzuatı da, eşyanın doğal afet gibi beklenmeyen haller veya mücbir sebeplerle telef veya kaybı hallerinde yükümlülere bir takım imkanlar sunmuştur. Nitekim, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 186. maddesi yükümlünün;
a) Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine girmesi ve gümrüğe sunulmasından,
b) Bir serbest bölgeden Türkiye'ye eşya sokulmasından,
c) Eşyanın geçici depolanmasından,
d) Eşyanın tabi tutulduğu gümrük rejiminin kullanılmasından,
Doğan yükümlülüklerini yerine getirememesinin beklenmeyen hal veya mücbir sebepten kaynaklandığını kanıtlaması halinde ithalat nedeniyle gümrük yükümlülüğü doğmayacağını hüküm altına almıştır. Bu bağlamda, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun mezkûr maddesinin getirdiği imkanları “gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım” şekillerine göre kısaca inceleyelim.
Hemen belirtmek gerekir ki, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu uyarınca tahakkuk eden gümrük vergisinin tahsili 6183 Sayılı A.A.T.U.H.K’na göre yapılmaktadır. Vergi mevzuatı kısmında ele alınması nedeniyle, gümrük vergisi borcu olan afetzedelere 6183 Sayılı A.A.T.U.H.K’nun sağladığı imkanlar bu kısımda ele alınmayacaktır.

3.1. Transit Rejimi
4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 92. maddesi Türkiye Gümrük Bölgesi içinde transit halindeki eşyanın beklenmeyen haller veya mücbir sebeplerle telef veya kaybının kanıtlanması halinde gümrük vergilerinin aranmayacağını hükmetmektedir.
07.10.2009 tarihli, 27369 (Mükerrer) Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin 273. maddesi de bu tür durumlarda gümrük vergilerinin aranmayacağını belirtmektedir. Ancak;
a) Suçüstü şeklindeki hırsızlıklar, hazırlık tahkikatı üzerine Cumhuriyet Savcılığınca verilen belge ile,
b) Hasar, telef veya kayıp herkesçe bilinen ve duyulan başka olaylar yüzünden olmuşsa, o yerin en büyük mülki idare amiri tarafından verilecek belge ile,
c) Trafik kazaları, trafik kaza raporuna göre ve en yakın gümrük idaresi tarafından yapılan tespit sonucunda gümrük idare amirinin vereceği karar ile,
Kanıtlanmak zorundadır.

3.2. Gümrük Antrepo Rejimi
4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 106. maddesi, gümrük antrepo rejimi altında bulunan eşyanın niteliğinden kaynaklanan kayıplar ve fireler ile gümrüğün kontrolü altında yapılan işleme faaliyeti sonucunda ortaya çıkan noksanlıklar ve antrepo işleticileri ile kullanıcılarının kusur ve hatalarından ileri gelmediği gümrük idaresine kanıtlanan telef, kayıp ve çalınmalar için gümrük vergileri aranmayacağını hükmetmektedir.
07.10.2009 tarihli, 27369 (Mükerrer) Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin “Gümrük idaresine karşı sorumluluk” başlıklı 522. maddesinde de aynı düzenlemeler yer almaktadır.

3.3. Dahilde İşleme Rejimi
Dahilde işleme rejimi, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği, 2005/8391 Sayılı Dahilde İşleme Rejim Kararı ve 2006/12 Sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği tarafından düzenlenmektedir. Konu hakkında en detaylı düzenlemeler 2006/12 Sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nde yer almaktadır ve Tebliğin 27. maddesine göre,
Deprem, sel, don, fırtına, kasırga vb. tabii afetler ve yangın gibi mücbir sebep ile fevkalade haller nedeniyle;
a) Belge/izin kapsamında ithal edilen eşyanın yerine konulamayacak şekilde telef veya kaybı durumunda,
1) Bu ithalata tekabül eden ihracatın gerçekleştirilmesi aranmaksızın ihracat taahhüdü kapatılır ve ithalata ilişkin teminat iade edilir veya,
2) İhracat taahhüdünün tamamlanması için telef olan veya kaybolan miktar kadar yeni ithalata izin verilir.
b) Belge/izin sahibi firmanın üretim tesisinin kullanılamaz hale gelmesi durumunda, belge/izin kapsamında ithal edilen eşya bütün hak ve mükellefiyetleri ile birlikte, dahilde işleme rejiminden yararlanma koşullarına sahip başka bir firmaya, gümrük gözetimi ve denetimi altında devredilebilir.

3.4. Geçici İthalat Rejimi
Bu rejim, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği, 2009/15481 Sayılı 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı ve Milletlerarası Geçici İthalat Sözleşmesi (Karar Sayısı:2004/7905) tarafından düzenlenmektedir. Türkiye Gümrük Bölgesine geçici olarak ithal edilen eşyanın kaza veya mücbir sebep sonucu ciddi olarak hasar görmesi halinde neler yapılacağı Milletlerarası Geçici İthalat Sözleşmesinde (Karar Sayısı:2004/7905) yer almaktadır.
Sözleşmenin 14. maddesine göre; eşyanın (taşıma araçları dahil) kaza veya mücbir sebep sonucu ciddi olarak hasar görmesi halinde geçici ithalat sona erebilir. Bu durumda eşyanın (taşıma araçları dahil);
(a) Geçici ithalinin sona ermesi amacıyla, hasarlı olarak gümrük idaresine sunulduğu anda ödenmesi gereken gümrük vergi ve resimlerine tabi olmasına;
(b) Geçici ithalattan yararlanan şahsın ödemesi gereken bütün gümrük vergi ve resimlerinin ödenmesinden muaf tutularak hiç bir masraf yüklenilmeksizin geçici ithalat ülkesinin yetkili makamlarına terk edilmesine; veya
(c) Masrafı ilgili tarafa ait olmak kaydı ile resmi gözetim altında imha edilmesine; imhadan sonra geriye kalan artık ve döküntülerin yurtiçi kullanım için gümrük işlemlerinin tamamlanması halinde, bunların kaza veya mücbir sebepten sonra gümrük idaresine sunuldukları durumlarında ve o anda ödenmesi gereken ithal vergi ve resimlerine tabi tutulmalarına; gümrük makamlarınca karar verilebilir.
Geçici ithalat, ilgili şahsın gümrük makamlarını eşyanın (taşıma araçları dahil) kaza veya mücbir sebep nedeniyle tümüyle kullanılmaz hale geldiği veya tamamen kaybı konusunda ikna etmesi halinde de sona erer. Bu durumda geçici ithalattan yararlanan şahıs ödemesi gereken gümrük vergileri ve ithalatta alınan diğer vergilerin ödenmesinden muaf tutulur.

3.5. Serbest Bölgedeki Mallar
Serbest bölgedeki mallara uygulanacak olan hükümler 4458 Sayılı Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliği, 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ve Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği’nde yer almaktadır.
Bu düzenlemelerden Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği’nin 36. maddesine göre; bölgede faaliyette bulunan kullanıcılar, mallarındaki kayıp ya da sayı, çeşit ve ağırlık bakımından meydana gelen noksanlık ile mal kalitesindeki değişikliklerden dolayı Bölge Müdürlüğüne karşı sorumludurlar. Kullanıcılar, malların tabiatından ileri gelen bir kayıp ve noksanlığın varlığını veya mücbir sebepten dolayı bu farklılığın doğduğunu kanıtlamaları halinde bu sorumluluk ortadan kalkmaktadır.
Aynı şekilde, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 186. maddesi de yükümlünün; bir serbest bölgeden Türkiye'ye eşya sokulmasından doğan yükümlülüklerini yerine getirememesinin beklenmeyen hal veya mücbir sebepten kaynaklandığını kanıtlaması halinde ithalat nedeniyle gümrük yükümlülüğü doğmayacağını hüküm altına almıştır.

3.6. Geçici Depolama Statüsündeki Mallar
4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 47. maddesine göre; eşya, gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar geçici depolanan eşya statüsünde bulunur ve bu şekilde adlandırılır.
Bu çerçevede, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 186. maddesi yükümlünün; eşyanın geçici depolanmasından doğan yükümlülüklerini yerine getirememesinin beklenmeyen hal veya mücbir sebepten kaynaklandığını kanıtlaması halinde ithalat nedeniyle gümrük yükümlülüğü doğmayacağını hüküm altına almıştır.

4. SONUÇ
Bu yazımızda, gümrük mevzuatı ve mali mevzuatın afetler için mükelleflere tanıdığı kolaylık ve imkânlar ve ortaya çıkan durumlar kısaca ele alınmıştır.
Bununla birlikte, anlatılan düzenlemeler yaşanan her durumun karşılığı olamayabilecektir. Ancak yine de, bahsi geçen düzenlemelerden şu sonuç çıkarılabilecektir. “Devlet afetlerden zarar gören kişilere vergisel manada da yardım elini uzatmaktadır”.

Sezai KAYA
E. Gümrük ve Ticaret Müfettişi
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları