Recai ŞEN ile Röportaj

Konuşmacı: Gümrük TV
Son Güncellenme Tarihi: 24.07.2018

UND İcra Kurulu Başkanı Recai Şen ile birlikte yeni görevini, UND'nin gelecek dönem projelerini, taşımacılık sektörünün geldiği noktayı ve gümrük müşavirlerini konuştuk.

UND İcra Kurulu Başkanı Recai Şen ile birlikte yeni görevini, UND'nin gelecek dönem projelerini, taşımacılık sektörünün geldiği noktayı ve gümrük müşavirlerini konuştuk.



UND Basın ile Daha Fazla Bir Araya Gelecek

Nisan ayından göreve gelen Recai Şen, ilk basın toplantısını geçtiğimiz hafta cuma günü gerçekleştirdi. Gerçekleşen toplantı hususunda Şen'in görüşleri şöyle oldu; "Teşriflerinizden dolayı ben size çok teşekkür ediyorum. Bu yılın Nisan ayı itibari ile Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin İcra Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiş bulunuyorum. Sektör basınımız ile hem tanışma hem de değerlendirme toplantısı yaptık. Bu istişarenin daha rutine bağlanarak daha sıklıkla yapılması temennimizi iletiyoruz." dedi. 


Lojistik Merkezleri Kazanım Olacak mı?
Yapılması planlanan lojistik merkezleri üzerine önemli ifadelerde bulunan Şen, "Bir defa lojistik merkezleri konusunda bir otorite konusunda durum olduğu ayrıca ihtiyaç analizlerinin yerinde yapılıp yapılmadığı konusunda tereddütler var. Seçilen yerin dünyadaki iyi örneklerinde olduğu gibi kara, deniz, hava, demiryolu gibi yollara ne kadar yakın olduğu bu konuda uzun ve orta vadeli planlarda ilave alt yapı maliyetlerine ihtiyaç duyulacağı göz önüne alınmalı. Burada Bakanlığımızın sunuşunu çok dikkatli takip ettim. Orada dile getirilenler olarak paylaşmak istiyorum. Bakanlığımız kendi faaliyetleri ile ilgili derli toplu bir yapı ihtiyacındaysa, öyle olduğuna inanıyorum. Belki en yakın gümrük müdürlüğünün oraya taşınması en yakın lojistik merkezinin yapılandırılması durumları olabilir. Burada şuna bakılacak orada sayın Bakanımızı ifade ettiği kimin nereden nereye ne eşyası getirdiğini bilmeden denetlemeden serbest pazar mantığı ile çalışan bir lojistik merkezi olabilecek mi? Ya da gerçekten Bakanlığımız bunun denetim hassasiyetlerinden bütün eşyayı tek bir elde toplayıp denetimi de kolaylaştırmayı mı öngörüyor? Elimizdeki elemanları gerektiğin denetim yapabilecek şekilde bulundurmamız lazım. 
Elimizdeki elemanları gereken şekilde denetleyebilecek şekilde olmamız lazım. Bırakın firmalarımız kendi gümrük işlemlerini yapsınlar. YGM çok önemli. Çünkü devletimiz bir ihtiyaç gördü ve 2008 -2009 yıllarında bunu hayata geçirdi. Gümrük denetimi olan antrepoların altında zorunluluktan kaçındık. Sadece YGM'ler vardı. Ne oldu hız kazandık. Biz güvenmek, uzaktan denetlemek ve gerektiğinde müdahale etmek sistemi üzerinde olmalıyız." 

"Burada sihirli mekanizma devlet": Bundan belki 15 sene önce kamu ve özel sektörün iş birliği olarak ortaya koydu. Bu aslında insiyatif değildi. Biz bunu değişik boyutlarda nakliyecilerle, kamu ile yürütüyoruz bundan çok başarılı bir sonuçlar da aldık. Nakliyeci gümrüğü sevmez neden sevmez. Aslında nakliyeci kendisine engel olan hiçbir şeyi sevmez. Yurt dışına gittiniz elinizde paketler var. Tam hava limanından çıkacaksınız. Gümrük memuru bir kısmını durduruyor bakıyor bir kısmını durdurmuyor. Ne dersiniz içinizden. İnşallah beni durdurmaz. Sizin aslında bagajınızda deklare etmekten korktuğunuz bir şey yok. Ama durursanız o özenle yerleştirdiğiniz bagajınız açılacak, kontrol edilecek. Tekrar kapatmak zorunda kalacaksınız. Bekleyeceksiniz. Belki dışarıda bekleyen yakınınıza geç kalacaksınız. Nakliyecinin de sakladığı bir şey yok. Ama her bir gümrük memurunun insiyatifi zaman kaybı. Yoksa gümrükçüye, polise saygımız sonsuz." dedi.

Denetimler Bizi Durdurmadan Yapılsın; "Bizim denetimlerimizi olabildiğince bizi durdurmadan yapın. Elektronik yolla yapın. XR'ler ile yapın. Klasik usullerde denetimler bize vakit kaybettiriyor.

Gümrük müşavirleri hakkında da fikirlerini açıklayan Şen, "Ben gümrük müşavirliğini aslında dış ticaret ile lojistik ile paralel olarak sürekli kendini yenileyen dinamik bir meslek grubu olduğunu düşünüyorum. Benim mesleğe başladığım yıllara dönersek 1986'lara gümrük müşavirleri o zamanlar çarşaf beyannameleri vardı. Tek tek elle yazılır. Gümrük müşavirleri giderek işlemini yapardı. Gelişen şirket yapıları çerçevesinde o şirketler içerisinde kendilerini başka pozisyonlarda değerlendirdiler. Bir takım birlikteliklere daha açıklar. Dolayısıyla gümrük müşavirliği evriliyor. Kendisini yeni koşullara adapte ediyor. Bugün olduğu gibi yarın da var olacaktır.

Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği Sektörü Nasıl Etkileyecek?

Recai Şen'e 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecek olan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği hakkında ilettiğimiz soruya yanıt olarak, "Şöyle anlamak lazım, esasen Karayolu Taşıma Yönetmeliği bütün taşıma sistemini bütün belge tiplerini topluca içeren bir yönetmelik. Zaman zaman bizim her bir ticari unsuru yeterince karşılamadığına dair sorunlarımız oluyordu. Uluslararası ticaret çok değişiyor, uluslararası taşımacılık çok değişiyor. Kombine taşımacılık şu anda çok ciddi anlamda uygulanabilen bir sistem. Bu kombine taşımacılık içerisinde birbirilerinin kapasitesini kullanıp daha çok organize etme faaliyeti gösteren firmaların da durumları ortaya çıkmış oldu. Bu nasıl oldu çok yerinde bir tespit ile bunun ayrı bir yönetmeliğe konu edinmesi gerekli görüldü. Ve ayrı bir genel müdürlükte Tehlikeli Madde Taşımacılığı Genel Müdürlüğü şeklinde bir yeni yönetmelik çıktı. Ne getirdi. Çok önemli şeyler getirdi. Organizasyon işlerinin gönderici, alıcı ve organizatör arasında hangi unsurlarla düzenleneceği konusu yönetmeliğe girdi. Yani herkesin yetki ve sorumlulukları belirtildi. Sorumlulukları belirlerken hangi faaliyetlerin ne şekilde sigorta edileceği de belirtildi." dedi. 

Rekabeti Bozacak Uygulamalardan Kaçınılacak; Şen, " Böyle yönetmelikler ortaya çıkarken piyasadaki istikrarın da sürdürülmesi çok önemlidir. Bakanlığımız yeri geldiğinde piyasada rekabeti bozacak fiyat uygulamalarında gerekli müdahaleyi taban ücret açısından bir yetki aldı. Bu yetki bakanlığımız tarafından çok yerinde kullanılacağına da inanıyorum. Bu yönetmelikte asıl bizim konumuz olan C2 uluslararası taşımacılık belgeleri ile beraber organizatörlük işi yeni yönetmelikte başlı başına ele alındı. Biz bu konularda uğraşıyoruz gayret ediyoruz. R belgeli üyelerimizin sayısı hayli fazla. Dolayısıyla onların daha belirleyici faaliyet göstereceklerine inanıyoruz. " şeklinde konuştu.

Avrupa Komisyonu Görüşmesinde Öne Çıkan Başlıkları
Geçtiğimiz haftalarda Avrupa Komisyonu ve AB Daimi Temsilciliği ile bir araya gelen UND heyetinin bu görüşlerdeki konu başlıkları hakkında Şen, "Buradaki gündem özel olarak bazı Avrupa ülkelerinde geçişte yaşadığımız sorunlar. Bunlar çok daha önceden süregelen bize Avrupa taşımalarında ilave maliyetler yaratan ve şekillenen bir takım sorunlar.Macaristan konusunda bizim bir dava sürecimiz oldu. Üyelerimiz Macaristan'dan geçiş ücretlerinin gümrük birliği ruhuna aykırı olarak bir çeşit vergi etkisi yarattığını veya bu mahiyette olduğunu iddia ederek Macaristan yerel mahkemelerine dava açtı. Bu süreci biz yönlendirdik. Hatta bazı kamu kuruluşlarımızda maddi manevi desteklerini esirgemedi. Bu davalar nihayetinde yerel mahkemeler tarafından Avrupa adalet divanına taşındı. Adalet divanı biliyorsunuz ki gümrük birliği uygulaması bakımından bu tür ilkesel konuların karara bağlandığı ve bütün ülkeleri bağlayıcıdır. Macaristan'ın yerel mahkemesi başvurusu üzerine Avrupa Adalet Divanı dava sürecini sonuca bağlayarak bizim lehimize karar verdi. Yani Türk taşımacıların ihraç taşımaları çerçevesinde 300 Euroyu aşan geçiş ücretlerinin hukuksuz olduğuna karar verildi. Bu bizi çok sevindiren bir gelişme. AB nezdinde temsilcilerimiz de bu sürecin başından beri bizim yanımızda yer almıştır. Daha sonra yapılacak işlemler konusunda daha sonra yapılmak üzere istişarelerimizi sürdürdük." dedi.
Avusturya'da Sorun Kota; "Avusturya konusunda bir dava oluşturuldu. Avusturya konusunda da şekil kota gibi görünse bile bunun da bekleme süreleri ilave güzergahların yarattığı bir eş vergi olduğu kanaatine varıldı. Bu dava da bir süre önce sonuçlandı. Davanın sonuçlanması üzerine Sayın Büyükelçimiz ile gelecekte yapılacak projeler konusunda bir fikir alışverişinin zorunlu olduğunu düşündük. Hem gidişimizle AB komisyonu temsilcileri ile görüştük hem de büyükelçimize son durumu anlattık. Çok değerli görüşlerinde istifade etmiş olduk." 

Ro-Ro'lar Zor Günde Kurtarıcı Oldu
Avrupa'da geçiş yasakları sorununda en zor günde Ro-Ro'ların çözüm olduğunu ifade eden Şen,"Ro-Ro en az tekerlekleri üzerinde giden tır kadar, bizim için en dar boğaz olan konularda günlerde, imdadımıza yetişmiş bir yapıdır. Balkan problemleri konusunda biz geçemediğimiz yerleri Ro-Ro ile rahatlatmıştık. Bugün de onu bizim taşımalarımız açısından hem hız hem de maliyetler açısından rahatlattı. Şu anda Pendik'ten Trieste'ye olan Ro-Ro taşımalarını kullanıyoruz. Evet, şirkette bir el değişikliği oldu. UND olarak şirketi devralan Danimarkalı grupla görüşmelerimiz oldu. Bizim buradaki temel birkaç unsurumuz şunlar: Pendik limanının verimli etkin bir şekilde kullanımı. Yani orada bekleme sürelerinin, limana giriş süreçlerinin çözülmesi. Liman içerisinde bir miktar konteyner taşımacılığından kaynaklanan yer problemleri. Artı ithalat araçlarının gelişimi, limanı terk etmelerini sağlayan faktör. Dışardaki bekleyen araçlara ilişkin ceza konusuna nasıl bir çare bulunabileceği. Bu konuda bir mutabakatımız var.


Tır Parkları Çözüm Olacak; "Limana çok uzak olmayan bir yerde bir Tır parkı kurulması ile o beklemelerin orada değil de tır parkı içerisinde olması oluşması daha sonra sıra içerisinde limana alınması üzerine. Ayrıca Ro-Ro taşımalarında akaryakıt fiyat farklarında BAFF diye tabir edilen uygulamalarda bir mutabakatımız var. Biliyorsunuz her bir cent her bir kuruş taşımacılarımız için ülkemiz için çok önemli. Bizim maliyet yapıları ile taşımalarımızı yapmamız ürünlerimizi diğer pazarlara sunabilmemiz lazım. Bu anlamda Ro-Ro kuruluşuyla tam bir birlik içerisindeyiz. 2019 başı itibari ile buradaki hesaplamaların nasıl olacağı hem de katlanarak giden akaryakıt fiyatlarının uygulamasında belki sıfırlama yapıp ya da onun üzerinde bir baz almak suretiyle bize maliyetler konusunda daha uygun bir ortam sağlayacaklarına inanıyoruz. Çalışmalarımız da sürecek. Bu arada sadace UN Ro-Ro değil. Başka kuruluşlarımız da var. Bize nazaran denizyolunda konteyner taşımacılığında çok ciddi düşük maliyetler söz konusu. Aslında konteyner gemilerinin Ro-Ro taşımaları. Ro-Ro gemilerinin konteyner taşımaları belki genel taşıma maliyetlerinde bu şekilde karma taşımalarda bir çeşit maliyet düşüklüğüne sebep olacaktır diye düşünüyorum. Etkileri iyi yapmak lazım biz bunları yapıyoruz. Tabi burada karar verecek olan deniz operatörlerinin kendileridir. Bize geri dönüşleri tarafından maliyet düşürecek her türlü insiyatife hazırız."

Türk Taşımalarının Oranı Giderek Düşüyor 

Taşımacılık istatistiklerini de değerlendiren Şen, Türk taşımalarının yabancı taşımalara göre kan kaybettiğini ifade ederek, "Esas itibariyle gayri safi milli hasıla içerisindeki lojistik sektörünün durumuna bakarsanız kara taşıması gibi değil aşağı yukarı yüzde 7 8 gibi bir şey ortaya çıkar. Bunun yüzde 4'ü de karayolu taşımacılık sektörüne ait. Bu ciddi bir rakam aslında. Biz hizmet sağlayan değil ihracatın zorunlu entegre parçası gibi değerlendirmemiz lazım. Bizim ülkenin ihracat performansının doğrudan bir unsuru olmamız lazım. Teşvikleri de böyle düşünmek lazım. Basın toplantısında da üzerinde durmaya çalıştım. Sektörümüzün şu anki kapasitesinin yerinde teşviklerle sağlam mali yapılara kavuşturulması lazım. Operasyonel desteklere kavuşturulması anlamında desteğe bağlı olması çok önemli. " dedi. 

Finansal Olarak Zor Günler Geçiriyoruz; "Şu anda elimizde sadece bankalardan sağlanabilecek krediler ya da Eximbank kredileri var. Bunların da hem ulaşımındaki güçlükler hem de ulaşsanız bile sektörün geneline yayılmasında engel var. Bu önemli konuyu münhasır çözümlerle ya da finansal yardımlar dışında bunların verilirken sektörün yapısal desteklerinin ne olduğu ortaya çıkartılıp bunların ne olduğunun rehabilite edilmesi konusunda da adres gösterilmesi gerekiyor. Bu çok önemli bizim için." 

Yabancı Plakalı Taşımalar Artıyor;
"Geçen yılı istatistikleri ile bu yılın istatistiklerine baktığımız zaman şöyle bir şey ortaya çıkıyor. Bakınız burası çok ilginç. 2017 Ocak Haziran ayında ihracat taşımalarında bizim payımız yüzde 77. Geçen yıla oranla yüzde 4 oranında düşmüş. Ciddi bir soru işareti. Yabancı araçların türk ihraç ürünleri taşımalarındaki istatistiklerine bakıyorsunuz. Onların payı yüzde 11 oranında çıkmış ve yüzde 22 pay almış. Mesela ithalat taşımalarında da aynı şeyleri görüyorsunuz.

Ek Maliyetler Beli Büküyor
Avrupa ülkelerine yapılan taşımalarda geçiş ücretlerinin, kotaların, alternatif yolların hesabı yapıldığında, belimizi bükülüyor ifadelerini kullanan Şen, "İhracatımızın yarıdan fazlasını Avrupa ülkelerine yapıyoruz. Aslında Avrupa'nın bize karşı tutumu, kotalar yol geçiş ücretleri gümrük birliğinin ruhuna aykırı olduğunu her zaman dile getiriyoruz. Biz aslında kendi eşyamızı taşımıyoruz. Biz sizin eşyanızı taşıyoruz. Neden pek çok Avrupa ülkesinin burada üretim yeri var. Üretilen eşyayı biz kendi eşyalarını kendi pazarlarına taşıyoruz. Burada üretilen ürünlerin maliyetler kendi vatandaşlarının katlanacakları maliyetler. Bize uygulanan kota aslında sizin ürünlerinizi fiyatlandırıyor. Daha da önemlisi kendi ürünlerinin kendi pazarlarına ulaşım süresini engelliyor. Dolayısıyla bu kendi kendini cezalandırmaktır. Politik anlamda şöyle algılıyoruz." şeklinde konuştu.

Macaristan'ın Ücretleri Kalktı Sıra Diğerlerinde; "Türkiye de müzakerelerde bugün vereceğimiz tavizlerin önümüze çıkmaması anlamında bir tutum var. Nedir bu ücretler? Biz 300 Euronun üzerinde her bir geçiş için maliyete katlanıyorduk. Bunu da memnuniyetle ifade ediyorum ki Adalet Divanı kararı sonrasında vazgeçtiler. Romanya'ya her geçişte 238 Euro veriyoruz. Romanya bizim ana güzergahımızda yer alan ülkelerden bir tanesi. Mesela Bulgaristan'dan geçmek zorundayız. Bulgaristan'dan her geçişimiz bizim 86 Euro. Yunanistan'dan geçişler her bir taşıma 100 Euro. Bunlar ciddi rakamlar. Bunlar sadece geçiş ücretleri bir de kotalar var. Kotayı doldurduğunuzda bunlar bizim taşımaların miktarına bakarsanız bir yılda yaptığımız taşıma 100 bin civarında."
21 Binden Sonra Başka yollar Arıyoruz; "Şu anda Avusturya'nın bize verdiği kota 21 bin. Yani biz Avusturya'ya 21 binden fazla taşıma yapacaksak mutlaka Avusturya'nın üzerinden Almanya'ya giderken başka güzergahlar bulmalıyız. Bize getiren maliyeti bu geçiş ücreti ile ölçmemiz mümkün değil. Bakınız sadece eğer normalde sınırlamalar olmadan Almanya'ya ulaşabilseydik. Toplamda maliyet 3 bin 724 Euro olacaktı. Başka bir güzergah üzerinden yapılan taşımada Ro-Ro artı demiryolu Ro-Ro karayolu vs gibi. En maliyetlisi de 6 gün beklemeye ve 5 bin 51 Euroya çıkan maliyet oluyor. Halkalıdan Trieste'ye oradan Salzburg'a trenle, ondan sonra Avusturya ondan sonra Almanya güzergahı bize 5 bin 51 Euro ve 6 günlük beklemeye sebep oluyor. 2-3 gün tren beklediğiniz zamanlar oluyor. 3 bin 700 ile kademeli olarak diğerlerinin maliyet fiyatlarını çıkardık toplam taşımalarımız ile çarptık. Ortaya çıkan rakam 55 bin 370 Euro. Bizim bir yılda 100 bin ortalama taşımada katlandığımız maliyet. Bunun vergiden ne farkı var. Bu bas bayağı bir vergi."

Gümrük TV

Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Söyleşiler