Ticari Sözleşmelere İlişkin Kodlar ve Ceza Uygulamaları

Son Güncellenme Tarihi: 7.02.2019
Atilla ŞAHİN

Atilla ŞAHİN

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

TİCARİ SÖZLEŞMELERE İLİŞKİN KODLARA YÖNELİK GÜMRÜK İDARELERİNİN  CEZAİ UYGULAMALARINA ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM

Son dönemlerde gümrük idarelerince gümrük beyannamesinin 24 No.lu “İşlemin Niteliğine İlişkin Kodlar”la ilgili kutusunda, ticari sözleşmelerle ilgili kodların hatalı beyan edildiği gerekçesiyle onbinlerce gümrük beyannamesi için Gümrük Kanunu’nun 241/1 inci maddesi hükmüne göre idari para cezası uygulandığı gözlenmektedir.

Ceza Kararına dayanak olarak genelde gümrük beyannamesinde beyan edilen işlemin niteliğine ilişkin kodun, Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 2014/1 sayılı Genelgesinde “Finansal ve Ticari(Adi) Kiralama Kapsamı eşyanın geçici ithalat işlemleri” üzerinden Gümrük Yönetmeliğinin Gümrük Beyannamesi Kullanma Talimatı Ek-14 kapsamında Bakanlıklarının (Ticaret Bakanlığı’nın) web sistesinde yer alan “İşlemin Niteliğine İlişkin Kodlar” içinde yer almadığı gerekçe gösterilmiştir.

Bilindiği üzere Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne girdiği 01.01.1996 tarihi itibariyle Avrupa Birliği’nce gümrük beyannamesi olarak “tek idari belge” kullanılmaya başlanmış ve gümrük beyannamesinin kutularının doldurulmasıyla ilgili talimat ve kurallar bugüne kadar ciddi bir revizyona tabi tutulmadan aynen uygulanmaya devam edilmektedir.

Konuyla ilgili görüşlerimi bugüne kadar başta Gümrük Müşavirleri Dernekleri Yönetimleri olmak üzere mağduriyet yaşayan beyan sahipleri ile paylaşmış bulunulmakla birlikte, olayın ciddiyeti ve önemi açısından konuya hukuki açıdan yaklaşmanın ve gümrük idarelerinin de bu perspektifle yeniden değerlendirme yapmasının telafisi güç olası zararların giderilmesi açısından faydalı olacağı değerlendirilmektedir.

I- TESPİTLER VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME

1. Ceza Kararına gerekçe olarak alınan 2014/1 sayılı Genelge geçici ithalat rejimi kapsamında finansal ya da adi kiralamaya konu sözleşmelerin kodlarına ilişkin beyanları düzenlemektedir.

Bilindiği üzere geçici ithalat rejimine tabi tutulacak eşyalar için gümrük idaresince izin verilebilecek ilave şartlar Gümrük Yönetmeliği’nin 378 inci maddesinde düzenlenmiş ve bu maddenin c) fıkrasında geçici ithale konu eşya için alıcı ile satıcı arasında imzalanmış bir anlaşma(sözleşme) varsa bu sözleşmenin aslı ve tercümesi ile kiralamaya ilişkin gönderici firmanın yazısının aslı ve tercümesinin Yönetmelik Ek-55 te yer alan geçici ithalat başvuru formuna ekleneceği hükme bağlanmıştır.

Gümrük Yönetmeliği’nin 378 inci maddesi gereği geçici ithalat rejimi beyanlarında ibraz edilen sözleşme kodlarının sözleşme türlerine göre uygun beyanının sağlanması amacıyla 2014/1 sayılı Genelge çıkarılmıştır. Bu Genelge hükmünün geçici ithalat hariç diğer gümrük beyannameleri için de esas alınmak suretiyle ceza kararı düzenlenmesinin hukuki olmadığı değerlendirilmektedir.



2. Gümrük Yönetmeliği EK-14 ‘ün “II Beyanname Kutularına İlişkin Açıklamalar” bölümünde, “Beyanname kutularının doldurulmasına ilişkin aşağıda yer alan açıklamalarda belirtilen kodlar Bakanlığın kurumsal internet sitesinden (www.gtb.gov.tr) duyurulur.” ifadesi yer almaktadır. Gümrük beyannamerlerinin kutularının doldurulmasına ilişkin Gümrük Yönetmeliği Ek-14 ün “24 no.lu kutu: İşlemin niteliği” kısmında “Ticari sözleşmelere ilişkin kod yazılır” ifadesi yer almaktadır.

Bilindiği üzere uluslararası sözleşmeler konusunda Türk Ticaret Kanunda veya Türk Borçlar Kanunu’da özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Türkiye’nin taraf olduğu ve Birleşmiş Milletlere üye ülkeler tarafından 1980 yılında Viyana’da imzalanan “Uluslararası Mal Satım Sözleşmesi Hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi” 14.04.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 5870 sayılı Kanunla onaylanmış ve 1 Ağustos 2011 yılı itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Viyana Sözleşmesi olarakta anılan Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin uygulandığı uluslararası ticari muamelelere ilişkin yapılacak sözleşmelerin yazılı olması zorunluluğu bulunmamakta ve hiç bir şekil şartına tabi değildir.

Anayasamıza göre uluslararsı sözleşmeler Kanun hükmünde olup, idari düzenlemeler Anayasa’nın amir hükümlerine aykırı olarak düzenlemez ya da yorumlanamaz.

3. Bilindiği üzere ceza hukuku açısından, yasal düzenlemelerde adli veya idari ceza uygulamasına konu fiil tanımlarının açık şekilde düzenlenmesi zorunludur. Ceza yaptırımında olduğu gibi idari yaptırımlarda da Anayasa’mızın en temel amir hükümlerinden olan “kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi” nin olmazsa olmaz şartlarından birisi olan belirlilik kuralı, hukuk devleti ilkesini hayata geçiren bir koşuldur.

Danıştay’ın vermiş olduğu bir kararda; Resmî Gazete’de yayımlanmamış bir yönetmeliğe dayanılarak, idari yaptırım uygulanamayacağına hükmedilmiş olup, içtihat niteliğindeki bu Karar hukuki olarak bağlayıcı nitelik taşımaktadır. Beyanname kutularının doldurulmasında kullanılan kodlar resmi gazetede yayımlanmadığı gibi yazılı olarak herhangi bir ikincil düzenleme ile yayımlanmamıştır.

4. Türkiye’nin de taraf olduğu Revize Koyota Sözleşmesinin temel standartlarından birisi de, gümrük idarelerinin, gümrük mevzuatının usulüne uygun olarak uygulanması konusunda makul bir süre içerisinde bir fiilde bulunmaması ihmali bir davranış olarak nitelenmiştir. Yani gümrük idareleri, gümrük mevzuatının doğru bir şekilde uygulanması için makul olan bir süre içinde mevzuata uygun olmadığını düşündüğü beyan ve uygulamalar konusunda bir aksiyon alarak ticaret erbabını bilgilendirmesi ve hatalı olarak gördüğü hususların giderilmesini sağlaması gerekir.



Gümrük Birliği sürecinin başladığı 1996 yılından bugüne kadar tek idari belge olarak kullanılan gümrük beyannamelerinin 24 nolu kutusuna beyan edilen ve ceza kararında hatalı olarak nitelenen işlem kodu için bu güne kadar hiç bir gümrük idaresi herhangi bir eylemde bulunmamış olup, aniden bir müfettiş raporunda yer alan ve bu raporda yalnızca 2014/1 sayılı Genelgede zikredilen “Ticari sözleşmelere ilişkin kod yazılır” ile ilgili önerisini tüm işlemler için yapılan bir öneri adeta bir talimat gibi algılayarak yıllardır uygun görülen beyanlar için idari ceza uygulama yolunu seçilmiş olduğu gözlenmektedir.

Gümrük idarelerince, beyannamenin 24 No.lu kutusuyla ilgili yapılan beyanların hatalı olduğunu değerlendiriyorsa, bu hatalı beyanların yıllardır uygulanmakta olması ve bu güne kadar hiç bir gümrük idaresinin bu uygulamanın hilafına bir yaptırım uygulamamış olmasını tüm gümrük idarelerinin genel bir uygulaması olarak izin vermesi olarak değerlendirmek gerekmektedir. Aksi taktirde gümrük idarelerinin ihmali bir fiilinden dolayı beyan sahiplerinin cezalandırılmasının hukuki olmayacağı değerlendirilmektedir.

5. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15/2 inci maddesinin son cümlesinde, “Kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idari yaptırım kararı verilinceye kadar fiil tek sayılır” hükmü yukarıdaki açıklamalar ile örtüşmekte olup, yıllardır gümrük idarelerinde bu şekildeki beyanlar kabul görmekte ve bu fiiller idari yaptırım konusu edilmediğinden şayet bu fiiller kabahat oluşturuyor ise bu durumda Kabahatler Kanunu’nu hükümlerine göre kesintisiz fiil olarak kabul edilip tek bir fiil olarak değerlendirilip Gümrük Kanunu’nun 241/1 inci maddesinin tatbik edilmesi ve bu idari ceza kararından sonra fiillerin işlenmesi halinde Kabahatler Kanunu’nun 15/2 inci fıkrasının ilk cümlesindeki hüküm gereği her bir fiilin için ayrı ayrı ceza uygulanması yoluna gidilmesinin hukuki olacağı değerlendirilmektedir.

II- SONUÇ VE ÖNERİLER
a. Gümrük Yönetmeliği eki Ek-14’te ilgili kodlar yayınlanmakla birlikte hangi kodun hangi rejim türünde kullanılacağına dair açıklama getirilmemiştir.

07.10.2009 tarihli, 27369 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliği eki “Gümrük Beyannamesi Kullanma Talimatı” başlıklı EK-14 eki Ek-12 sayılı liste ile “İşlemin Niteliği” kodları yayınlanmıştır.

Bununla birlikte, hangi gümrük rejimi ile hangi kodun kullanılacağına dair her hangi bir bilgi Gümrük Yönetmeliğinde yer almadığı gibi ikincil düzenlemeler içerisinde de yer almamaktadır.

Hangi işlem kodunun hangi gerekçeyle kullanılacağının yasal dayanağının bilinmesine ihtiyaç vardır. Gümrük beyannamesi kullanma talimatnamesinde, ihracat, ithalat ve transit işlemlerinde ilgili kutuya hangi bilginin yazılacağı açıkça belirtilmiş olmasına rağmen 24 no’lu kutuya “Ticari sözleşmeler ilişkin kod (Ek-12) yazılır” denilerek bir açıklamaya yer verilmemiş olup bu konuda bir düzenleme yapılması zorunluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.

b. Ceza kararında, işlemin niteliği kodunun beyan edilen rejimle uyumsuz olduğu belirtilmekle birlikte, neden hatalı olduğu ve hangi kodun olması gerektiği belirtilmemektedir.

İlgide kayıtlı ceza kararında, beyan edilen işlemin niteliği kodu ile rejim kodunun uyumsuz olduğu belirtilmekte ve ceza kararının gerekçesi olarakta bu uyumsuzluk gösterilmektedir.

Ancak, kodun neden uyumsuz olduğu, uyumsuzluğun yasal dayanağının ne olduğu, olması gereken uyumlu kodun ne olması gerektiği hususlarına yer verilmemiştir.

Bu durumda, yapılan beyanın doğru, teftiş neticesi ortaya atılan uyumsuzluğun ise hatalı olduğu iddia edilebilir. Zira, hukuken doğru beyanın ne olduğunun öncelikle açıklanması gerekmektedir ki yapılan beyanın uyumlu veya uyumsuz olduğu herkes tarafından açıkça anlaşılabilsin. Oysa ki, uyumsuzluktan bahsedilen ceza kararında sadece Gümrük Kanunu’nun 241-1 nci maddesi yasal dayanak olarak gösterilmektedir.

c. Konunun Bakanlık makamınca yeniden değerlendirilerek, beyannamelerin 24 nolu kutularına ilişkin ticari sözleşme kodlarına ilişkin ivedi bir düzenleme yapılması ve geçmişe yönelik beynnamelerin 24 No.lu kutularındaki çelişkili beyanlarla ilgili olarak her bir beyanname için ceza uygulanması yolu yukarıda belirtilen gerekçelerle iptal edilmesi ya da Kabahatler Kanunu’nun 15/2 inci fıkrası hükmününe istinaden kesintisiz fiile ilişkin hükümünün uygulanması yolunun tercih edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.


Atilla ŞAHİN 
Gümrük Müşaviri 


Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları