Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği (YGM) Mesleği Nereye Gidiyor?

Son Güncellenme Tarihi: 13.04.2017 |

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği (YGM) Mesleği Nereye Gidiyor?

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği (YGM) Mesleği Nereye Gidiyor?
1999 yılında oluşturulan Gümrük birliği ile ülkemizin dış ticaret hacminde kayda
değer artışlar olmuş, bu artışa paralel olarak gümrük işlemlerinde de yoğunluklar yaşanmaya
başlanmıştır. Fiziki ve ekonomik büyüklük açısından Türkiye ile benzerlik taşıyan Avrupa
Birliği üyesi ülkelerindeki gümrük personeli sayısı ile kıyaslandığında Türkiye az sayıda
personelle artan dış ticaret işlemlerini yürütmek bakımından son dönemlerde zorluklar
yaşamıştır. Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği (YGM) sistemi devreye sokuluncaya kadar
İstanbul, İzmir, Mersin, Kocaeli, Tekirdağ, Bursa gibi antrepoların yoğun olduğu yerlerde
aynı memurun çok sayıda antrepoda görevlendirilmesi nedeniyle eşya giriş ve çıkışlarına
refakat edememesi gümrük denetim ve gözetimini zafiyete uğrattığı her kesin malumudur.
Olanaksızlıklar, bir memurun hem idarede, hem de kilometrelerce uzaklıkta yer alan birden
fazla antrepoda görevlendirilmesi sonucunu beraberinde getirmiştir.

Ülkemizde 1909 yılındaki Gümrük Komisyoncuları Talimatnamesiyle Gümrük
Komisyoncusu adıyla hizmet veren meslek mensupları, 2000 yılında 4458 sayılı Gümrük
Kanunu ile Gümrük Müşaviri unvanına kavuşmuşlardır. Pek çok Avrupa ülkesinde de benzer
meslek bulunmaktadır. Gümrük Müşavirlerin önemli görevler üstlenmelerine karşın sistemin
işleyişinde bazı eksikliklerin bulunması doğaldır. Bu eksiklikleri gidermek adına çeşitli
çalışmalar ve hizmet içi eğitimler hizmet kalitesini artırılmaya yönelik çabaların göstergesi
olagelmiştir.

2008 yılı başlarında gümrük mevzuatında yapılan bir dizi düzenlemeyle, Maliye
Bakanlığı'nda uygulaması olan "Yeminli Mali Müşavirliği" mesleği ile nispeten benzerlik
gösteren "Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri" müessesesi oluşturulmuş ve daha önce gümrük
idaresi eliyle yapılan birçok tespit ve işlem Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirlerine
devredilmiştir.

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği, hukuki dayanağını 4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nun 10. ve 226. maddelerinden almaktadır. Gümrük Yönetmeliğinde 2007 yılında
yapılan değişiklikle Yönetmeliğin 694. maddesine, "ekonomik etkili gümrük rejimleri, nihai
kullanım, basitleştirilmiş usul uygulamaları ve diğer gümrük işlemlerinin doğru olarak
uygulanmasını sağlamak için; Müsteşarlık gerekli gördüğü tespit işlemlerini belirleyeceği usul
ve esaslar çerçevesinde gümrük müşavirleri eliyle yaptırılmasına yetkilidir" ifadesi
eklenmiştir. Sistem, 2008 yılında yürürlüğe giren 60 sayılı Tebliğle uygulamaya başlamış;
2010 yılında Gümrük Yönetmeliği'nin 574-578 inci maddelerindeki yeni düzenlemelerle ve
60 sayılı Tebliğ yerine çıkartılan 2 sayılı Gümrük Genel Tebliği (Yetkilendirilmiş Gümrük
Müşavirliği) ile olgunluk evresine geçmiştir.

Antrepo sayılarının artması, antrepoların gümrüklere olan uzaklığı, kalifiye personel
yetersizliği, gümrüklerdeki prosedürler, işlem yoğunluğu, ekonomik gerekçeler ve ülkemizin
A:B vizyonu ile Gümrük hizmetlerinin en yüksek kalitede, güvenli ve mevzuata uygun
şekilde icra edilemeyecek noktaya gelmesi Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği
müessesesinin oluşturulmasının en önemli sebepleri olarak gösterilebilir. Söz konusu
ihtiyaçların günümüzde de artarak devam ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Sistemin,
eski uygulamalarla kıyaslandığında, kamu yararı ve nitelikli tespitler açısından daha faydalı
sonuçlar doğurduğu, tespitlerin iki uç muhatabı olan mükellef ve kamu erki başta olmak
üzere, tüm paydaşların ortak görüşü olarak benimsendiği bilinmektedir. Ancak bir önceki
dönemde bakanlığın sistemi günah keçisi olarak görmesi ve Yetkilendirilmiş Gümrük
Müşavirlerini gözden çıkarması sistemin gelişmesini engellediği gibi, toplum nezdindeki
itibarını da zedelemiştir.

YGM’lere tevdi edilen tespitlerin gidilip, görülerek yerinde yapılması, bakanlıkla
anlık veri paylaşımı, Gümrük denetimi ve gözetimi açısından ziyadesiyle önemli olmakla
birlikte YGM müessesesinin uygulamaya konulduğu 2008 ile 2014 yılı arasında sürdürülen
uygulama ile gümrük personelinin gümrük idarelerinde istihdamı ile personel ve
harcamalardan tasarruf edilmiş, bu vesile ile hem memurun hem de idarenin gereksiz şaibe ve
töhmet altında kalmasının önüne geçilmiştir. Diğer yönden Yetkilendirilmiş Gümrük
Müşavirliği uygulamasıyla, gümrük idarelerinde yetersiz olan personelin daha etkin istihdamı
sağlandığı gibi YGM bünyesinde yaklaşık 4.500 kişilik ek istihdam sağlanarak, Hazineye
ciddi oranda vergi geliri ve SSK pirimi katkısı sağlanmıştır.

Bakanlıkça geliştirilen yazılım programı üzerinden işleyen Yetkilendirilmiş Gümrük
Müşavirliği Sistemi, gerek e-devlet gerekse e-gümrük hedefleri paralelinde günümüz bilgi
çağına uygun bir şekilde icra ediliyorken 2014 yılının Aralık ayına gelindiğinde bakanlığın
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirlerine bakış açısının da tamamen değiştiğine şahit
olunmuştur. Ancak her sektör veya her alanda olduğu gibi, Yetkilendirilmiş Gümrük
Müşavirliği (YGM) sitemi içerisinde de, mevcut işlem hacmine nazaran çok az da olsa,
münferit usulsüzlük ve kötüye kullanım vuku bulmuştur. Basına yansıyan Kırmızı et
kaçakçılığı, zehirli ayakkabı meselesi gibi birkaç münferit olayın müsebbibi Yetkilendirilmiş
Gümrük Müşavirliği sistemiymiş gibi gösterilip, mesleğin tamamen ortadan kaldırılmasına
karar verilmiş, bu yönde tebliğ değişikliğine gidilmekle kalınmamış; yönetmelikte geçen
“Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri” tabirleri de çıkartılmak suretiyle, başta sistemin
içerisinde çalışanlar olmak üzere, sistemden doğrudan veya dolaylı olarak faydalanan kişi ve
kurumlar mağdur edilmiştir. Bu meyanda insanların geleceğe dair hedefleri ve umutları
mahkeme kararlarına veya bakanlığımızın sisteme olan bakış açısının değişmesine
endekslenmiştir.

Anayasamızın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında
yer alan “Ceza sorumluluğu şahsidir” düzenlemesi, Türk Ceza Hukuku’nda cezaların şahsiliği
ilkesinin kabul edildiğini göstermektedir. Ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Ceza
Sorumluluğunun Esasları” başlıklı ikinci kısmında yer alan 20. maddede “Ceza sorumluluğu
şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.” şeklindeki hükümle de
anayasada yer alan düzenleme yinelenmiştir. Cezanın şahsiliği ilkesi uluslararası metinlerde
de kabul edilmiştir. Sadece bu nedenle bile birkaç olumsuz ve münferit örnekten yola çıkarak
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği Sisteminin ortadan kaldırılmasının adil olmayacağı
düşünülmektedir.

2015 yılının haziran seçimleri akabinde sayın bakanın değişmesiyle birlikte
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliğine olan olumsuz bakış açısının da değişmeye başladığı
anlaşılmaktadır. Top yekun bir mesleğin ortadan kaldırılması yerine; sistemi daha etkin ve
işlevsel hale getirmenin yol ve yöntemleri üzerinde çalışılması gerektiği açıktır. Bunun için
ilk başta paydaşlarla olan diyalog kanallarının açık tutulmasının gerektiği izahtan varestedir.
Camiamızın yeni bakanımızdan ve ekibinden öncelikli talebi de bu yöndedir. Yeni
bakanımızın ve ekibinin –Tebliğin yürütmesinin durdurulması kararının Danıştay’ın
İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla kaldırılmış olmasına rağmen- Yetkilendirilmiş
Gümrük Müşavirliği sisteminin daha etkin hale getirilmesi konusunda Gümrük Müşavirleri
derneklerinden ve bu konudaki diğer paydaşlardan bilgi talep etmesi, görüşmeler
gerçekleştirmesi; bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunamayacağını göstermesi açısından ve
empati kurması bakımından çok kıymetli ve dikkate şayandır. “Kişi bilmediğinin düşmanıdır”
sözünden hareketle eski sayın bakanımızın gümrük müşavirlerini yeterince tanımaması veya
yanlış yönlendirilmesi nedeniyle yargıya taşınmış sorunlar sarmalının içerisinden de bu bakış
açısı değişikliği münasebetiyle rahatlıkla çıkılabileceği ön görülmektedir.

Yeni bakanımızın diyaloğa ve anlamaya açık yaklaşım tarzının yanında; hukukçu
kimliği ile konuyu irdeleyeceği; evrensel hukuk prensiplerinden biri olan “kazanılmış haklara
saygı” ilkesi gereğince, Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği mesleğinin ortadan
kaldırılmasına rıza göstermek şöyle dursun; bu mesleğin daha etkin ve daha verimli bir yapıya
dönüşmesini sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi yönünde tüm paydaşlarla fikir
teatisi yaparak süreci tekemmül ettireceği mütalaa edilmektedir.
Murad üzüm yemekse; bağcıyı dövmek niye?…

Haki DEMİRTAŞ
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri
Etiketler
Haki Demirtaş
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları