Pırlanta İhracatında Anne İlhamı

Son Güncellenme Tarihi: 3.01.2018 |

Pırlanta İhracatında Anne İlhamı

Pırlanta İhracatında Anne İlhamı
Mardin’de küçük bir atölyede mücevherat işine başlayan Güzeliş ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Kerim Güzeliş, annesinden ilham alarak pırlantayı yeniden tasarladı. Güzeliş'in bu inovasyonu, şirketini, 32 ülkeye 10 milyon dolar tutarında ihracat yapar hale getirirken, Ariş Pırlanta, Turquality kapsamında 5 ülkeye markasını ihraç ediyor.

Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, markanın başarı hikayesini AA muhabirine anlattı.

Güzeliş, dedesinin yenilikçi ruhlu, babasının sanatçı karakterli işletmeci, kendisinin ise tüccar düşünce yapısında olduğunu söyledi. Atölyeye 6 yaşından itibaren gidip gelmeye başladığını anlatan Güzeliş, "Babamla 18 yaşıma kadar beraberdim. Sonra babamdan izin aldım. 20 yaşımda kendi işletmemi kurdum. 1972 yılında Kerim Güzeliş adıyla İstanbul Nuruosmaniye'de dükkan açtım, vergi mükellefi oldum. Ben de ailemden gelen yenilikçi ve sanatçı kültürle yetiştiğim için daima piyasanın ilklerini yaptım." şeklinde konuştu.

Kuyumculukta toptancılığı kendisinin başlattığını belirten Güzeliş, "Diyebilirim ki 1973'te Türkiye'de ilk kuyumcu toptancılığı yaptık. Gelen 5-6 yere uğramak durumunda kalmıyordu, direkt benden alacağını alıp gidiyordu." dedi.

Güzeliş, Türkiye'de 1977'de kuyumculuk alanında fiyatta rekabetin başlamasının ardından İngiltere, İtalya, Avusturya ve Almanya'ya giderek sektöre ilişkin izlenimlerde bulunduğunu ve pırlanta üretmeye karar verdiğini, ülkeye döndüğünde çalışmalarını tamamen bu yöne çevirdiğini anlattı. Güzeliş, pırlantaya yönelmesinde etkili olan bir diğer durumu ise şöyle aktardı:

"Annem yıllarca babamdan pırlantalı bir alyans istedi. Babam da 'Bu taşa para verilir mi?' diyordu. Bir gün annem pırlantalı beş taşlı bir yüzük aldı getirdi ve babama da, hiç unutmuyorum, 4'te bir fiyatını söyledi. Kendi birikimiyle aldı. Babam kıyameti kopardı ama annem taksitlerini ödedi, borcunu bitirdi. Burada ilginç olan bir baktım ki annem pırlanta alyansı alınca çevremizdeki teyzem, halam ve diğer kadın akrabalarımın her biri bir ayda, 2 ayda bir pırlanta alıyor. Bir baktım ki bizim aileden birkaç ay içinde 8-10 kişi daha pırlanta aldı. 'Eğer yeni bir iş kolu arıyorsam iş bu' dedim. Sonuç olarak annemden ilham aldım, pırlanta sektörüne birçok yeniliği getirdim. Avrupa'da da sektörü incelediğimden karar vermekte zorlanmadım."

"Sağlam bir inovasyon yapmıştım ve başarılı olmuştum"

Kerim Güzeliş, daha ucuz pırlanta için kolları sıvadığını, yüzüklerin montürlerinin (takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve) kalın olduğunu, bunları incelterek ve taşları yeniden tasarlayarak daha ekonomik pırlanta takılar üretmeye başladığını anlattı.

Tasarladığı daha ekonomik pırlanta aksesuarları o dönem uzman görünen bir arkadaşına gösterdiğinde, "Sakın bunları kimseye gösterme çünkü bunları kimse almaz" yanıtı aldığını aktaran Güzeliş, bunun üzerine moralinin çok bozulduğunu söyledi.

Güzeliş, "Pırlanta konusunda uzmanlığına güvendiğim arkadaş tasarladığım ufak pırlanta yüzükleri beğenmeyince hayallerimin yıkıldığını düşünmüştüm açıkçası... O yüzden gelen eski altın müşterilerime ürünleri çekine çekine gösterdim. Fiyatları söyledim, şaşırdılar. Hiç unutmuyorum 200 parçaya yakın bir koleksiyon yapmıştım, tamamını aldılar, haftaya da parasını gönderdiler. Ben büyük bir şaşkınlık içindeyim. Sağlam bir inovasyon yapmıştım ve başarılı olmuştum." diye konuştu.

"İnsanlara deneyim satmak istiyordum"

Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, pırlanta sektörüne getirdiği yeniliklerin ardından bu alanda taklitçilik ve fiyat rekabetinin hızla arttığını belirterek, 1984 yılında kalitenin de iyice düştüğünü, bu yüzden mücevher mağazacılığına yöneldiğini söyledi. Ariş AŞ'yi kurarak Nişantaşı Rumeli Caddesi'nde 3 katlı bir mağaza açtığını anlatan Güzeliş, şöyle devam etti:

"O tarihte en büyük kuyumculuk mağazası 25 metrekareydi. Daha büyüğü yoktu. 1985'te açtığım mağaza ise 150'şer metrekarelik, 3 katlı, muhteşem dekorlu bir yerdi. Çok büyük para harcadım. İnsanlara deneyim satmak istiyordum. Yurt dışından çok büyük güçlüklerle sunum kutuları getirttim. Bir defasında bir müşteri gelip, 'Başka bir yerden bir pırlanta yüzük aldım ama bu klasik kutuda vermek istemiyorum. Sizden kutu satın alabilir miyim?' demişti. Tabii ki o kişiye hediye ettik. Ancak belirtmek isterim ki mücevherde sunumun önemini o günlerde anlamış ve dolayısıyla da sektöre anlatmış olduk. Yine aynı şekilde sertifikalı pırlanta satışını da ilk biz yaptık. Pırlantada ilk kataloğu, ilk online satış sitesini, ilk mücevher defilesini, ilk uluslararası fuara katılımı da, kısmet oldu, biz yaptık."

"Avrupa'da 10 mağaza açmayı hedefliyorum"

Kerim Güzeliş, Ariş Pırlanta'nın faaliyetlerine ilişkin bilgi verirken, "1995'te şöyle karar aldım; 10 yıl içinde Türkiye'de tanınan bir marka olacağım, ikinci 10 yılda Avrupa'da ve dünyanın bilinen yerlerinde tanınan bir marka olacağım, üçüncü 10 yılda da dünya markaları arasında yerimi alacağım. İlk hedefimi başarıyla gerçekleştirdim. 2005 geldiğinde Turquality'e müracaat ettim. Berlin'de bir mağaza açtım Turquality adına, Hong Kong'da bir mağaza açmayı tasarlıyorum ve Almanya'da ikinci mağazamı açmak için hazırlık başladı. Kısa sürede Avrupa'da 10 mağaza açmayı hedefliyorum." ifadelerini kullandı.

Markasının dış pazar odaklı olduğu dönemde 32 ülkeye 10 milyon doların üzerinde ürün ihracatı yaptığını belirten Güzeliş, halihazırda ise büyüme planlarını Turquality Programı'na göre şekillendirdiklerini söyledi.

Ariş Pırlanta'nın mağaza ve bayileri ile Türkiye içinde 100'den fazla satış noktası bulunduğunu kaydeden Güzeliş, markanın İsviçre, Almanya, Hırvatistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hong Kong'a ihracat yaptığını bildirdi.


AA
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Gümrük Haberler