Ticaret Bakanlığı Ütopyası: Fırsatlar Ve Zorluklar

Son Güncellenme Tarihi: 24.09.2018
“Bugünün dünden farklı olmasını arzuluyorsanız, dünü tahlil edin.”
                                            BaruchSpinoza

Yeni sistem ile birlikte bakanlıkların yapısında da değişimler oldu. Bazı bakanlıklarda birleşmeler gerçekleşti. Bunlardan birisi de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı’nın birleşmesinden oluşan “Ticaret Bakanlığı”.

Özel sektör ve kamudan bu birleşmenin gerekliliğini çoktandır vurgulayanlar oluyordu.

Peki, bundan sonra ne yapmak gerek? Ticaret Bakanlığı, Türkiye’ye daha iyi hizmet veren bir yapıya nasıl dönüştürülebilir?

A. MEVCUT DURUM VE ELDEKİ VERİLER NEYİ GÖSTERİYOR?

Birinci verimiz, küresel ticaretteki konumumuz. Türkiye, şu anda küresel ihracat sıralamasında 31. sırada yer alıyor.



Gayri Safi Yurtiçi Hâsılabakımından ile dünyada 17 nci büyük ekonomi olan Türkiye’nin, küresel ihracat sıralamasındaki konumu pek iç açıcı değil. Zira Vietnam, Tayland, Polonya ve Çek Cumhuriyeti gibi kendimizden çok geride zannettiğimiz birçok ülke ile rekabet edemiyoruz. Bu durum, Türkiye’ye yakışmayan bir vaziyet ve Türkiye Cumhuriyetinin bir vatandaşı olarak içimize pek de sinmeyen bir mesele…

İkinci verimiz; “Dünya Bankası 2018 Yılı Lojistik Performans Endeksi” gümrükler sıralamasında ancak 58. sırada kendimize yer bulmamız…



Ülkemiz gümrükler ve ticaretin kolaylaştırılması açısından iyi bir konumda desek de, bu veri, diğer ülkelerin bizden daha atak bir reform ve iyileştirme paketi izlediğini maalesef tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Kısacası, dünyada kabul edilen veriler ışığında ülkemizin görünümü ve realitesi bakımından yapılacak çok icraat olduğu açık! Çünkü doğrudan yabancı yatırım ve ülke profili açısından tartışmasız önemli olan bu uluslararası sıralamalarda ciddi sıkıntılarımız var…

Üçüncü verimiz ise; Avrupa Birliği düzenlemelerinin ülkemiz dış ticaretine muazzam katkılar yapmış ve yapmakta olduğu realitesine rağmen, Türkiye’nin şu an Avrupa dış ticaret standartlarını ortaya koyan Birlik Gümrük Kodu ve alt düzenlemelerine uyum sağlamamış olması…

AB Gümrük Kodu, Türkiye için devleti, milleti ve firmaları açısından çok büyük yenilikler ve reformlar anlamına geliyor. Büyük kazanımlar elde edeceğimiz ve ülkemize seviye atlatacak dış ticaret eşya akış prosedürlerine sahip olabilmemiz için Birlik Gümrük Kodu çok önemli (Bu konudaki ayrıntılı analizlerin linkini yazımızın sonunda bulabilirsiniz).




B. ELDEKİ KAYNAKLAR VE FIRSATLAR NELER?

İşte bu alanda, şansımızın yüksek olduğunu doğrudan söyleyebiliriz. Keza Ticaret Bakanlığı’nın şu an en üst düzey yetkilisi olan bakanı ve bir bakan yardımcısı doğrudan özel sektörden gelen profesyonellerden oluşuyor. Bu muhteşem bir avantaj olabilir!

Özel sektör dinamizmi ve sonuç odaklı uzun dönem perspektifinin devlete de aktarılması bakımından bu durumun önemini ne kadar ifade etsek az kalır…

Son fırsatımız ise; daha önce iki farklı bakanlıkta olan yetki ve düzenlemeler, artık Ticaret Bakanlığı adı altında tek bir kurumda. Bu durum da, Türkiye açısından iyi bir fırsat!

C. ZAYIF YÖNLER NELER?

Kurumsal bürokrasi, her iki tarafta da çok güçlü.

Zayıflıklardan birisi de, birleşmenin eski birimlerin aynen korunarak yapılmış olması. Amalgam organizasyon yapılanmasının gerçekleştirilmemiş ve hala da planlanmıyor olması bu zayıflıkların maalesef orta vadede devam edeceğini gösteriyor.

D. NELER YAPILMALI?

1- Öncelikle, bu aşamada eski bakan yardımcılarından Sn. Fatih Çiftçi’yi özellikle anmakta yarar var. Bakan Yardımcılığı döneminde, kamuda Türkiye açısından önemli bir reforma imza attığını söyleyebiliriz.

Çünkü tüm bakanlık personeline doğrudan kendi makamına proje teklifi sunulması imkânını tanımıştı. Bürokrat engelini kaldırarak fikirlere özgürlük projesi muhteşem bir yenilikti. Şahsen kendisini hiç tanımasak da, bu girişiminin devam ettirilmesi hatta özel sektörün de Ticaret Bakanlığına proje teklifi sunabilmesine imkân sağlayacak şekilde genişletilmesine Türkiye’nin gerçekten de ihtiyacı var.

2- Yapılması gereken ikinci adım, Türkiye’ye katiyen yakışmayan küresel ihracat sıramızın iyileştirilmesi hedefi tüm sinerjiyle başlatılmalı. Küresel ihracat sıralamasındaki 31inciliğimizin bir an önce ilk 15’e taşınması ve şu andaki Vietnam ile dahi rekabet edememek pozisyonu için acil kodlu gerçekçi eylem planları bir an önce devreye koyulmalı.

Uluslararası ticari eşya akışındaki mülga Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tecrübesi de, bu alandaki başarı açlığımıza ve Türkiye’nin ileriye taşınmasına olumlu katkıda bulunacak şekilde optimum kullanılmalı. Uluslararası eşya akış prosedür ve uygulamalarından yeterince bilgi sahibi olmayabilen yurtdışı kadrolarda görev alan müşavirliklerin de artık revizyonist bir yaklaşımla ele alınması elzem.

3- Birlik Gümrük Kodu ve alt düzenlemelerinin Türkiye’ye uyarlanmasındaki atalet bir an önce son bulmalı. 2020 yılı Ocak ayına dinamik bir uluslararası ticaret akış düzenlemeleri ile girilmesi için kanun, yönetmelik ve bağlantılı alt düzenlemeleriyileştirme “reform kampı” bir an evvel özel sektörün iştiraki ile kurulmalı.

4- Süreç bu şekilde rayına oturtulurken, eş zamanlı olarak 8 Mart 2018 tarihli Ticaretin Kolaylaştırılması Türkiye Stratejisi ve 2018-2022 Eylem Planı kesintisiz bir kararlılıkla uygulamaya konulmalı. TOBB, TİM, DEİK, Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği, Gümrük Müşavirlikleri Dernekleri, İMEAK Deniz Ticaret Odası ve TÜSİAD’ınson derece önemli katkıları ve işbirliğiyle hazırlanan bu stratejiden taviz verilmemeli.

5- Eski iki bakanlığın Ticaret Bakanlığı adı altında halen devam ettirilen mevcut birimlerinin “ben-sen” ayrışması Doğan Cüceloğlu’nun “biz bilinci” temasında olduğu gibi Türkiye’ye hizmet için dönüşüme tabi tutulmalı. Bunun için mevcut tüm birimler kaldırılabilir ve amalgam entegrasyon hiçbir bürokrasiye kurban edilmeden hayata geçirilebilir.

Yeni yapılanmada izlenecek kurumsal dönüşüm süreç örneği şu şekilde olabilir:

Çatı Birimler:



Mevcut ana hizmet birimlerinin varlık sebebinin; küresel pazarlara azami erişim sağlanması, gümrüklerin ve yabancı menşeli kaynaklar takibatının etkinleştirilmesi, Türkiye potansiyellerimizin girişimcilik atağı ile canlandırılması ve her kesimden sıklıkla eleştirilen ürün güvenliğinden etkin piyasa gözetimine geçilmesi, mülga bakanlık birimlerinin Ticaret Bakanlığı çatısı altında amalgam entegrasyonu ile mümkün…

Çünkü, birleşmenin temel motivasyonu olan sinerji sağlanamadıkça, Ticaret Bakanlığı birleşmesinin faydalarından söz etmek de o kadar zorlaşabilir.

6- Orta vadede küresel ithalat sıralamasında da birinci sırayı alacak Çin pazarında yer alabilmek için Çince bilen personel yetiştirme kampanyası başlatılmalı, bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı ile de ortaklaşa programlara imza atılabilir. Türkiye çapında Çince bilen öğrenciler atağına gidilmesi de önemli.İkinci yabancı dil olarak artık Almanca yerine okullarımızda Çince eğitimi verilmesinin zamanı geleli çok oluyor…

Keza altta yer verilen küresel ithalat sıralaması incelendiğinde, orta vadede merkez ülkesi ile küresel ithalatta lider olacak Çin’in; Hong Kong ve Tayvan ile birlikte zaten şimdiden küresel ithalat lideri olduğunu söyleyebiliriz.




İki artı iki farklı kurum politikaları ile dört ederken;Ticaret Bakanlığı çatısı altında iki artı ikinin beş edeceği sinerjik yaklaşıma Türkiye’nin devleti, milleti ve firmaları açısından ihtiyacı var! Gelecek Türkiye nesillerine güzel armağanlar bırakmak bakımından Ticaret Bakanlığı güzel bir fırsat olarak önümüzde duruyor.

Bu fırsatı yönlendirmek ve gerekli destekleri vermek noktasında süreci yakından takip etmek ve her fırsatta Türkiye’yi ileriye taşıyacak fikirlerini Bakanlık ile paylaşmak için özel sektörümüze de görevler düştüğünü unutmamalıyız…


Ticaretin Kolaylaştırılması ve Birlik Gümrük Koduna ilişkin ilave okumalar listesi:

Birlik Gümrük Kodu; Türkiye İçin Bir Fırsat mı Doğuyor?

Yerinde Gümrükleme Out, “EIDR” In! Sorularla Gümrükte 4.0 Uygulaması “EIDR”

“Merkezi Gümrükleme” Reformu

Soru ve Cevaplarla Dış Ticarette “Varış Öncesi İşleme” Projesi

Gümrük Öz Değerlendirme Yetkisi Nedir?
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları