Siz Bizim Uzlaşamadıklarımızdan mısınız?

Son Güncellenme Tarihi: 17.03.2018
Haki DEMİRTAŞ

Haki DEMİRTAŞ

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Yükümlü ile Gümrük idaresi arasında ortaya çıkan uyuşmazlığı, idari ve adli makamları meşgul etmeden (itiraz mekanizmasını çalıştırmadan), en hızlı şekilde ortadan kaldırmayı amaçlayan uzlaşma, alternatif bir çözüm yolu olarak meslek hayatımıza girmiştir. Uzlaşma, önemli bir argümandır ve yükümlünün ara çözüm yolu olarak sıklıkla başvurduğu bir yöntemdir. Gümrük Kanunu’nun ağır cezalandırma mantığı içerisinde bazen can simidi, empati kurulamadığı durumlarda da can sıkıcı olabilmektedir. Bununla birlikte mali ve cezai mevzuatımıza çok önceden dahil olan uzlaşma müessesesinin, geç te olsa gümrük tarafına teşmil edilmesi, “zararın neresinden dönülse kardır” anlayışı mesabesinde bir kazanım olduğu yadsınamaz.

Bu alandaki mevzuat çalışmaları, 2011 yılının ağustos ayında tamamlanarak Gümrük Kanunun 244.maddesine derç edilmiş, bu maddeye istinaden de eş zamanlı “Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği” yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmeliğin ekinde yer alan Gümrük Vergileri (EK-1) ile Para Cezaları (EK-2) uzlaşma konusunun ana gövdesini oluşturmaktadır:





Durum bu kadar açık ve net bir şekilde yönetmelikle belirlenmiş olmasına rağmen, uygulamada sanki vergi aslı (EK-1) yokmuş gibi davranılmakta; adeta görmezden gelinmektedir. Hatta bu durum o kadar içselleştirilmiş ki, vergi aslının uzlaşmaya konu edilemeyeceğini söyleyen, ileri süren nevi şahsına münhasır Gümrük Müşavirlerine bile rastlamak mümkündür.

Gümrük uzlaşma komisyonlarının tutacakları uzlaşma tutanaklarının kesin olduğu, gereğinin idarece derhal yerine getirileceği, yükümlü veya ceza muhatabının; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususları dava konusu yapamayacağı, hatta hiçbir mercie şikâyette bulunamayacağı, hususları bilinmekle birlikte uzlaşma masasında gümrük vergilerinin konusunun bile edilmemesi, düzenlemenin iki bacağından birinin koparılması manasına gelmektedir. Bizde teori-pratik çatışması hep olmuştur maalesef. Yasalarda ne kadar açık yazılırsa yazılsın uygulanmadıktan sonra ne anlamı var ki? Eğer vergi asılları uzlaşmaya konu edilemeyecekse neden uzlaşmaya götürülen hususlar arasında gümrük vergileri sayılıp, dökülmüş, sormaz mı insan en azından kendi kendine?..

Zaten, çoğu uzlaşmalarda zaman bahane edilerek mevzuat dahi konuşulamıyor, meram layık-ı veçhi ile anlatılamıyor. Uzlaşmıyoruz aslında, pazarlık yapıyoruz sadece… sözün burasında pazarlık demişken, Kayserili fıkrası anlatmadan makalemizi sonlandırmak yakışık almaz:

İlkokul öğrencisi Kayserili Ahmet’e öğretmeni sormuş:

– Altı kere altı kaç eder Ahmet?

Ahmet:
– Otuz dokuz eder öğretmenim.

Öğretmen:
– Otur, sıfır aldın.

Arkadaşı Ahmet’e sorar:
– Doğrusunu bildiğin halde niçin otuz dokuz dedin?

Ahmet:
– Pazarlık etmeyi düşünüyordum, öğretmen anlamadı :)

Bazen bende düşünmüyor değilim, idare pazarlığı kızıştırmak için; Gümrük Vergileri uzlaşmaya konu edilemezmiş gibi davranıyor da, yükümlüler olarak biz mi anlamıyoruz…

Haki Demirtaş
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları